10. Hukuk Dairesi 2024/12633 E. , 2025/719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1968 E., 2022/2403 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/265 E., 2022/329 K. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli ek kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin, ticari faaliyetine başladığı tarih olan 13.02.1995 tarihinden itibaren tescil edilmesi için davalı Kuruma 27.07.2020 tarihinde dilekçe ile başvuru yapıldığını, davalı Kurumun 28.08.2020 tarihli cevabı ile anılan tarihte Bağ-Kur tescil başvurusu yapılmadığından 619 sayılı KHK'nın geçici l. maddesi uyarınca sigortalılık tescil talebinin reddedildiğini, oysa yasal mevzuat uyarınca 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında Bağ-Kur'a giriş bildirgesi verilmesi, prim ödemesi yapılması ve yazılı sigortalılık talebi olması halinde sigortalılığın 04.10.2000'den önceye götürülmesi gerektiğini, davacının Kartal Vergi Dairesine 30.04.2002 tarihinde bildirim yaparak tescil talebinde bulunduğunu, davacının başvurusu 08.08.2001 - 02.08.2003 tarihleri arasında yapıldığından, Bağ-Kur kaydının faaliyete başlamış olduğu 13.02.1995 tarihinden itibaren tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı KHK'nın geçici l. maddesiyle 1479 sayılı Kanun'a göre sigortalılık nitelikleri taşıdığı halde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetlerinin KHK'nın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle başlayacağının öngörüldüğünü, davacının 04.10.2000 tarihinden önceki vergi kayıtlarına istinaden sigortalılık başlangıç tarihinin ve süresinin değiştirilmesinin yasal mevzuat uyarınca mümkün bulunmadığını, Kurum işleminin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescil talebi itibariyle uygulanması gereken 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görüldüğünden davacının Bağ-Kur sigorta başlangıcının talebi doğrultusunda 13.02.1995 olarak kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile davacının Bağ-Kur başlangıcının 13.02.1995 tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Davalının istinaf başvurusunun reddine, 2-İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2020/265 Esas, 2022/329 Karar sayılı 20.05.2022 tarihli kararının kamu düzeni yönünden kaldırılmasına, 3-Davanın kabulü ile 4-Davacının 13.02.1995 - 04.10.2000 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının süresinde başvurusu ve tescili bulunmadığını, Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının mümkün olmadığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı temyiz dilekçesinde; ek karar ile süre yönünden temyiz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, süresi içerisinde temyiz yoluna başvurduklarını beyanla ve esasa ilişkin temyiz taleplerinin tekrarla ek kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 13.02.1995 - 04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine hususlarına ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvuran davalı Kurumun temyiz kanun yoluna başvurma süresinin 03.02.2023 tarihinde dolacağı, davalı vekilinin temyiz yoluna başvurma dilekçesinin ise 13.06.2023 tarihinde UYAP sistemi üzerinden sunulduğu, temyiz yoluna başvurma dilekçesinin HMK'nın 346/1. maddesi gereğince kanuni süre geçtikten sonra verildiği gerekçesiyle temyiz başvurusunun 13.09.2023 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş ise de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 1. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, davalı Kurumun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinden olduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan vekil Av. ...'a normal posta yoluyla 20.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesinin hatalı olduğu, buna göre karar davalı Kuruma usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davalı Kurum adına Bölge Adliye Mahkemesi kararını öğrenme tarihine göre süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulmuş olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvurusunun reddine dair ek kararının kaldırılmasına, 2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Kurum vekilinin temyiz başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e6d2166bb7693c4 e9a4c68511209d4d