10. Hukuk Dairesi 2025/2521 E. , 2025/8402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2215 E., 2024/1880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/236 E., 2024/301 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2007 yılından itibaren davalı bünyesindeki .. Devlet Hastanesinde bilgi otomasyon görevinde çalıştığını, doğum yaptığı tarihte ... Devlet Hastanesine 17.12.2013 tarihli dilekçeyi ibraz ederek doğum iznine çıkmasına rağmen doğum iznindeyken usulsüz olarak iş akdinin feshedildiğini ve iş çıkışı verildiğini, bunun üzerine ilgili Bakanlığa Kaymakamlık ve BİMER üzerinden başvuru yapan davacının ... İli Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterinin 11.09.2015 tarih, ...-8004 sayılı yazı ile cevaben otomasyon hizmeti için ilk olarak işe alınması ya da .. Devlet Hastanesinde temizlik personeli olarak işe başlayabileceği hususunun davacıya tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacının ... Devlet Hastanesinde fiili olarak bilgi otomasyon hizmetine tekrar başladığını, ancak kadro boşluğu bulunmadığından davacının fiili olarak bilgi otomasyon görevi yapmasına rağmen, temizlik personeli kadrosundan işe alındığını, davacının işe giriş yaptığı 2007 yılından itibaren fiili olarak ... Devlet Hastanesinde bilgi otomasyon görevinde çalıştığını, doğum iznindeyken haksız olarak işten çıkarıldıktan ve tekrar işine iade edildiği tarihten itibaren ünvan olarak temizlik personeli gözükmesine rağmen hiçbir zaman temizlik hizmeti yapmadığını, hep ve sadece bilgi otomasyon hizmetinde çalıştığını, dava dilekçesi ekinde sunulan yaka kartından da anlaşılacağı üzere davacının bilgi otomasyon görevinde çalışan veri kayıt personeli olduğunu iddia ederek davacının ... Devlet Hastanesinde veri kayıt personeli olarak çalıştığının tespiti ile kadrosunun geriye doğru bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, işe iade davası açmadığını, ihtiyari olarak idare tarafından tekrar işe alındığını, idarenin davacıyı aynı unvanla işe almak zorunda olmadığını, davacının sürekli işçi kadrosunu geçiş başvurusunu otomasyon görevi üzerinden yapmamış olduğunu, davacının başvuru formunda, en son çalıştığı firmayı mesleki endüstriyel temizlik firması olarak belirtmiş olduğunu, davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş işleminden önce temizlik personeli olarak çalışmış olmasından dolayı, sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemlerinin SGK kayıtlarındaki kadrosu üzerinden yapılmış olduğunu, davacının tekrar işe alınması sırasında otomasyon hizmeti için boşalacak yere ilk olarak atanması veya .. Devlet Hastanesinde temizlik personeli olarak çalışmak üzere başvuru yapması hususunda iki seçenek sunulduğunu, davacının seçim hakkını temizlik personeli olarak çalışmaktan yana kullandığını, yapılan işlemlerin yasal olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; doğum iznine ayrıldığı tarihten itibaren müvekkilin uğramış olduğu haksızlık ve unvanın/meslek kodunun düzeltilmemesi nedeniyle yıllardır yaşamış olduğu mağduriyetin de göz önüne alınarak istinaf kararının bozulmasına karar verilmesini, davacının meslek kodunun fiili durumuna uygun olarak Veri Kayıt Personeli olarak çalıştığının tespiti ile kadrosunun geriye doğru bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 101. maddesi uyarınca “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür”. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde ise; “Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacağı" hükmüne yer verilmiştir. Çalışma hayatında işçilerin mesleklerine göre sınıflandırılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının doğru bir şekilde tutulması için meslek kodları kullanılır. SGK meslek kodları, çalışanların hangi meslek dalında çalıştığını gösteren numaralardan oluşur. Bu kodlar, işçilerin faaliyet alanlarını tanımlamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde bildirmesi için kullanılır. İşverenlerin, çalışanların iş yerinde fiilen yapmış olduğu işe uygun meslek kodunu prim hizmet beyannamesinde gerçeğe aykırı biçimde bildirir ise idari para cezası ödemek zorunda kalacağı düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki söz konusu idari para cezası işyeri bazında ve her bir beyanname dönemi için tatbik edilmekte olup uygulama 2018 yılına ait Ocak ayına ilişkin beyannamelerden itibaren zorunlu olarak uygulanmaktadır. Meslek kodlarının girişi sırasında, sigortalının bitirmiş olduğu okuldaki mesleği veya uzmanlık alanı değil, işyerinde fiilen yapmış olduğu işe ilişkin meslek kodunun girilmesi yasal zorunluluktur. 5510 sayılı Kanun’un 59. maddesi uyarınca işveren tarafından çalışanın fiilen çalıştığı işe ait meslek adının ve kodunun gerçeğe aykırı olup olmadığı hususu SGK’nın denetim ve kontrol amacıyla görevlendirmiş olduğu memurlar aracılığıyla denetlenmektedir. Sonuç olarak 5510 sayılı Kanun’da yapılan düzenleme uyarınca işverenler, çalışanları işe alırken işyerinde fiilen yapacakları veya yapmakta oldukları işe uygun meslek kodunu SGK’ya bildirmekle yükümlü hale gelmiş olup işbu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde idari para cezası yaptırımı ile karşılaşmaları söz konusudur. Her meslek grubuna özel olarak atanan bu kodlar, işçilerin SGK’ya bildirilen bilgilerini doğrulamak ve işverenlerin çalışanlarını doğru bir şekilde sınıflandırmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Meslek kodları, çalışanların yaptığı işin niteliğini belirler ve onları doğru bir şekilde sınıflandırır, işçilerin prim, vergi ve diğer yasal kesintilerinin doğru bir şekilde hesaplanmasında önemli bir rol oynar, yapılan işin risklerini ve iş güvenliği önlemlerini belirlemek için de kullanılır ve sigortalıların yasal haklarının korunmasına yardımcı olur. Meslek kodunun sosyal güvelik hukuku, kamu hukuku, bireysel ve toplu iş hukuku yönünden önemli etkileri vardır. Sosyal güvenlik hukuku yönünden prime esas kazancı, fiili hizmet süresi zammını ve ayrıca hizmetin geçtiği gerçek işverenin belirlenmesinde etkisi vardır. Bireysel ve toplu iş hukukunu etkileyen yönleri olsa da 2018 yılında yasal düzenleme ile denetimi Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olup, uyuşmazlığın artık 5510 sayılı Kanun kapsamında kaldığı tartışmasız hale gelmiştir. 5510 sayılı Kanunu'nda 2018 tarihinde yapılan değişiklikle meslek kodu, işe giriş bildirgesinin önemli unsurlarından biri olmuştur. Zira bu eksiklik cezai yaptırıma bağlandığına göre hukuki yaptırımı da olmalıdır. 5510 sayılı yasal düzenleme gereğince meslek kodu düzeltilmesi istemi, sigortalı sicil kaydının düzeltimi ve geniş anlamda fiili çalışmanın varlığının araştırılması nedeni ile hizmetin tespit kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Sonuç olarak meslek kodunun değiştirilmesi istemi 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık olup Kurum tarafından işlem yapılmasını gerektirdiğinden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davaya dahil edilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan davacının iddia ettiği meslek kodunun değiştirilmesi ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin celp edilmesi gerekirken, Mahkemece bu şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile ��yeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla 20.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava, taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, meslek kodunun fiilen yaptığı işe uygun olarak değiştirilmesi istemine ilişkindir. Meslek kodları Türkiye İş Kurumu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün “Milli meslek sözlüklerinin hazırlanması ve kullanılması” yönündeki önerileri baz alınarak uluslararası mesleki sınıflama sistemi olan ISCO-88 (International Standard Classification of Occupational) ile uyumlu olarak belirlenen meslek unvanların sınıflandırılmasına yarayan kod sistemidir. Söz konusu kod sistemi ulusal iş gücü piyasasında yer alan mesleklere ilişkin verilerin etkin bir şekilde toplanabilmesi ve toplanan bu verilerden yola çıkarak ulusal meslek standartlarının oluşturulması, iş gücü piyasasının meslekler açısından ne şekilde bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi ve iş gücü piyasasına ilişkin politika üretiminde kullanılmaktadır. İşverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilen sigortalı işe giriş bildirgelerinde ve aylık prim ve hizmet belgelerinde meslek kodunun girildiği bölümlere işverenler çalıştırdıkları sigortalı için geçerli olan kodu girilmekte ve sigortalılara ilişkin işverenlerce girilen meslek kodları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır. 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine 15.07.2016 tarih 6728 sayılı Kanunun 51. maddesi ile “ Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır” şeklinde düzenlenme yapılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu işverenlerce yapılacak başvuru ile hatalı meslek kodu düzeltme işleminin gerçekleştirilebilmekte, fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari para cezalarına itrazlar ise idari yargıda çözümlenmektedir. Bireysel iş hukuku açısından meslek kodu bildirimi işçinin yaptığı iş, çalışma koşulları, sendika açısından tabi olduğu iş kolu ve yetkili sendika tespiti için önemli olup; sosyal güvenlik hukuku açısından ise, prime esas kazanç tespiti ile fiili hizmet zammı konusunda önemlidir. Bu ayırımı doğru belirlemek uyuşmazlığın hangi mahkeme, hangi yargılama hukuku uygulanarak, hangi delillerle çözüleceği bakımından önemlidir. Sayın çoğunluk bu ayırımı yapmaksızın meslek kodunun yanlış bildirilmesinin 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde idari para cezasına tabi tutulmasını sosyal güvenlik hukukunun uygulaması için yeterli görmüş, hizmet tespiti davalarından uygulanan re’sen araştırma ilkesini uygulama yoluna gitmiştir. İşveren tarafından eksik veya zamanında yapılmayan bir işleme, idari para cezası uygulanması onun sosyal güvenlik kapsamına alınmasını gerektirmez. İşverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluklarının belirli zamanlarda ve belirli şekilde yerine getirilmesini amaçlamayan idari para cezasının iptaline yönelik davalar idari işlem olarak idari yargıda çözümlenmekte olup, bir işleme yaptırım uygulanması onun sosyal güvenlik davası olmasını gerektirecek bir sonuç doğurmayacaktır. Bireysel iş hukukunu ilgilendiren davalarda; işçiye çalıştırılan işe uygun ücret ödenmediği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın kadroyu alınırken meslek kodunun hatalı bildirildiği, vasıflı işlerde çalışmasına karşın toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak vasıfsız işte görevlendirdiği, toplu iş sözleşme hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçeler ile yapılan işe uygun meslek kodunun düzeltilmesi talep edilmektedir. Bu uyuşmazlıklarda verilen kararların temyiz incelemesi Dairemizin görevinde olmayıp Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin görevindedir. Sosyal güvenlik hukuku açısından, sadece eksik bildirilen prime esas kazançların veya fiili hizmet süresi zammı tespitini amaçlayan meslek kodu düzeltme taleplerine ilişkin davalarda, işveren yanında Sosyal Güvenlik Kurumun da davaya dahil edilmek suretiyle yargılama yapılacak, temyiz incelemesi de Dairemiz tarafından yerine getirilecektir. Prime esas kazancın tespiti davasında, işveren tarafından sigortalıya yapılan ücret ödemelerinin tamamının Kuruma prime esas kazanç olarak bildirilmediği, fiili olarak ödenen gerçek ücretin tespiti ile bu ücret üzerinden sigorta primi kesilmesi, dolayısıyla daha fazla aylık alınması amaçlanmaktadır. Fiili hizmet süresi zammına yönelik meslek kodu ise sigortalıya fazladan pirim ödeme gün sayısı kazandırmakta olup sigortalının sigortalılık durumlarını doğrudan etkilemektedir. 5510 sayılı Kanunda veya başkaca bir kanunda meslek koduna göre ücret belirleneceği ve buna bağlı olarak prime esas kazanç bildirileceğine yönelik hiçbir düzenleme bulunmamakta olup, sadece meslek kodunun değiştirilmesi prime esas kazancın değiştirilmesini sonucunu doğurmayacaktır. Somut olayda davacı taşeron firma bünyesinde çalışmakta iken, ... kadrosuna 696 sayılı KHK kapsamında girdiğini, kadroya temizlik işçisi olarak geçirilmiş ise de; hiçbir zaman temizlik işinde çalışmadığını, vasıflı eleman olarak çalıştığını, işyerinde uygulanan TİS nin 29. maddesine göre “vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar” hükmü gereğince vasıflı bir işte çalıştıktan sonra tekrar temizlik işinde çalıştırılamayacağını ve buna göre meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. Davaya konu uyuşmazlık 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 4857 sayılı Kanun, işyerindeki TİS hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olup, tamamen iş hukukundan kaynaklanmaktadır. Davacının talebinin yapmış işe uygun olarak meslek kodunun değiştirilmesi olduğu, eksik prime esas kazanç ve hizmet bildirilme, fiili hizmet zammından yararlandırılmama gibi sosyal güvenlik hakkına ilişkin bir uyuşmazlığın da bulunmaması karşısında, işçi olan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan iş bu davanın sosyal güvenlik hukukunu doğrudan ilgilendiren bir dava olmadığından temyiz incelemesinin Dairemizce değil 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekmektedir. Sayın çoğunluk tarafından davanın sosyal güvenlikle ilgili kabul edilerek Sosyal Güvenlik Kurumuna da davanın yöneltilmesi gerektiğine yönelik bozma kararına bu nedenle katılamıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0156e0ee784cfe28 bd0b53ce60be0354