Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3395 E., 2025/8361 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3395 E., 2025/8361 K. (20.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3395
Karar No
2025/8361
Karar Tarihi
20.05.2025
Konu
Tazminat, Miras

10. Hukuk Dairesi 2024/3395 E. , 2025/8361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/258 E., 2023/443 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar eş ve çocuklar murislerinin iş kazası nedeniyle vefat ettiğinden bahisle eş için, 270.732,97 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk ... için 45.439,30 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 31.181,53 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.11.2015 tarihli ilk kararıyla; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, eş lehine 35.000,00 TL, çocuklar lehine 15.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinden sonra anılan ilk karara karşı davanın taraflarınca temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 27.09.2016 tarih ve 2015/22134 Esas, 2016/11775 Karar sayılı kararı ile hesaba esas alınan ücret ve manevi tazminatların az olduğu noktalarından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra 15.03.2018 tarihinde davacı eş ..., ... isimli gerçek kişi ile .. 1. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi yapmıştır. Bu belgeye göre davacı eş ...’ın Aliağa İcra Müdürlüğü’nün 2015/8732 Esas sayılı dosyasının alacağının 600.000,00 TL’lik kısmını ...’a yine 600.000,00 TL bedel karşılığında temlik ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece bu devirden sonra verilen 19.04.2018 tarihli kararla davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 75.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin bu ikinci kararının davalılarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih ve 2018/4006 Esas, 2019/1624 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin davaya konu alacakların 600.000,00 TL'lik kısmının karar tarihinden önce ... isimli kişiye devri ve bu kapsamda HMK’nın 125. maddesindeki yasal düzenleme değerlendirilip ve buna göre taraf teşkili sağlanarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Anılan bozma ilamından sonra davacılar eş ve çocuklar vekili 29.11.2019 tarihli dilekçe ibraz etmiş, bu dilekçede 600.000,00 TL’lik alacağın temlikini içeren sözleşmenin icra dosyası üzerinden yapıldığı, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat toplamı olan 522.353,80 TL tazminat ile bu tazminatın işlemiş faizinin 77.646,20 TL’sini içerdiği beyan edilmiştir. Mahkemece verilen 18.02.2020 tarihli kararla davacılar eş ve çocukların maddi ve manevi tüm alacaklarının temlik edildiği kabulünden hareketle davacılar eş ve çocuklar adına talep edilen maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 75.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL manevi tazminat takdirine, bu maddi ve manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile devralan davacı ...’a ödenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 18.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı ... ile davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz'in 07.06.2022 tarihli kararı ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin somut olayda temlik tarihine ve temlikten önce yaptırılan icra dosyası hesabına bakıldığında davacılar eş ve çocuklar vekilinin 29.11.2019 tarihli dilekçesinde yer alan ve temlikin davacılar eş ve çocuklar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat toplamı olan 522.353,80 TL tazminat ile bu tazminatın işlemiş faizinin 77.646,20 TL’sini içerdiği şeklindeki açıklamaların dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, zira icra dosyasının ilk derece mahkemesinin 06.11.2015 tarihli ilk kararı dayanak alınarak başlatıldığı, bu ilk ilamdaki toplam maddi-manevi tazminat alacağının davacılar eş ve çocukların vekilinin 29.11.2019 tarihli dilekçesinde beyan ettiğinin aksine 522.353,80 TL değil 412.353,80 TL olduğu, yine aynı beyan dilekçesindeki açıklamalara göre temlik içerisindeki manevi tazminat alacaklarının toplam 175.000,00 TL olması gerektiği, ne var ki temlik tarihinde diğer bir deyişle mahkemenin 19.04.2018 tarihli ikinci kararından önce henüz eş ve çocuklar lehine toplamda 175.000,00 TL manevi tazminat takdir edileceğinin belli olmadığı açık olduğuna göre mahkemece temlik tarihi itibariyle hangi davacının, hangi alacağının, ne miktarda temlik edildiği tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeden dosya kapsamı ile örtüşmeyen 29.11.2019 tarihli dilekçedeki açıklamalar dikkate alınarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğundan bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunduğu esnada diğer bir deyişle bozma kararından hemen önce ... devraldığı alacağın tamamını ... isimli bir kişiye temlik etmiş, Dairemiz'in bozma kararından sonra ise yine icra dosyasında bir temlik daha olmuş, ... isimli kişi de devraldığı alacağın tamamını ... isimli kişiye devretmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, tüm bu devreden ve devralan kişilerin ve avukatlarının beyanları alınmış, sonuç olarak eldeki dosyadaki maddi ve manevi tazminat alacaklarının tamamının ... isimli kişide toplandığı anlaşılmıştır. Mahkemece temyiz incelemesine konu 19.12.2023 tarihli kararla maddi tazminat istemlerinin kabulüne, bu tutarların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava konusunu en son devralan davacı ...’e verilmesine, eş için takdir edilen 75.000,00 TL, çocuklar için takdir edilen 50.000,00’er TL manevi tazminatın da davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava konusunu devralan davacı ...’e verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, mahkemece müteveffanın belgeli olarak kabul edilmesi ve ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi dikkate alınarak kurulan kararın dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile uyumlu olmadığını, bu nedenle maddi tazminata ilişkin hükmün de bozulması gerektiğini, ayrıca temlik işleminin geçerli bir ilama dayanmaması, küçükler yönünden yasal temsilci izni olmaksızın gerçekleştirilmesi ve karşı tarafın rızası bulunmaksızın manevi tazminatın temlik edilmesi sebepleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. ... İşletmeleri A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminatın devredilemez nitelikte olduğunu, murisin açık bir talebi bulunmadan bu alacağın mirasçılara geçmeyeceğini, dolayısıyla tazminat borçlusu davalıların rızası alınmadan yapılan temlik işleminin geçersiz sayılması gerekirken devrin geçerli kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca küçük çocuklara ait maddi tazminat alacaklarının mahkeme izni olmaksızın devredilmesinin usul hükümlerine aykırı olduğunu, temliknamelerin icra dosyasına dayalı olarak düzenlendiğini, ancak bozma kararları sonrasında söz konusu icra dosyasının hukuki geçerliliğini yitirdiğini, bu nedenle bu dosya üzerinden yenileme yapılamayacağını ve hesaplamalarda icra masraflarının dahil edilmesinin de hatalı olduğunu, kusur yönünden önceki bozma kararı dışında bırakılan hususlara rağmen yeniden değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ayrıca Yargıtay’ın ilk bozma kararının yalnızca manevi tazminat yönünden davacı lehine, diğer yönlerden davalı lehine olduğunu, bu doğrultuda oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak ilk karardan daha yüksek tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret rayici ve emeklilik dönemi gelir dağılımının gerçeğe aykırı şekilde ele alındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın 25/4. maddesine göre manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2002 tarih ve 1/119-135 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke usul kanununun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmü tesis etme zorunluluğu vardır. Somut olayda mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına karşın 4721 sayılı TMK’nın 25/4. maddesine göre manevî tazminat istemlerinin davalılar tarafından kabul edilmiş olmadıkça devredilemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 06e5836208bf00af f55d9d6f286dc18c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı