Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/12198 E., 2025/1420 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12198 E., 2025/1420 K. (04.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12198
Karar No
2025/1420
Karar Tarihi
04.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/12198 E. , 2025/1420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1070 E., 2024/1166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Trabzon 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/318 E., 2023/44 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... Şubesinde temizlik görevlisi sıfatıyla çalışmaya başladığını, 09.09.2000 tarihinden iş akdinin sona erdiğini 31.12.2019 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, Trabzon SGK İl Müdürlüğünde bulunan işveren dosyası ve davacının SGK hizmet dökümü incelendiğinde davalı banka tarafından müvekkilinin işe başlama tarihi olan 09.09.2000'den sigortalı gösterilmeye başlandığını 01.02.2005 tarihine kadar işe giriş bildirgesinin kuruma verilmediğini, müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde gerçek çalışmaları karşılığında SGK primi yatırılmadığını, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu müvekkilin çalışmalarını sigortalı hizmet olarak kabul etmediğini belirterek davacının 09.09.2000-01.02.2005 tarihleri arasını kapsayan sigortasız çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının son işvereninin Yüksel Yönetim Organizasyon Şirketi olduğunu, müvekkili bankanın sözleşme hükümleri ve İş Kanunu gereğince işveren sıfatı bulunmadığından sorumluluğunun da doğmadığı, davacının bahsettiği dönemlere ilişkin taleplerinin müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığından işbu davanın müvekkili şirkete yöneltilmemesi gerektiğini, davacının müvekkili banka bünyesinde işçi-işveren ilişkisi çerçevesinde çalışmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili; davacının 09.09.2000-01.02.2005 tarihleri arasında mezkur iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışmış olduğu iddiasına ilişkin dosya muhteviyatında herhangi bir bilgi ve belge tespit edilemediğini, sigortalılığın oluşumu yönünden fiilen çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, çalışma ilişkisinin kesin olarak ispatlanması gerektiğini ve yazılı kanıtların aksinin ancak yazılı delillerle doğrulanabileceğini, hak düşürücü 5 yıllık sürenin de göz önünde tutularak yargılamanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 09.09.2000-01.02.2005 tarihleri arası davalı ... nezdinde kesintisiz çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını beyan etmiştir. Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık konusu; hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler, tanıkların beyanları gözetildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı