Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/12350 E., 2025/1689 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12350 E., 2025/1689 K. (10.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12350
Karar No
2025/1689
Karar Tarihi
10.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12350 E. , 2025/1689 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1877 E., 2024/1103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2022/118 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.06.2016- 30.09.2018 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığını, işçilik alacak davasında hükmedilen alacakların icra takibi ile tahsil edildiğini, Kanuna göre Mahkeme kararına istinaden yapılan ücret niteliğindeki ödemelerin prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiğini belirterek, kesinleşen ilam ve icra dosyası ile ödenen ücret niteliğindeki alacaklar dikkate alınarak prime esas fark kazançların tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili dilekçesinde özetle, davada zamanaşımının dolduğunu, davacının 20.06.2016- 30.09.2018 tarihleri arasında çalıştığını, herhangi bir hak ve alacağı olmadığı halde haksız olarak dava açıldığını, davanın kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer ve yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacak davasında ücretin tanık deliline dayanarak belirlendiğinden iş bu davada kesin delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ücret iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda da bu yönde bir tespit yapılmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadan kesinleşen alacak davasına göre karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili, davacının hangi tarihler arasında hangi ücretle çalıştığını açıklaması gerektiğini, son ücretten geriye doğru oranlama yapılarak ücret tespit edilemeyeceğini, ücrete yönelik belge ibrazı halinde ise bu belgenin sadece belgenin ait olduğu ay bakımından tespite esas teşkil edebileceğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, her türlü araştırmanın re'sen yapılması gerektiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacak davasında ücret tespiti tanık deliline dayanarak belirlendiğinden Mahkeme kararının işbu davada kesin delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, işçilik alacakları talepli davada taleple bağlılık ilkesi mevcutken prime esas kazancın belirlenmesi talepli davada re'sen araştırma ilkesinin mevcut olduğu, Mahkemece sadece işçilik alacakları talepli dava dikkate alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurumun resmi kayıtları incelenmeli, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiği, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı şirket ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı