Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/12250 E., 2025/1090 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12250 E., 2025/1090 K. (23.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12250
Karar No
2025/1090
Karar Tarihi
23.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12250 E. , 2025/1090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/382 E., 2024/156 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; icra takibine konu borcun bulunmadığının tespiti, yaşlılık aylıklarından kaynaklanan yersiz aylık borcu olmadığının tespiti, yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin iptali, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemesince 14.07.2015 tarih, 2013/484 E., 2015/261 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Bu çerçevede tarafların alacak ve borçlarının mahsubu için, öncelikle, davacıya süresinde ödenmeyen birikmiş aylıkların belirlenmesi gerekmektedir. Bu tespitten sonra anılan madde metninde de belirtildiği üzere, davacıya yersiz ödenen aylık tutarlarının davacının alacaklarından mahsubu yapılırken, öncelikle, en eski tarihli yersiz ödenen aylık tutarı ile davacıya Kurumca ödenmesi gereken ilk aylık tutarından başlanarak borç ve alacak asıllarından mahsup yapılmalı, borç veya alacak asıllarından bakiye kaldığı takdirde bu tutara kanuni faiz uygulanmalıdır. Türkiye’de 25.07.1956 tarihinde işe girişi, yurtiçi 1956-1971 tarihleri 4/1-a kapsamında 5084 gün, 3201 sayılı Kanun kapsamında 08.12.1987-08.12.1992 tarihleri arası 1800 gün borçlanma süresi olmak üzere 6884 gün üzerinden davacıya 01.05.1993 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, yurda kesin dönüş şartını yerine getirmediği gerekçesiyle 2010/Mart dönemi itibariyle aylığının kesilerek 24.09.1999-24.02.2010 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylıklar borç tahakkuk ettirilerek hakkında icra takibi başlatıldığı, aynı zamanda davacının 26.02.2009 tarihli ikinci tahsis talebine istinaden yurtiçi çalışmaları olan 5084 gün üzerinden 01.03.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, 01.07.1944 doğumlu, 19.04.1993 tarihli tahsis talep tarihi itibariyle yurt içi 25.07.1956-30.09.1971 tarihleri arası 5084 gün 4/1-a kapsamında hizmeti bulunan davacının yaşlılık aylığı bağlama şartları, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma süresi olmaksızın başlangıç tarihi itibarıyla mevcut ise de; aynı dönemlerde 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma uyarınca fazladan ödenen fark aylık miktarları yönünden davalı Kurum’un istirdat hakkı mevcuttur. Kurumun istirdat hakkı mevcuttur. Şu halde, yukarıda bahsedilen hususlar çerçevesinde, 24.08.2009 tarihli TR4 belgesine göre 20.10.1971-30.06.2009 tarihleri arası çalışma ve sosyal yardım aldığı anlaşılan davacının öncelikle yurtdışı çalışmanın sona erdiği tarih belirlenerek, yurt dışı çalışmanın sona erdiği tarih itibariyle yurtiçi çalışma ve yutdışı borçlanma süreleri ile birlikte aylığa hak kazanacağı hususu gözetilerek, yurtiçi çalışmaları ile bağlanan aylığa, yurtdışı borçlanma süreleri de eklenmek suretiyle etkisi belirlenerek yeniden yapılacak araştırma ve alınacak bilirkişi raporuyla, davacının borçlu olduğu tutar diğer ifadeyle davalı Kurumun istirdata hakkı bulunduğu yersiz aylık tutarı 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesi kapsamında usulünce belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

V. MAHKEMECE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR Mahkemenin yukarıda esas karar numarası belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulüne, ... . İcra Müdürlüğünün 2010/11519 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle davacının 4.751,05 TL asıl alacak ve 3.163,16 TL işlemiş faiz olmak üzere 7.914,21 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı kurumca kesilen 1.000,00 TL'nin faizi ile davacıya iadesine, davacının fazlaya ilişkin borçlu olmadığı yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin dosya içine alınan bilirkişi raporunu kararına esas aldığını belirtmesine rağmen, raporda; davalı Kurumun 27.08.2010 tarihi itibariyle yersiz ödeme alacağının 7.914,21 TL olduğu belirtildiği ve Mahkemenin sadece bu kadar borcun tahsili gerektiğine karar vermesi gerekirken davacının 7.914,21 TL borcunun olmadığına dair karar verilmiş olmasının çelişkili ve hatalı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibine konu borcun bulunmadığının tespiti, yaşlılık aylıklarından kaynaklanan yersiz aylık borcu olmadığının tespiti, yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin iptali, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir. İnceleme konusu davada, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, davacının kesin dönüş tarihinin tespiti amacıyla Almanya sosyal güvenlik makamlarından davacının sigortalılık bilgisini içerir son tarihli TR4 belgesinin masrafları verilmediği için dosya içine alınmadığı, buna göre de istirdata konu sürenin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; davacının yurtdışından kesin dönüş tarihinin, son tarihili yurt dışı sigortalılık belgesinin dosya içine celbi ile yurtdışı çalışmanın sona erdiği tarih belirlenerek, yurt dışı çalışmanın sona erdiği tarih itibariyle yurtiçi çalışma ve yutdışı borçlanma süreleri ile birlikte aylığa hak kazanacağı hususu gözetilerek, yurtiçi çalışmaları ile bağlanan aylığa, yurtdışı borçlanma süreleri de eklenmek suretiyle etkisi belirlenerek yeniden yapılacak araştırma ve alınacak bilirkişi raporuyla, davacının borçlu olduğu tutar diğer ifadeyle davalı Kurum’un istirdata hakkı bulunduğu yersiz aylık tutarı 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesi kapsamında usulünce belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 23.01.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı