Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/12341 E., 2025/1619 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12341 E., 2025/1619 K. (06.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12341
Karar No
2025/1619
Karar Tarihi
06.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12341 E. , 2025/1619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/234 E., 2024/208 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Yönetiminin işçisi olarak 15.10.1999-20.05.2015 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalışması nedeniyle hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil apartmanında hiçbir zaman apartman görevlisi olarak çalışmadığını, önce babası ... ...'un, apartman görevlisi olarak işe alındığını, onun vefatından sonra sonra ağabeyi...'un kaloriferci olarak işe alındığını, davacının ağabeyine yardımcı olmak amacıyla davalı müvekkil ile aralarında hizmet bağı olmaksızın zaman zaman başı işleri yaptığını, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının yasal süresinde açılmadığını, öncelikle süre yönünden davacının davasının reddine karar verilmesini, Kurumları kayıtlarında davacının diğer davalıya ait işyerinde dava dilekçesinde belirttiği sürelere ait davalı yanında çalışmasının bulunmadığını, ayrıca davacının 17.03.2006 tarihinden beri ölüm aylığı aldığının tespit edildiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.04.2016 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 15.10.1999-20.05.2015 tarihleri arasında, dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak, işçi sıfatı ile 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin 14.04.2016 kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 07.11.2016 tarihli kararı ile ".. Mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda öncelikle davacının hangi tarihten itibaren davalı apartmanda görevini ifa ettiği ve davacının tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı çalıştığı hususu irdelenmeli; çekişme konusu dönem yönünden bunun başlangıç ve sona erme tarihi belirlenmeli, bu amaçla apartman gelir gider defterinde yer alan harcamaların ödeme tarihlerinden ve kaç gün üzerinden ödeme yapıldığı hususlarından yararlanılmalı, apartmana ait karar defterlerinde davacının ağabeyi ve babasının çalışan olarak görünmesi karşısında asıl çalışanın kim olduğu net olarak belirlenmeli, tarafların gösterdiği tanıklar ile yetinilmeyerek, civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar diğer apartmanların kapıcıları ve yöneticileriyle, başta komşu market işleten ve çalışanları ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, bununla birlikte davacının tüm mesainin apartmana hasredilip hasredilmediği, davacının yaptığı işin apartmanda periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, başka apartmanlarda veya işyerlerinde herhangi bir hizmetin söz konusu olup olmadığı irdelenmeli, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan, işyerinin kapsamı araştırılmalı, davacının faaliyeti kapsamında hangi işleri yaptığı, yapılan işin hizmet akdi olup olmadığı, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde bu kez günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir..." belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.02.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 15.10.1999 - 20.05.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak işçi sıfatı ile 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı kanun kapsamında ayda 10 gün kısmi zamanlı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 20.02.2018 kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 04.10.2018 tarihli kararı ile "...somut davada öncelikle Mahkemece davacının talebi somutlaştırılmalı, hangi dönemde, hangi adresler ve işverenler yanında, hangi sürelerde, nasıl çalıştığı açıklattırılmalıdır. Bu anlatılanlar ışığında tanık ifadeleri incelendiğinde bir çoğunun soyut ifadeler taşıdığı, davacının hangi tarihte işe başladığı, hangi tarihlerde ara verdiği, işverenin hangi şubelerinde ve adreslerde çalıştığı hususunda yeterli somut beyanlara rastlanılmadığı görülmektedir. Ayrıca Mahkemece, öncelikle davacının asıl kaloriferci olarak çalışan babasına ve kardeşine yardım etmesinin sigortalılık kazandırmayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu sebeple 11.05.2008 tarihine kadar olan talep yönünden davacının iddiasının yardım etme seviyesinde kaldığı anlaşıldığından bu tarihe kadar olan talebin reddi gerekir. Davacının geri kalan talebi yönünden verilen hüküm ise eksik incelemeye dayanmaktadır. Bu nedenle öncelikle davacının babasından dolayı aldığı aylığın niteliği araştırılmalı, re'sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan, işyerinin kapsamı araştırılmalı, davacının faaliyeti kapsamında hangi işleri yaptığı, yapılan işin hizmet akdi olup olmadığı, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde bu kez günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 11.02.2020 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 11.05.2008-20.05.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında ayda 10 gün kısmi zamanlı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin 11.02.2020 kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 01.04.2021 tarihli kararı ile "...1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-)Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut davada öncelikle mahkemece davacının çalışmasına konu 11.05.2008 tarihi sonrası davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı apartmanda hangi yıl, hangi tarihler arasında kaloriferlerin yakıldığı belirlenmeli, kaloriferlerin yandığı dönemle, yanmadığı dönem arasında çalışma saatleri bakımından farklılıklar olacağından, davacının kaloriferlerin yandığı dönemdeki çalışmasının tam gün üzerinden olacağı, geri kalan süre de ise davacının hangi tarihlerde ne gibi işler yaptığı ve buna günde ne kadar saat ayırdığı araştırılarak, kaloriferlerin yanmadığı dönemdeki çalışması kısmi zamanlı olduğundan, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.." gerekçesiyle karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 03.03.2022 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı Apartman Yönetimi nezdinde 11.05.2008-20.05.2015 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile iş sözleşmesine bağlı olarak 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun kapsamında ayda 10 gün kısmi zamanlı çalışmasının bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. G. Dördüncü Bozma Kararı Mahkemenin 03.03.2022 kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 15.09.2022 tarihli kararı ile "...11-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-)Eldeki dava dosyası incelendiğinde Mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın ilgili kararın gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Bir önceki bozma ilamında açıkça davacının çalışmasıyla ilgili kaloriferlerin yandığı dönemle, yanmadığı dönem arasında çalışma saatleri bakımından farklılıklar olacağı ve davacının kaloriferlerin yandığı dönemdeki çalışmasının tam gün üzerinden olacağı belirtilmesine rağmen bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve bozma öncesinde verilen karar gibi hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında bir önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, Mahkemece davacının çalışmasına konu 11.05.2008 tarihi sonrası davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı apartmanda hangi yıl, hangi tarihler arasında kaloriferlerin yakıldığı öncelikle açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu belirlemenin ardından kaloriferlerin yandığı dönemle, yanmadığı dönem arasında çalışma saatleri bakımından farklılıklar olacağından, davacının kaloriferlerin yandığı dönemde ki çalışmasının tam gün üzerinden olacağı, geri kalan süre de ise davacının hangi tarihlerde ne gibi işler yaptığı ve buna günde ne kadar saat ayırdığı araştırılarak, kaloriferlerin yanmadığı dönemdeki çalışması kısmi zamanlı olduğundan, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. H.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça 15.10.1999 tarihinden itibaren 20.05.2015 tarihine kadar kesintisiz olarak davalı apartman nezdinde kapıcı olarak çalıştığı gerekçesi ile işbu dava açılmış ise de dava konusu apartmanın kalorifercisi ve kapıcısının davacının babası ve kardeşi olduğu, davacının asıl kaloriferci olarak çalışan babasına ve kardeşine yardım ettiği anlaşılmakla çalışmalarının yardım etme kapsamında kaldığından 11.05.2008 tarihine kadar olan talebinin reddine, bozma ilamı sonrası dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve özellikle dava konusu apartmanın bağlı bulunduğu mahalle muhtarının beyanları ile davacının davalı apartmanın kapıcı dairesinde ikamet etmesi nedeni ile davacının 11.05.2008-20.05.2015 tarihleri arasında davalı apartman nezdinde işçi sıfatı ile çalıştığı, karar defterinin incelenmesinde davalı apartmanın tek bir blok ve 18 daireden oluşması karşısında davacının çalışmasının dinlenen tanık beyanlarından davacının kalorifer yakma, çöp toplama ve apartman merdiven temizliği hizmetlerini yerine getirdiği ve bu çalışmasının 15 Ekim - 15 Mayıs tarihleri arasında kalorifer yandığı dönemde tam zamanlı, 16 Mayıs- 14 Ekim tarihleri arasında tanık beyanlarında diğer yapılan işlerin davacının 3-4 saatini alıyor şeklindeki beyanları değerlendirilerek yapılan işlerin niteliği gereği günde 2,5 saat olmak üzere kısmi süreli çalıştığının kabulü ile davanın kısmen kabülüne ve davacının davalı nezdinde dönemin asgari ücreti ile 2008/5 - 2008/6 - 2008/7 - 2008/8 ve 2008/9 döneminde 10 gün, 2008/10 döneminde 20 gün, 2008/11 - 2008/12 - 2009/1 - 2009/2 - 2009/3-2009/4 döneminde 30 gün, 2009/5 döneminde 20 gün, 2009/6 - 2009/7 - 2009/8 - 2009/9 döneminde 10 gün, 2009/10 döneminde 20 gün, 2009/11- 2009/12 - 2010/1 - 2010/2 - 2010/3 - 2010/4 döneminde 30 gün, 2010/5 döneminde 20 gün, 2010/6 - 2010/7 - 2010/8 - 2010/9 döneminde 10 gün, 2010/10 döneminde 20 gün, 2010/11 - 2010/12 - 2011/1 - 2011/2 - 2011/3 - 2011/4 döneminde 30 gün, 2011/5 döneminde 20 gün, 2011/6 - 2011/7 - 2011/8 - 2011/9 döneminde 10 gün, 2011/10 döneminde 20 gün, 2011/11 - 2011/12 - 2012/01 - 2012/02 - 2012/03 - 2012/04 döneminde 30 gün, 2012/05 döneminde 20 gün, 2012/06 - 2012/07 - 2012/08 - 2012/09 döneminde 10 gün, 2012/10 döneminde 20 gün, 2012/11 - 2012/12 - 2013/01 - 2013/02 - 2013/03 - 2013/04 döneminde 30 gün, 2013/05 döneminde 20 gün, 2013/06 - 2013/07 - 2013/08 - 2013/09 döneminde 10 gün, 2013/10 döneminde 20 gün, 2013/11 - 2013/12 - 2014/01 - 2014/2 - 2014/3 -2014/4 döneminde 30 gün, 2014/05 döneminde 20 gün, 2014/06 - 2014/07/2014/08/-2014/09 döneminde 10 gün, 2014/10 döneminde 20 gün, 2014/11 - 2014/12 - 2015/1 - 2015/2 - 2015/3 - 2015/4 döneminde 30 gün, 2015/05 döneminde 16 gün çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde ; davacının çalışmasının kesintisiz ve tam zamanlı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde ;kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir. 3.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hak düşürücü süre yönünden dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 15.10.1999-20.05.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı