Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/13775 E., 2025/6682 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13775 E., 2025/6682 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13775
Karar No
2025/6682
Karar Tarihi
24.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13775 E. , 2025/6682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2120 E., 2024/2776 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/246 E., 2024/162 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 02.12.1996-04.01.2008 tarihleri arasında Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalıştığını, 02.12.1996 tarihli sözleşme ile işe başlamasına rağmen sigorta bildirgesinin yapılmadığını, 4857 sayılı Kanun gereğince kuruma bildirilme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, yıllara ait eksik bildirilen yada hiç bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitinin gerektiğini belirterek, davacının hizmet süresinin 02.12.1996 tarihinden itibaren tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının Azerbaycan vatandaşı olduğunu, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde Müzik ve Tiyatro Bölümünde 02.12.1996-01.04.2008 tarihleri arasında müzikli sahne eğitimi ve dans dersinde korrepeditör olarak ders saati ücreti ile yarı zamanlı olarak çalıştığını, ilk işe giriş bildirgesinin 27.12.1996 tarihinde SGK’ya verildiğini, 506 sayılı SSK’nın 3/II-A maddesi gereğince kısa vadeli sigorta kolları üzerinden, 2000 yılından itibaren de davacının talebi ile kısa-uzun vadeli tüm sigorta kolları üzerinden kuruma bildirildiğini, 2914 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamına dayanılarak çıkarılan Yüksek Öğretim Kurumlarında yabancı uyruklu öğretim elemanı çalıştırılması esaslarına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının 83/7148 madesinin 12. hükmünde personelden, isteğe bağlı olarak, 506 sayılı Kanun uyarınca hastalık pirimi kesileceği, hastalandıklarında kendilerine Türk uyruklu ve 506 sayılı Kanun'a tabi olanların eşiti işlem yapılacağının yer aldığını, 2000 yılına kadar kısa vadeli sigorta kollarından kuruma bildirilmesinin o dönemde yürürlükte bulunan mevzuattan kaynaklandığını, talebi üzerine 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesi gereğince sigortasının yapılarak, primlerinin ödendiğini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, çalışanların prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ... unvanlı 133860.06 sicil sayılı iş yerinde; 1996/3 döneminde 10 gün, 1997/1 döneminde 28 gün, 1997/2 döneminde 14 gün, 1997/3 döneminde 27 gün, 1998/1 döneminde 29 gün, 1998/2 döneminde 5 gün, 1998/3 döneminde 32 gün, 1999/1 döneminde 23 gün, 1999/2 döneminde 8 gün, 1999/3 döneminde 30 gün, 2000/1 döneminde 26 gün ve 2000/2 döneminde 9 gün olmak üzere toplam 241 gün daha uzun vadeli sigorta kollarına tabi günlük brüt asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı