10. Hukuk Dairesi 2024/12466 E. , 2025/1810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/444 E., 2024/198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/429 E., 2021/647 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde; Haziran 2010-Eylül 2017 tarihleri arasında kurye elemanı olarak çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili; .... Lojistik ile .... Lojistik'in farklı firmalar olduğunu, davalı şirketin kuruluşunun 04.03.2014 tarihinde olduğunu, dava dilekçesinde anılan tarihlerde faaliyette bile olmayan davalı şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, hizmet tespit davalarında hak düşürücü sürenin 5 yıl olduğunu bu sebeple davanın zamanaşımı sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, davacının iddia etmiş olduğu gibi davalı firma olan...Lojistik ile davacı arasında işçi - işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, ayrıca .... unvanlı şirket ile davalı şirket arasında da herhangi bir ilişki bulunmadığını, davacının davalı şirkette birkaç gün çalıştığını ve bu birkaç gün çalışmasının da SGK' ya bildiriminin yapıldığını, bu birkaç gün sebebinin de iş yoğunluğuna bağlı olarak dönemsel bazlı işçi eksikliğinin ortaya çıkmasından kaynaklı olduğunu, söz konusu neden ile işçinin hizmet borcunun sürekli olmaması, davalı şirketin de işçiyi birkaç kez günlük çalıştırıp sigortasını da bildirmiş olması sebebi ile davacının talep ettiği sürelere ilişkin hizmeti bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, hizmet tespiti davalarında eylemli çalışmanın tespit edilmesi gerektiğini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının yeterli olmadığını, bu nedenle o kişinin eylemli olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini, yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi olan bu davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin bu belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğini, ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilemediğinin yöntemince araştırılması gerektiğini, bu yasal koşul oluşmuşsa iş yerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığını, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının eksiksiz bir şekilde belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, Mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, Medeni Hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği Ticaret Sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik Ticaret Sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir. Dosya kapsamından; Mahkemece davalı .... Lojistik Dağıtım Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin geri çevirme kararı ile dosyaya celbedilen Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı .... Lojistik Dağıtım Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 01.01.2019 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının 29.01.2019 tarihinde tescil edildiği, 16.09.2022 tarihinde tasfiyesi sona erdiğinden sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa adı geçen şirketi ihya etmesi ve tasfiye memuru atanmasının sağlanması için dava açmak üzere süre vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması halinde taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 610c14b133a0e8eb 0d86e6453230d291