Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/15021 E., 2025/9358 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15021 E., 2025/9358 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15021
Karar No
2025/9358
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/15021 E. , 2025/9358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1361 E., 2024/1878 K. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/64 E., 2022/664 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.06.2013 tarihinde davalı şirket bünyesinde baskı makinasında çalışma başladığını, iş kazası geçirdiği tarihte net 1.650,00 TL aldığını, ücretin yanında... servis ve yemek gibi diğer sosyal hakların bulunduğunu, ücretin bir kısmının bankadan, kalanının elden ödendiğini, davacının işyerinde çalışmakta iken 21.02.2017 tarihinde iş kazası neticesinde sağ el işaret, orta, yüzük parmağının yaralandığını ve parmaklarında kalıcı hazar meydana geldiğini, parmaklarının fonksiyonunu yitirdiğini, iş kazasında davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, iş sağlığı ve güvenliği yasayasına işverenlikçe uyulmaması, denetim ve gözetimin eksik olması, gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle iş kazasının meydana geldiğini, davacının istirahati bitip 28.12.2017 tarihinde iş başı yaptığında gerçek ücretinin bordroda gösterilmemesi nedeniyle iş kazasından dolayı istirahatli kaldığı süre için Kurum tarafından kendisine ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin düşük olduğunu, gerçek ücretinin bordroya yansıtılması konusunda işveren nezdinde girişimde bulunduğunu, ancak netice alamaması üzerine 20.01.2017 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle şifahi feshettiğini beyanla, 141.945,10 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kazanın davacının çalıştığı makinenin hava yapmasından dolayı devre dışı kalması, davacının da bakım ustalarını beklemeksizin görev tanımı dışında olduğu halde makineyi tamir etmeye çalışması neticesinde meydana geldiğini, davacının kazaya uğradığı makine üzerinde kullanma talimatı olduğunu, yine bu makinenin olası kazaların oluşmaması bakımından güvenlik tertibatına sahip olduğunu, davacıya hiçbir suretle arızalanan makinenin tamiri konusunda yetki ve talimat verilmediğini, davalı şirketin iş kazası olmaması için gereken tüm önlemleri eksiksiz aldığını, işçilere iş sağlığı ve güvenliği için gerektiği eğitiminde işçilere anlatıldığını, davacının ücretinin bordrolara yansıtıldığı üzere 1.840,67 TL olduğunu, müvekkili şirkette elden ödeme şeklinde bir uygulama olmadığını, davacının bugün itibariyle gerçekleşen kaza sonrasında kalıcı bir sakatlığı bulunmadığını, davacının eski sağlığına kavuştuğunu, davalı şirketin kaza sonrasında davacının tedavi giderleri için davacıya toplam 8.984,00 TL ödediğini, meydana gelen kazada davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirdiğini beyanla, açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı öncesi verilen 27.06.2022 Tarih 2018/64 E., 2022/664 K. sayılı ilamı ile meydana gelen olayda davacının %18 oranında malul kaldığı, davacının %20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu olduğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine, 141.945,10 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Mahkemece "..Dava dilekçesi ile davacının 21.02.2017 tarihindeki iş kazası dolayısıyla, fazlaya dair talep hakkını ve manevi tazminat talep haklarını saklı tutarak 5.000TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, yargılama safhasında 03.02.2022 tarihinde ıslah dilekçesi sunmak suretiyle maddi tazminat talebini arttırdığı gibi 75.000TL manevi tazminat talep ederek, aynı tarihte başvurma ve ıslah harcını yatırdığı görülmekle, mahkemece verilen manevi tazminat isteme bakımından usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki karar hatalı olmuştur. İş kazasının oluş şekli, kaza sonrası davacının gördüğü tedavi süreci, maluliyeti kazadaki tarafların kusur durumları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde ve hak ve nesafet kurulları nazara alındığında davacı lehine takdiren 35.000 TL manevi tazminatın hükmedilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın bu yöndeki istinaf itirazı kısmen yerindedir. .." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 15.05.2024 Tarih 2023/1260 Esas 2024/5407 Karar sayılı ilamı ile" davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir... Somut olayda, davacının davalı işverence sunulan imzalı ücret bordrolarına itirazının bulunmadığı hususu ile davacı tanık beyanı ile de davacının ücret iddiasının kanıtlanmadığı hususları gözetilmeksizin davacı ücretinin davacı iddiası gibi kabul edilerek maddi tazminatın hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; dosyada mevcut ücret bordrolarının esas alınması suretiyle kazalının gelirini belirlemek, davacı ve davalı tanık beyanları ile yemek ve yol yardımının işverence sağlandığı ispat edilmiş olduğundan ve davalı tarafça giydirilmiş ücret tespitine dair temyiz istemi bulunmadığı görüldüğünden bu yardımların da ücret tespitinde dikkate alınmasını sağlamak suretiyle yeniden hesap raporu aldırılmak alınacak raporda davacının maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin bulunmaması nedeniyle 12.01.2022 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihleri değiştirilmeden hesaplama yapılması gerektiğini göz önünde bulundurmak usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. " gerekçeleriyle bozulmuştur. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dairemiz tarafından bozma ilamına uyulmuş, bu kapsamda yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. Bu kez maddi tazminat hesabında ücret bordroları ile yemek, yol parası eklenmek suretiyle bulunan ücret esas alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda 9.607,80TL’nin tenzilinin taktirinin mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir. Dairemiz tarafından bozma kararı öncesi yapılan incelemede bu miktarın tenzil edilmeyeceği belirtilmiş, Yargıtay tarafından bu yönde bir bozma yapılmamış, usuli kazanılmış haklar nedeniyle bu miktarın tenzili bu aşamada da yapılmamıştır. Manevi tazminat ile ilgili temyiz istemi miktar itibarı ile kesin olduğu Yargıtay ilamı ile belirtildiğinden bu yöndeki hüküm aynen korunacaktır. Tüm bu açıklamalara göre davacının davasının kısmen kabulü ile -141.090,06TL maddi tazminat isteminin olay tarihi olan 21.02.2017 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 35.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince katılma yolu ile temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; güncel asgari ücretin kamu düzeninden olduğu ve maddi tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın az takdir edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunun, dosyadaki delillere uygun olarak tanzim edilmediğini, işverenin mevzuattan doğan tüm yükümlülüklerine yerine getirmesine rağmen, işçinin işverence verilen tüm eğitim ve alınmış önlemlere uymaması sebebi ile meydana gelen kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinden işveren kazadan sorumlu tutulamayacağını, davacının maluliyet durumuna ilişkin raporun hükmü elverişli olmadığını, hesap bilirkişisi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığının, davacı için davalının yaptığı 9.984TL tedavi harcamasına ilişkin fatura bedelinin tazminattan mahsup edilmediğini iddia ile kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.; talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51., 52., 54., 55. ve 417. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13., 16.,19. ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince Dairemiz bozma ilamı öncesinde tesis edilen ilişkin hükmü temyiz etmediği, bozma ilamı öncesinde davacı lehine 141.945,10 TL maddi tazminata hükmolunduğu, bozma ilamı sonrası Mahkemece bozmaya uyularak tesis edilen kararda davacı lehine bu kez 141.090,06 TL maddi tazminata hükmolunduğu gözetildiğinde reddine ve kabulüne karar verilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı