10. Hukuk Dairesi 2024/12134 E. , 2025/1913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/326 E., 2024/1206 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/684 E., 2021/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 04.10.2011 - 27.05.2019 tarihleri arasında paketleme ve ambalaj bölümünde depo çalışanı olarak görev yaptığını, ancak SGK girişinin işverence yapılmadığını, davacının personel puantaj sorumlusu olan ... tarafından işe alındığını, ... sorumluluğunda olan sebze-meyve bölümünde seçme ve paketlemede çalıştığını, sonra personel yemekhanesinde çalıştığını, mutfakta aşçı yardımcılığı ve çay servisi yaptığını, daha sonra ... ve ... sorumluluğunda olan muz deposunda depo temizliği ve muz seçme-paketleme bölümünde işten çıkarıldığı tarihe kadar çalıştığını, davacının çalışmasının kesintisiz olduğunu, son ücretinin 1.750,00 TL olduğunu, ücretin muhasebe bölümünde elden ödendiğini, sadece bir kez 27.07.2017 tarihinde maaşın .... isimli kişi tarafından PTT havalesiyle gönderildiğini, işyerine giriş-çıkışların son 2 yıl öncesine kadar güvenlik görevlisinin giriş ve çıkışta isim yazmasıyla olduğunu, son 2 yıl ise barkod okutma işlemi yapıldığını, davacının da barkotlu kartı bulunduğunu, sigorta müfettişlerince zaman zaman yapılan denetimlerde işverence sigortasız işçilerin saklandığını, davacının eşinin de aynı işyerinde şoför olarak çalıştığını, onun da davacıyla aynı tarihte işten çıkarıldığını beyanla davacının 04.10.2011 - 27.05.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin tarım alanında faaliyet gösterdiğini, zaman zaman ihtiyaca göre niteliksiz mevsimlik tarım işçilerinin kısa dönem çalıştırılabildiğini, yevmiye esasına göre istihdam edildiklerini, devamlılık arz eden istihdamın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek mahkemece gerekli araştırmanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 04.10.2011 - 27.05.2019 tarihleri arasında yasal asgari ücret ile çalıştığının tespiti ile diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının hatalı değerlendirilerek husumetli tanık beyanlarına itibar edildiğini, davacının davasını ispatlayamadığını beyan etmektedir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 04.10.2011 - 27.05.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı şirkete işyerinde 04.10.2011- 27.05.2019 tarihleri arasında paketleme ve ambalaj bölümünde depo çalışanı olarak geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, davalı şirket tarafından davacı adına uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma bildirim yapılmadığı, buna karşılık davalı şirket hakkında kayıt dışı istihdama ilişkin olarak yapılan şikayet üzerine Kurum denetmenlerince inceleme başlatıldığı, 30.09.2016 tarih ve GY/43 sayılı İnceleme Raporunun düzenlendiği, yapılan inceleme kapsamında 13.04.2015 tarihinde davalı işyerinde yerel denetim yapıldığı ve bu denetim sırasında .... TC Kimlik numaralı ...'un 04.10.2012 tarihinden itibaren çalıştığının tespit edildiği, davacının da söz konusu tutanakta imzasının bulunduğu, ancak tutanakta yazan TC Kimlik numarasının davacıya ait olmaması sebebiyle tespit edilen bu çalışmalarının Kurum kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda söz konusu durum tespit tutanağındaki imzanın davacıya ait olduğu hususu ile tanık beyanları ve dosyaya sunulan bir kısım fotoğraflar dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, davacının davalı işyerinde çalışmalarının bulunduğu sabit ise de Mahkemece işe başlangıç ve işin bitiş tarihleri net olarak ortaya konulmadan sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Somut olayda davacının çalıştığını iddia ettiği davalı işyerinde 13.04.2015 tarihinde Kurum Denetim elemanlarınca düzenlenen tutanakta davacının 04.10.2012 tarihinde işe başladığının yazılı olduğu ve söz konusu bu beyanın yanında davacının imzasının da bulunduğu gözetilmeksizin davacının 04.10.2012 tarihinden önceki çalışma süresinin kabulü yönündeki Mahkeme kararı hatalı bulunmuştur. Diğer taraftan; dosya kapsamına göre davacının eşi ...'un da davalı işyerinde 19.05.2012 - 21.01.2018 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, dinlenilen bordro tanıklarının beyanlarına göre davacının eşinin sendikaya üye olması sebebiyle işten çıkışının verildiği, davacının da eşiyle beraber işten çıkarıldığının beyan edilmesi karşısında 21.01.2018 tarihinden sonraki süreler için de mahkeme kabulü isabetsiz olup, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f2de12abc70d99ff 3a45e9044dc12792