10. Hukuk Dairesi 2024/12128 E. , 2025/1912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1749 E., 2024/354 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/188 E., 2019/48 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 02.10.2004 yılında çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 02.09.2017 tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettirdiğini, ancak davacı adına verilen hizmet dökümü belgesinde işe başlangıç tarihinin 30.09.2006 tarihi olarak bildirildiğini, 02.10.2004-30.09.2006 dönemine ilişkin çalışmasının beyan edilmediğini ve sigorta primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, davacının 02.10.2004-30.09.2006 kadar geçen sürede ve sonraki dönemlerde davalı iş yerinde sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalışmasını devam ettirdiğini beyanla davacının davalı iş yerinde 02.10.2004-30.09.2006 döneminde sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelere ilişkin primlerin davalı işverence yatırılmasını, tespit edilecek hizmetleri ile diğer hizmetlerinin birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçeisnde; davacı tarafın çalışma sürelerine ilişkin beyanları ve iddialarının gerçek olmadığını, davacının müvekkili şirkete ait iş yerine ilk olarak 30.09.2006 yılında işe girdiğini, 02.09.2017 tarihinde işten haklı sebeple (ahlak ve iyi niyet kurallarına uymama sebebiyle) işten çıkışının yapıldığını, davacının müvekkili şirkete iş başvurusu yaptığını ve bu başvuruya istinaden müvekkili şirket de davacıyı 30.09.2006 tarihinde işe alarak Kuruma kaydının yapıldığını, bu hususun davalının imzasının olduğu 30.09.2006 tarihli iş sözleşmesi ile de açık olduğunu, davacının müvekkili iş yerindeki çalışma süresinin Kurum kayıtlarındaki gibi olduğunu, bu nedenle bu konudaki dava dilekçesindeki talep ve beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, bu gibi hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve önemle yürütülmesi gerektiğini, davacının uyuşmazlık konusu dönemde hizmet kaydının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet tespiti davasının kabulü ile davacının, davalı iş yerinde 02.10.2004-30.09.2006 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışma süresinin SGK kayıtlarındaki gibi olduğunu, hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, tanık beyanlarını ve bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini beyan etmektedir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili; hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, dinlenen tanıkların dava konusu dönemde çalışan tanıklar olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 02.10.2004-30.09.2006 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı şirkete ait Otel iş yerinde 02.10.2004-30.09.2006 tarihleri arasında büro görevlisi olarak geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, 30.09.2006 tarihli Bireysel İş Sözleşmesi kapsamında davacının 30.09.2006- 02.09.2017 tarihleri arasında davalıya ait .... sicil numaralı iş yerinden bildiriminin yapıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, davacının uyuşmazlık konusu dönemde de davalı iş yerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Bu kapsamda Mahkemece, 30.09.2016 tarihli Bireysel İş Sözleşmesi davacıya gösterilerek, imza inkarı olup olmadığı, imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulmalı, davacı tarafından itiraz edilmesi durumunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmalı, buna göre sözleşmenin geçerli olup olmadığı belirlenmeli, imzanın davacının eli ürünü olduğu saptandığında bu yazılı belgenin aksini eş değer kanıtla ispatlaması için davacıya kabul edilebilir süre tanınarak sunacağı deliller toplanmalı, sonucuna göre sözleşmenin geçerli olmadığı belirlendiğinde ya da hata, hile, ikrah durumunun varlığı halinde ise dönem bordrolarında adı geçen diğer bordro tanıklarının da dinlenilmesi, davacının çalışmalarının blok halinde kesintisiz olarak geçip geçmediğinin belirlenmesi, davacının çalıştığı iddia edilen davalı şirkete ait iş yerinin otel olması sebebiyle; iş yerinin çalışmaları kolluk kuvvetleri ve idari birimler denetimi altında yapıldığı gözetilerek; mahkemece ilgili emniyet birimi, ilgili belediye ve turizm il müdürlüklerinden davacının yazışma ve belgelerde isminin geçip geçmediğinin araştırılması; söz konusu Kurumlardan uyuşmazlık konusu dönemde çalışmaları bulunan kişilere ait listeler varsa getirtilerek, davacının çalışmasını bilen daha fazla kamu tanığı tespit olunarak dinlenilmesi suretiyle davacının bildirim öncesi olan ve talep konusu edilen dönem yönünden çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0e31c41c30b26159 bf7ff8f937054898