Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9015 E., 2025/737 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9015 E., 2025/737 K. (15.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9015
Karar No
2025/737
Karar Tarihi
15.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9015 E. , 2025/737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3295 E., 2022/3397 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/773 E., 2020/512 K. Taraflar arasında iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken 06.02.2014 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığını ve malul kaldığını beyanla bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 06.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 196.484,88 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını, davacının 28.07.2008 - 24.09.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının tüm istihkaklarının banka hesabına yatırıldığını, davacının makinenin durmasını beklemeden el ile müdahale etmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, kaza tarihinde yapılan incelemede herhangi bir arızanın bulunmadığını ve kazanın oluşumunda davacının ilgili kullanım talimatlarına uymaması sonucu meydana geldiğini, kaza sonrası alınan ifadesinde de dikkatsizlik sonucu kazanın meydana geldiğini ikrar ettiğini, kaza sonrası davacının hastaneye götürüldüğünü ve tüm tedavi masraflarının da davalı şirket tarafından karşılandığını beyan ederek davanın haksız olduğu ve reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".... Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun yapılan değerlendirme sonucunda davacının %42 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, yapılan kusur incelenmesinde davalı ... Tekstil Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinin %50, davacı ...'nın ise %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, aktüerya bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama neticesinde davacının 287.944,45 TL maddi zararının olduğu anlaşılmış, taleple bağlılık ilkesi gereği taleple bağlı kalınarak asıl dosya yönünden 196.484,88 TL, dosyamız ile birleşen Bursa 7. İş Mahkemesi'ne ait 2021/375 Esas sayılı dosya yönünden ise 90.975,57 TL olmak üzere toplam 287.460,45 TL maddi tazminat talebinin kabulü şeklinde karar vermek gerekmiştir. Olay sonrasında yaşanan acı, şok ve davacının vücut bütünlüğünün gördüğü zararın davacıda meydana getirdiği ruhsal bozukluk nedeniyle davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla yukarıda açıklanan ilkelere göre belirli bir meblağın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiştir. Bu şekilde; kazalının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, dikkat ve özen göstermek konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek günün ekonomik koşulları itibariyle manevi tazminat miktarı belirlenerek neticede; maddi tazminat yönünden talep gibi, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiş... " gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile A-Asıl dava dosyası yönünden; 1.Maddi tazminatı yönünden; 196.484,88 TL maddi tazminat alacağının iş kazasının yaşandığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B-Birleşen Bursa 7. İş Mahkemesinin 2021/375 Esas sayılı dosyası yönünden; 1.Maddi tazminatı yönünden; 90.975,57 TL maddi tazminat alacağının iş kazasının yaşandığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, C-Birleşen Bursa 5. İş Mahkemesinin 2017/411 Esas sayılı dosyası yönünden; 1.Manevi tazminatı yönünden; 50.000,00 TL manevi tazminat alacağının iş kazasının yaşandığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul edilmesi ve bu nedenle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının dikkatsizliği ve kusuru sonucu kazanın meydana geldiğini, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tespit edilen sürekli iş göremezlik derecesini kabul etmediklerini, hesap raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, birleştirme kararlarının davalıya tebliğ edilmediğini, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaması nedeniyle ek dava açamayacağını, kararın gerekçelendirilmediğini, haksız olarak manevi tazminata hükmedildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut olayda; yukarıda belirtilen yasal prosedüre uygun inceleme yapılması, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun bu konuda son merci olması ve mütalaasının bağlayıcı nitelikte bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince, davacının, dava konusu iş kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik derecesinin %42 olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Somut olayda; tarafların kusur oranları, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, sürekli iş göremezlik oranı ve olay tarihi dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun bulunduğundan bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. AAÜT'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinin 2. fıkrasında; davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinin açıkça belirtilmesi nedeniyle bu hususa yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ve davalı vekili temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararı temyiz etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme A)Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre davacı vekilince davacı için 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince 50.000 TL manevi tazminata hükmolunduğu, tazminatın reddine ve kabulüne karar verilen kısımlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz sebepleri ve kapsamına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı