Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9692 E., 2025/1087 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9692 E., 2025/1087 K. (23.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9692
Karar No
2025/1087
Karar Tarihi
23.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/9692 E. , 2025/1087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/146 E., 2024/1153 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/84 E., 2022/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; aksine Kurum işlemlerinin iptali ile 01.03.2015-18.05.2018 tarihleri arasında 75.801,24 TL yersiz aylık borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulü gerektiğini, davacıya bağlanan aylıkta hata bulunmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile 01.03.2015-18.05.2018 tarihleri arasında 75.801,24 TL yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 22.05.1985 tarih 18761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3201 sayılı Yasa'nın "Başvurulacak Kuruluşlar" başlıklı 3. maddenin ilk şeklinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurda kesin dönüş yapanların, kesin dönüş tarihinden itibaren; Sosyal güvenlik kuruluşlarından hiç birine tabi bulunmamaları halinde Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurmaları gerektiğini düzenlenmiştir. İnceleme konusu davada, davacının Türkiye'de 01.10.1977-03.06.1981 tarihleri arasında 381 gün 506 sayılı Kanun, 20.04.1982-01.08.1983 tarihleri arasında 461 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi bulunduğu, 01.05.1962 doğumlu davacının Avusturya'da geçen 01.09.1989-09.01.2004 tarihleri arasındaki sigortalılık süresini 19.04.2011 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, hazırlanan tahakkuku süresinde ödediği, 18.02.2015 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 5168 gün yurt dışı borçlanma süresi, 381 gün 506 sayılı Kanun , 461 gün 1479 sayılı Kanun süresi olmak üzere toplam 6010 gün üzerinden 01.03.2015 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 08.02.2019 tarihli bağlanan aylığının düşük olduğuna dair itirazı üzerine yapılan inceleme sonucu borçlanmanın hatalı olarak 4/1-a kapsamda alındığı, borçlanmanın 4/1-b kapsamda olması gerektiği belirtilerek aylığın bağlandığı tarih itibariyle iptal edilerek 01.03.2015-18.05.2019 dönemi için ödenen 75.801,24 TL'nin yersiz aylık borcu olarak çıkarıldığı, davacının itirazının reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı, 01.09.1989-09.01.2004 tarihleri arasında Almanya'da geçen sigortalılık süresini 19.04.2011 tarihinde yani 3201 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22.05.1985 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ilk şeklinin yürürlükte olduğu tarihte borçlanma talebinde bulunduğundan ve bu tarih itibariyle yurda kesin dönüş tarihinden itibaren herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanların Sosyal Sigortalar Kurumuna başvuracağı düzenlendiğinden, davacının da bu kapsamda sosyal sigortalar kurumuna başvurmuş olması ve Türkiye'de geçen sigortalılık süresinin, Türkiye'ye kesin dönüş tarihinden sonra değil Almanya'ya gitmeden önce geçen 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi olması karşısında davacının ödediği yurtdışı borçlanma süresinin 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda Mahkemece, davacının yurt dışı borçlanma süresinin 506 sayılı Kanun kapsamında alınması gerektiği ve 18.02.2015 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması koşullarını taşıdığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 548e790da9d03055 749525f1b6fc3801 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/9692 E. , 2025/1087 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/146 E., 2024/1153 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/84 E., 2022/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; aksine Kurum işlemlerinin iptali ile 01.03.2015-18.05.2018 tarihleri arasında 75.801,24 TL yersiz aylık borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulü gerektiğini, davacıya bağlanan aylıkta hata bulunmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile 01.03.2015-18.05.2018 tarihleri arasında 75.801,24 TL yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 22.05.1985 tarih 18761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3201 sayılı Yasa'nın "Başvurulacak Kuruluşlar" başlıklı 3. maddenin ilk şeklinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurda kesin dönüş yapanların, kesin dönüş tarihinden itibaren; Sosyal güvenlik kuruluşlarından hiç birine tabi bulunmamaları halinde Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurmaları gerektiğini düzenlenmiştir. İnceleme konusu davada, davacının Türkiye'de 01.10.1977-03.06.1981 tarihleri arasında 381 gün 506 sayılı Kanun, 20.04.1982-01.08.1983 tarihleri arasında 461 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi bulunduğu, 01.05.1962 doğumlu davacının Avusturya'da geçen 01.09.1989-09.01.2004 tarihleri arasındaki sigortalılık süresini 19.04.2011 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, hazırlanan tahakkuku süresinde ödediği, 18.02.2015 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 5168 gün yurt dışı borçlanma süresi, 381 gün 506 sayılı Kanun , 461 gün 1479 sayılı Kanun süresi olmak üzere toplam 6010 gün üzerinden 01.03.2015 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 08.02.2019 tarihli bağlanan aylığının düşük olduğuna dair itirazı üzerine yapılan inceleme sonucu borçlanmanın hatalı olarak 4/1-a kapsamda alındığı, borçlanmanın 4/1-b kapsamda olması gerektiği belirtilerek aylığın bağlandığı tarih itibariyle iptal edilerek 01.03.2015-18.05.2019 dönemi için ödenen 75.801,24 TL'nin yersiz aylık borcu olarak çıkarıldığı, davacının itirazının reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı, 01.09.1989-09.01.2004 tarihleri arasında Almanya'da geçen sigortalılık süresini 19.04.2011 tarihinde yani 3201 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22.05.1985 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ilk şeklinin yürürlükte olduğu tarihte borçlanma talebinde bulunduğundan ve bu tarih itibariyle yurda kesin dönüş tarihinden itibaren herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmayanların Sosyal Sigortalar Kurumuna başvuracağı düzenlendiğinden, davacının da bu kapsamda sosyal sigortalar kurumuna başvurmuş olması ve Türkiye'de geçen sigortalılık süresinin, Türkiye'ye kesin dönüş tarihinden sonra değil Almanya'ya gitmeden önce geçen 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi olması karşısında davacının ödediği yurtdışı borçlanma süresinin 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda Mahkemece, davacının yurt dışı borçlanma süresinin 506 sayılı Kanun kapsamında alınması gerektiği ve 18.02.2015 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması koşullarını taşıdığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 548e790da9d03055 749525f1b6fc3801 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı