Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13403 E., 2025/1877 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13403 E., 2025/1877 K. (12.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13403
Karar No
2025/1877
Karar Tarihi
12.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13403 E. , 2025/1877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/28 E., 2024/266 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.04.1984 tarihinde belirtilen işyerinde en az (1) gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının davasını resmi kayıt ve belgelerle ispatlaması gerektiğini, işe giriş bildirgesinin varlığı çalışmanın ispatı olmadığını, komşu işyeri çalışanlarının bilgisine başvurulması gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal etmiş olduğu 25.12.1985 tarihinin olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA KARARI A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.01.2022 tarihli kararı ile "..Davacının 07.05.1984 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan sigortalı ilk işe giriş bildirgesinde 15.04.1984 tarihinde ...‘e ait 244... sicil numaralı işyerinde sigortalı işe başlayacağına dair bildirgenin verilmiş olduğu, söz konusu bildirgede davacı ve işverenin ıslak imzalarının bulunduğu anlaşılmakta ise de, Mahkemece beyanı alınan ve dönem bordrosuna göre davalı 244613 sayılı işyerinden 01.03.1979-1982-3.dönem arasında bildirimi yapıldığı anlaşılan bordro tanığı .....'nın dava konusu dönemi kapsamadığının ve kolluk marifetiyle yapılan araştırma sonucu da komşu iş yeri tanığı tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; aynı dönem çalışması olduğu tespit edilen ... ve ....‘nin dinlenmesi, ayrıca var ise başkaca bordro tanıklarının da tespit edilerek dinlenmesi ve davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve bildirge tarihinde, anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan, Belediyeden ve ilgili yerlerden sorularak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".Tüm dosya kapsamı, davacı ve davalının celp edilen Kurum kayıtları, taraf ve kamu tanıkları beyanları tümüyle değerlendirilmekle; davacının 15.04.1984 tarihinde davalı yanın eylemli ve fiili çalışması bulunduğu hususu Yargıtay yerleşik içtihatlarından yer aldığı şekilde işyerlerinin bordrolarda kayıtlı davacı ile aynı dönemde çalışması bulunan tanıkların ifadeleri ile yahut işyerine komşu olan iş yerlerinden edilecek kamu tanıkları ifadeleri ile ispatlanamamış olup, işe giriş bildirgesinin varlığının fiili çalışmayı tek başına ispata yeterli olmadığı, hal böyle iken davacının iddia ettiği tarihlerde davalıya ait işyerinde Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edilen görüş uyarınca eylemli veya gerçek biçimde çalışması olduğunun ispatlanamadığı bu haliyle hizmet akdine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini anlaşılmakla davanın reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6. 9, 79 ve 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma ilamı gereği davacı adına 15.04.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu .... ünvanlı işverenin 244613 sicil no.lu işyerinin çatal-bıçak takımları ve diğer kesici alet imalatı mahiyetli işyeri olduğu, işyerinin 01.02.1978-28.02.1978 arası Kanun kapsamında olduğu bildirilmişse de 1984/1 ve 2. dönem bordrolarının verilmiş olduğunun Kurumca bildirilmiş olduğu, bozma gereği dinlenemesi istenilen ve 1984/1. ve 2. dönemde bildirimleri olan ... ile ...'nin dinlendiği her iki tanığın da davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, bozma gereği SGK, vergi dairesi ve belediye nezdinde yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemdiği, öte yandan bozma ilamında anılan bu kişiler ile birlikte başkaca bordrolu çalışanların tespiti halinde onların da dinlenmesi gerektiği belirtilmesine karşın aynı bordroda yer alan ..., ... ile ...'in beyanlarına başvurulmadığı, Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece, , ... ile ...'in bordro tanıkları olarak beyanlarına başvurulmalı, bordro tanıklarının beyanlarının alınamaması veya beyanlarının yetersiz kalması halinde, davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişilerin de sigortalılık, vergi ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 222fb2965335120f 0ba05664de40e2df

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı