10. Hukuk Dairesi 2024/14071 E. , 2025/8372 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/385 E., 2024/84 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... Elektrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesi ile kazalı sigortalının 09.11.2014 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 31.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 166.252,40-TL ye çıkarmıştır. 3.Davacı vekili ek dava ile 27.266,92-TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP 1.Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar Mahkemenin bulunduğu Şebinkarahisar ilçesinde iş mahkemesi bulunmasa da davanın iş mahkemesi sıfatıyla açılması gerektiğini, davacının, ... Elektrik Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğunu, ... Elektrik Ltd. Şti. ile müvekkil şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, söz konusu kazanın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının kendi kusurundan dolayı kaza geçirmiş olması sebebiyle de müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığından esas bakımından reddini, ileride müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde rücu imkanının olduğu ... Sigorta Şirketine ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili şirket adına talep etmiştir. 2.Davalı ... Elektrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. ili, ilçe, belde ve köylerinin endeksörle endeks okuma işlerini yaptığını, yapılan iş özü itibariyle çalışanın elektrik sayacındaki verilerini el bilgisayarına aktarmasından ibaret olduğunu, yani işin özünde düşme veya benzeri riskler olmadığını, 09.11.2014 tarihinde meydana gelen olayda, davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları sonucu düşme olduğunu, daha açık bir ifadeyle davacı endeks okuma işini ifa için sayaç mahalline giderken bir duvardan atlayıp düştüğünü, olaya davacının hayatın olağan akışına göre duvardan atlama davranışının sebep olduğunu, bu kapsamda müvekkilin kusurundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin temel iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimi çalışması olduğunu, davacının bu eğitime katıldığını, bu durum eğitim katılım formu ve eğitimi veren Mevlana OSGSB tarafından düzenlenen 01.02.2014 tarihli katılım belgesi ile sabit olduğunu, sözü edilen eğitim kapsamında genel konularda sağlık ve teknik konularda davacının eğitime tabi tutulduğunu, davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2015/54 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararıyla; A- 2015/54 Esas sayılı asıl dava yönünden; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 166.252,40 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B- Birleşen 2020/27 E-2020/41 K sayılı dava yönünden; 3-Birleşen davanın kabulüne, 27.266,92 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve 2015/217 E.-2018/722 K. sayılı kararına karşı davalı ... Elektrik İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/627 E-2020/791 K sayılı kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Elektrik İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/627 E-2020/791 K Sayılı kararının süresi içerisinde davalı ... Elektrik İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.06.2021 tarih ve 2020/11765 E.- 2021/9131 K. ilamıyla; kazalı sigortalının, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin elektrik abonelerinin sayaçlarını okumak ve fatura yazmak üzere diğer davalı ... Elektrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şirketinin endeks okuma işçisi olarak görev yaptığı, bir aboneye ait olan, bahçe kapısı kapalı olan, evin sayacını okuyabilmek için odundan yapılmış bahçe çitinin üzerinden geçmek isterken, çitin kırılması sonucu düşerek belinden yaralandığı, bu olay nedeniyle %35 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığınca düzenlenen müfettiş raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği, olayın meydana gelmesinde kazalının %50 oranında, işverenin %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece kusur bilirkişi raporu aldırıldığı, hükme esas alınan 20.11.2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.nin kusursuz, kazalının %40 oranında, davalı ... Elektrik İnş. Taah. San. Tic.Ltd.Şti.’nin %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve ancak kusur oranlarında oluşan bu çelişkinin Mahkemece giderilmediği gibi bahse konu raporlarda kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak işin, hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilmesi - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilmesi suretiyle, tarafların kusurunun aidiyeti ve oranının hiç kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya konulması açısından olay tarihindeki iş güvenliği mevzuatı gözetilerek dosya kapsamında yer alan ve kusurun ağırlığının aidiyetini birbirinden farklı şekilde yorumlayan, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca düzenlenen müfettiş raporu ile dosyadaki kusur bilirkişi heyet raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyayı tevdi etmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek, maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2021 tarih ve 2021/146 E., 2021/235 K.sayılı kararı ile davacı vekili tarafından 03.09.2021 tarihli dilekçe ile Mahkeme dışında sulh olduklarını bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan eder dilekçe sunulduğu, bu sebeple tüm alacak haklarından feragat ettikleri, gereğinin yapılmasını arz ve talep ettikleri, davacı vekili tarafından imzalı olarak sunulan feragat dilekçesinin yasanın aradığı koşulları taşıdığı, feragat iradesini içerdiği, dilekçeyi sunan davacının kimlik tespitinin usulüne uygun şekilde yapıldığı görülmekle açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle; davacı tarafın dosya arasına sulh anlaşması ve tüm alacaklarından feragat ettiğine dair 03.09.2021 havale tarihli dilekçe sunmuş oldukları görülmekle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2021 tarih ve 2021/146 E., 2021/235 K.sayılı kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.05.2023 tarih ve 2022/8287 E- 2023/4644 K. ile "... Somut olayda, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 01.09.2021 tarihli dilekçede taraflar arasında münakit ve sulh sözleşmesi niteliğindeki “ibraname” başlıklı protokole atıf yapılmak suretiyle davadan feragat edildiği beyan edilmiştir. Söz konusu 16.04.2020 tarihli protokol hükümlerinde ise davalı tarafından hakkın ödeneceği taahhüt edilmiş olup, davacı vekili de sulhe bağlı feragat etmiştir. Mahkemece davacı vekilinin sulhe bağlı feragat ettiğinin anlaşılması karşısında; davacının işbu talebinin taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında yapılan ve sulh sözleşmesi niteliğindeki protokol hükümleri bir değerlendirmeye tabi tutularak bu kapsamda karar vermekten ibarettir. .... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların dosyaya sundukları 03.09.2021 tarihli sulh protokolü ile sulh olduklarını bildirdikleri, sulhun davaya son veren taraf işlemi olduğundan tarafların sulh protokolü doğrultusunda: 1-Dava konusu uyuşmazlık konusunda tarafların 03.09.2021 tarihinde sulh oldukları ve bu sulh sözleşmesinin davacı vekili tarafından mahkememize sunulduğu anlaşılmış, aşağıda değinilen sulh protokolü doğrultusunda karar vermek gerekmiştir; "İşbu ibraname ile bir tarafta ... SİGORTA A.Ş. Olarak adına Av. ... (ibranamede Sigorta olarak anılacaktır) diğer tarafta ... SİGORTA A.Ş, sigortalısı davalı ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. vekili/yetkilisi Av.... (... Sigortalı olarak anılacaktır) ve diğer tarafta davacı ... vekili Av. ... (ibranamede davacı olarak anılacaktır) Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/54 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak aşağıdaki koşullarla anlaşmaya varmışlardır. Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/54 Esas sayılı dosyası kapsamında, ...'nın 9.11.2014 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi ve dava ... SİGORTA A.Ş. ye yargılama süresinde ihbar 2015/54 E, 2020/61 K. sayılı kararı istinaf incelemesindedir. Sigortalı tarafından Sigorta'ya müracaat edilerek 75642671 numaralı İşveren Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında, yukarda belirtilen karar için davacıya ödeme yapılmasını talep etmiştir. Bu aşamada, Sigortalının kusuruna denk gelen ve aşağıda mutabık kalınan miktarda ödemenin, Sigorta tarafından, aşağıda belirtilen ödemenin Davacı vekili hesabına yapılması konusunda taraflar anlaşma sağlamışlardır. 193.519,32-TL Maddi Tazminat 74.581,82-TL İşlemiş Faiz 23.384,02TL dava vekalet ücreti 20.000,00-TL Manevi Tazminat 7.707,95-TL İşlemiş Faiz 3.400.00-TL Dava Vekalet Ücreti 3.735,55-TL Yargılama Gideri 23.493,00:7L, İcra Vekalet Ücreti = 350.271,66-TL TOPLAM Yukarda belirtilen toplam 350.271,66-TL (ÜçYüzElliBinİkiYüzYetmişBirLiraAltmışAltıKuruş), Davacı vekili Av.... 'nin ...bank A.Ş. ... .. Şubesi nezdindeki ... İBAN numaralı hesabına ödenecektir. Ödemenin yapılması ile birlikte; davacı; asıl alacak ve tüm ferileri, yargılama giderleri, vekalet ücretleri, her türlü harç ve masraflar da dahil olmak üzere işbu ibraname konusu talep ile talep konusu davaya ilişkin olarak ... SİGORTA A.Ş.'yi ve sigortalısı ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.'ile ...yi ve ödeme yapılması ile birlikte; davalı Sigortah ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş., ... SİGORTA A.Ş.'yi maddi, manevi her türlü tazminat açısından gayrikabili rücu ibra etmiş olup. her ne nam ve ad altında olursa olsun başka hiçbir alacakları kalmadığını Kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Davacı, ... Sigorta AŞ. ve sigortalısı ... ELEKTRİK DAĞITIM A Ş.'ile ...bakımından fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde tamamen gayri kabili rücu ve kesin bir şekilde olmak üzere ibra ve feragat cttiğini, Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/154 E, sayılı dosyasına, iş bu feragat beyanını ayrıca 3 iş günü içinde bildireceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. İşbu ibraname 16.04.2020 tarihinde 1 (bir) sayfa ve 2 (iki) nüsha olmak üzere taraflarca tanzim ve imza edilmiştir. " şeklinde karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Elektrik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Bahsi geçen sulh protokolünün ... Sigorta A.Ş., davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve davacı ... arasında imzalandığını, müvekkili ... Elektrik Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinin herhangi bir katılımının mevcut olmadığını, b.Müvekkilinin dahil olmadığı bir sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağının ortada olduğunu, Mahkemece bu çerçevede hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 1.Sulh sözleşmesi ile taraflar birbirinden karşılıklı olarak ödünlerde (tavizlerde, fedakârlıklarda) bulunarak aralarında mevcut bir hukuki ilişki üzerindeki anlaşmazlığa veya tereddüt (kararsızlık) hâline son veren ve tam iki taraf borç yükleyen bir sözleşmedir (Tandoğan, Haluk; Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. 1, İstanbul, 1988, s. 14). 2.Uygulamada ve teoride kabul edilmekle birlikte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda yer almayan sulh, ilk defa HMK ile düzenlenmiş ve HMK’nın 313 üncü maddesinde bir kurum olarak yer almıştır. Anılan maddede sulh; “görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme” olarak tanımlanmıştır (HMK m. 313/1). 3.Hemen belirtilmelidir ki tarafların aralarındaki uyuşmazlığı anlaşarak gidermesi anlamına gelen sulh sözleşmesinin kurulması için tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları, yani icap (öneri) ve kabul bulunmalıdır. Bu icap ve kabul açık olabileceği gibi zımni (örtülü) de olabilir. Bu sözleşme ile taraflar dava konusu uyuşmazlığa bir fedakârlık ve özveri göstererek son verirler. Genellikle, davacı talep sonucunun bir bölümünden feragat ederek ve davalı da davacının talep sonucunun kalan bölümünü kabul etmek suretiyle sulh sözleşmesi hukuken vücut bulur. En önemlisi bunun sonucunda uyuşmazlık ortadan kaldırılmış sayılır. Bu nedenle sadece tarafların üzerinde tasarruf yetkisine sahip oldukları davalar bakımından söz konusu olur. 4.Sulh yapılması kural olarak şekle tabi değildir. Ancak HMK’nın 154/3-ç maddesinde mahkeme huzurunda yapılan sulhler için bir geçerlilik şartı öngörülmüştür. Buna göre, taraflar mahkeme huzurunda sulh olmak istediklerini bildirdikleri taktirde, bu sözlü beyanlarının tutanağa geçirilerek sulh olan taraflara okunması ve imzalattırılması gerekmektedir. Sulhun yazılı olarak yapılması hâlinde ise tarafların bu konudaki beyanlarını içeren dilekçelerinin tutanağa yazılarak eklenmesi gerekir (HMK m. 154/4). Bu hükümden hareketle sulhun tutanağa geçirilmesinin, taraflara okunmasının, onların onayının alınmasının ve (varsa) itirazlarının da tutanağa geçirilmesinin sulhun sonuç doğurabilmesi için zorunlu şartlar olduğu söylenebilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. IV, İstanbul, 2001, s. 3753). 5.Sulhun şekli konusunda üzerinde durulması gereken bir başka husus da mahkeme dışında yapılmış olan sulh sözleşmesinin mahkeme içi sulhe dönüşebilmesi için mahkemeye verilmesi ve mahkeme tarafından tutanağa geçirilmesi, duruşmada taraflara okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın taraflarca imzalanması gerekmektedir. Burada sulh sözleşmesinin içeriğinin ayrıca duruşma tutanağına geçirilmesine de gerek yoktur. Çünkü duruşma tutanağına eklenen belgeler de tutanak hükmündedir (Tanrıver, Süha; İlâmlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi, Ankara, 1996, s. 90). 6.Sulhun etkisi HMK’nın 315. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Şu hâlde mahkeme içi sulh, mahkeme tarafından bir hüküm verilmesine gerek olmaksızın davayı sona erdirir. Tarafların sulh yapmaları durumunda mahkeme sulh sözleşmesine göre karar verecek; taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse “karar verilmesine yer olmadığına” karar vermek suretiyle yargılamaya son verecektir. Diğer bir deyişle, mahkeme içi sulh davayı kendiliğinden sona erdirdiğinden mahkemenin bu sonucun ortaya çıkmasını sağlamak için ayrıca bir hüküm vermesine de gerek yoktur. Zira sulhun temel işlevi hükmün tamamlayıcısı olmak değil; hüküm yerine geçmektir. Dolayısıyla sulhun bizzat kendisinin ayrıca bir mahkeme hükmü verilmesine gerek olmaksızın doğrudan doğruya davayı sona erdirmesi doğaldır. Bu bakımdan mahkemenin vereceği “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı” davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığını tespit ve tevsikten öte bir anlam taşımayacaktır (Tanrıver, s. 97). 7.Öte yandan HMK'nın hükmün kapsamını düzenleyen 297/2. maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir"şeklinde düzenlenmiştir. 8.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 01.09.2021 tarihli dilekçede taraflar arasında münakit ve sulh sözleşmesi niteliğindeki “ibraname” başlıklı protokole atıf yapılmak suretiyle davadan feragat edildiğinin beyan edildiği, söz konusu 16.04.2020 tarihli protokol hükümlerinde davalı tarafından hakkın ödeneceği taahhüt edildiği, davacı vekilinin sulhe bağlı feragat ettiği, işbu sulh protokolünün ... Sigorta A.Ş., davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve davacı ... arasında imzalandığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında İlk Derece Mahkemesince, yukarıda anılan sulh protokolü içeriğinin gerekçeli kararın hüküm kısmında aynen tekrar edilmesi suretiyle yer verilerek infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 9.Hal böyle olunca, Mahkemece taraflardan sulhe göre karar verilmesini isteyip istemediklerinin sorulması ve bildirecekleri irade beyanına göre bir karar verilmesi gerekirken, madde hükmüne aykırı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 10.Diğer taraftan davalı ... Elektrik ... Ltd. Şti'nin bahse konu sulh sözleşmesinin tarafı olmadığı halde sözleşmenin tarafı olmayan işbu davalı şirket hakkında sulh sözleşmesinde adı geçtiği belirtilerek hükümde yer verilmiş olması hatalıdır. 11. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş, HMK'nın 315 inci maddesinde belirtilen "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir" şeklindeki düzenleme gereğince, öncelikle tarafların sulh sözleşmesi ile ilgili beyanlarını almak, giderek sulh sözleşmesine göre karar verilmesini istediklerini beyan etmeleri halinde sulh sözleşmesine göre ve sözleşmede yer verilen miktarların madde madde hüküm alınması suretiyle infaza elverişli şekilde karar vermek; aksi halde ise karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermekten ibarettir. 12. O halde, davalı ... Elektrik ..Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... Elektrik ..Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.