10. Hukuk Dairesi 2024/14080 E. , 2025/9357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/919 E., 2024/2791 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/270 E., 2022/141 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde 01.03.2006 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası sonucu sol elinin işaret parmağının koptuğunu belirterek maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, kazada davalının kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.03.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği, anılan tarihte herhangi bir maluliyet başvurusunda bulunmadığı, davacının 2016 tarihinde yaptığı başvuru sonrası 27.01.2016 karar tarihli İzmir Kurum Sağlık Kurulu kararında %10,3 oranında maluliyet belirlendiği, yardıma muhtaç olmadığı ve kontrol muayenesi gerekmediğinin bildirildiği, maluliyete ilk uğradığı tarih ile dava tarihi arasında geçen zaman diliminde davacının gelişen bir durumun ya da müstakbel (gerçekleşecek-gelecek) bir zararın söz konusu olmadığı, taraflara SGK tarafından belirlenen %10,3 oranındaki maluliyet oranına SSYSK nezdinde itiraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verilmişse de verilen bu kesin süre içerisinde tarafların maluliyet oranlarına herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, süresinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı defiinde bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza sebebiyle davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davalı ... ve Gıda Sanayi Anonim Şirketinin asli ve tam kusurlu olduğunu, zamanaşımı başlangıç tarihinin yanlış değerlendirildiğini, zararın öğrenildiği tarihin kaza tarihi değil, davacının maluliyetinin kesinleştiği tarih olduğunu, davacının zararın varlığından ve zarar verenin kim olduğundan haberdar olmasına karşın kaza tarihinde zarar miktarını tam ve kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin 2016 yılında yaptığı başvuru neticesinde 27.01.2016 karar tarihli İzmir Kurum Sağlık Kurulu Kararı ile %10,3 olarak tespit edilerek SSYSK nezdinde tarafların bu orana itiraz etmemesi üzerine kesinleştiğini, zamanaşımının maluliyetin kesinleşme tarihinden itibaren başlayacağının Hukuk Genel Kurulu kararı ile de sabit olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İş kazası ve meslek hastalığından işverenin sorumluluğu sözleşmeye aykırılığa dayandığından 6098 sayılı Kanun’un 146-161. (818 sayılı Kanun’un 125-140) maddelerinde düzenlenen zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 2. Nitekim 818 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava on senelik müruru zamana tabidir”. Yine 6098 sayılı Kanun’un 146. maddesinde benzer bir düzenleme ile “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” hükmü yer almaktadır. Kanun koyucu hem 818 sayılı Kanun’un 125. maddesi hem de 6098 sayılı Kanun’un 146. maddesi ile alacak haklarının tabi olacağı genel zamanaşımı süresini düzenlemiş olup aksine bir yasal düzenleme olmayan hâllerde on yıllık sürenin uygulanması gerektiği açıktır. İş kazası hâlinde de zamanaşımı süresine yönelik ayrı bir düzenleme bulunmadığından 6098 sayılı Kanun’un 146. (818 sayılı Kanun md.125) maddesine göre on yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. 3. Türk Borçlar Kanunu’nun 149. maddesi (818 sayılı Kanun md.128 ) uyarınca ise zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Muacceliyet, bir borç ilişkisinde alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak edimi ifa etmekle yükümlü olduğu anı belirler. Bir başka deyişle söz konusu anda borç ifa kabiliyeti kazanır ve alacaklı yine o anda edimi kabul etmekle yükümlü olur. Bir alacağın ya da borcun muaccel olması, ilke olarak edimin ifası için öngörülmüş bulunan vadenin dolmasıyla gerçekleşir. 4. Gelinen bu noktada iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat talepleri yönünden zamanaşımının hangi tarih itibariyle başlayacağının belirlenmesi gerekmekte olup bu hususun tespitinde, zarar ve zararın öğrenilme tarihinin önemi açıktır. 5. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açılmasına ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hâl ve şartların öğrenilmiş olması demektir. Zararın öğrenilmesi, zarar verici olayın değil zararın varlığı, niteliği, unsurları ve kapsamının kesin olarak bilinmesi demektir. Zarar verici eylemin sonuçları ve zarar tam olarak ortaya çıkmadıkça zarar görenin zararı öğrendiğinden söz edilemez. HGK'nın 05.06.2002 tarihli ve 2002/4-470 Esas, 2002/477 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir. 6. Hukuka aykırı bir eylem işlenilmesine karşın onun doğuracağı zarar henüz ortaya çıkmamış, zararın ortaya çıkması için eylem tarihinden itibaren bir takım etkenlerin gerçekleşmesi veya belli bir zamanın geçmesi gerekiyor ise, zararın bütün unsurlarıyla birlikte öğrenilmesi mümkün değildir. Oysa ki zarar görenin mahkeme önünde ciddi bir dava açarak tazminat isteminde bulunabilmesi ve bu istemini objektif bir şekilde destekleyen, etkili gerekçelerini ortaya koyabilmesi için oluşan zararın niteliğini, kapsamını ve bütün unsurlarını öğrenmesi gerekir. Aksi hâlde doğal olarak zamanaşımı süresi de işlemeye başlamayacaktır. 7. Bazı hâllerde, gerek zararı doğuran eylem veya işlemin ne olduğu ve kim tarafından gerçekleştirildiği ve gerekse zararın kapsam ve miktarı aynı anda ve tam bir açıklıkla belirlenebilir. Böyle durumlarda, zarar görenin uğradığı zararın varlığını, zarar verenin kim olduğunu, kapsam ve miktarının neden ibaret bulunduğunu öğrendiği andan itibaren, zarar verenden bunun tazminini isteme hakkının doğacağı ve bu hakkına ilişkin yasal zamanaşımı süresinin de o tarihte başlayacağı açıktır. 8. Buna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olmayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır (HGK'nın 06.11.2002 tarihli ve 2002/4-882 Esas, 2002/874 Karar sayılı kararı). 9.Nitekim HGK'nın 14.02.2024 tarih ve 2018/(21)10-906 E.- 2024/104 K. sayılı ilamında da "geçirdiği iş kazası nedeniyle davacıda oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranı gördüğü tedaviler sonrası aradan geçen zaman içerisinde değişmemiş olsa bile sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihin dikkate alınması gerekmektedir. Zira meslekte kazanma gücü kayıp oranı iş kazasından dolayı talep edilecek maddi tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gereklidir." şeklinde belirtilmiştir. 10. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 01.03.2006 tarihinde iş kazası geçirerek sol el 2. parmak eklemden ampute edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 4.11.2014 tarihli Komisyon kararı ile olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği, ilk defa 27.1.2016 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporu ile sigortalı davacının sürekli iş göremezlik oranının % 10.3 olarak belirlendiği ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, davacı tarafından iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebi ile iş bu davanın 15.04.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 11. Bu açıklamalara göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %10.3 olduğunun SGK Kurum Sağlık Kurulunun 27.01.2016 tarihli raporu ile tespit edildiği gözetildiğinde, davacının zararının bu tarihte belli olduğu anlaşılmaktadır. Zira meslekte kazanma gücü kayıp oranı iş kazasından dolayı talep edilecek tazminatın sınırlarının belirlenmesi için gerekli olduğundan zararın öğrenildiği tarih dikkate alındığında açılan davanın zamanaşımına uğradığından söz etmek mümkün değildir. 12.Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceğinden davacının tazminat istemleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 13.O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile dikkate alınarak bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 00016c8755a27a89 5bfa3f387c1baaac