10. Hukuk Dairesi 2024/11408 E. , 2025/836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1327 E., 2024/1119 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/198 E., 2021/757 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından ortak kullanılan evde 01.01.1992 tarihinde ev hizmetlerinde haftada 3 gün ve aylık almak konusunda anlaşarak çalışmaya başladığını, 1992, 1993, 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001, 2002, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında yılda 144 gün, 2003 ve 2004 yıllarında yazlığa gidildiği ve yatılı kaldığı için yılda 340 gün çalıştığını, 1994 yılında özel sebepleri ile çalışmadığını, 31.12.2011 tarihinde sağlık sorunları sebebi ile işi bıraktığını, emeklilik için başvuru yaptığında sigortasının bildirilmediğini öğrendiğini, davalı ... ile konuştuğunda maddi imkânı olmadığını, bu yüzden sigorta yapamayacağını söylediğini, sosyal güvenlik hakkının temel insan haklarından olduğunu, uluslararası norm ve Anayasa ile güvence altına alındığını beyanla sigortalılık günlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü çalışma iddialarının haksız, mesnetsiz ve soyut olduğunu, davacının temizlik için aralıklarla hizmet verdiği dönemin iddiasının aksine 2009 yılına kadar sürdüğünü, bunun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davacının iddialarını kanıtlar mahiyette somut delil ileri sürmediğini, tanık bildirmediğini, soyut ve kötü niyetli açılan davanın reddi gerektiğini, davalılardan ...'un iddianın aksine 1999/Aralık ayına kadar ... ve ...' da ikamet ettiğini, 1999/Aralık ayında Erenköy' deki adrese taşınmakla birlikte fiilen 2011 yılına kadar Beykoz' da kaldığını, ...' un ... ile evlendikten sonra 1999/Aralık ayına kadar Küçükyalı'da ikamet etmekle birlikte 2011 yılına kadar fiilen Beykoz' da yaşadığını, diğer davalı ...' in 1992 yılında davada gösterilen adreste olmadığını, 1993-2008 tarihleri arasında ...' de yaşadığını, davacının sigortalı olabilmesi için çalışmanın sürekli olması gerektiğini, çalışmanın davalıların evinde arada bir ve kesinlikle süreklilik arz etmeyecek biçimde olduğunu, bağımlı ve sürekli bir iş ilişkisi olmadığını, bu itibarla davacı ile davalılar arasında temizlik işlerine dair aylık ücret adı altında belirli bir iş akdinin kurulmamış olduğunu, YHGG' nun 05.02.2014 tarihli kararında da işin belirsiz aralıklarla geçici olarak ya da çağrı üzerine yapılmış olması halinde süreklilik sağlanmayacağına hükmedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalılara ait konutta ev hizmetlisi olarak 01.01.1992 - 31.12.2011 tarihleri arasındaki dönemde 1994 yılı hariç olmak üzere 2003 ve 2004 yıllarında yılda 340 gün, diğer yıllarda 144 gün olarak geçtiği iddia edilen çalışmasının tespitinin mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı, 1994 yılında çalışmanın kesintiye uğradığının davacının kabulünde olduğu, bu haliyle dava açılışı tarihi ve yasal mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak 1994 yılı öncesine ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği, sair hizmet günlerine ilişkin talep yönünde ise alınan kamu ve taraf tanıkları beyanları göz önünde bulundurulduğunda davacının davalıya ait işyerinde Yargıtay Yerleşik İçtihatlarında kabul edilen görüş uyarınca eylemli veya gerçek biçimde çalışması olduğunun ispatlanamadığı, davacının isteminde bulunan hizmet süresinin sürekli ve ücretle geçtiğine ilişkin kuşku ve duraksamaların giderilmemiş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalılara ait evde kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığının dilenen tanık beyanları ile ispatlanamadığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık Şükrü Varis'in beyanlarıyla davacının çalışmalarının ispatlandığını, apartman karar defterinin ibraz edilmekten kaçınıldığını, davacının davalı nezdinde haftada 3 gün çalıştığını, zaman zaman 5 gün çalıştığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.01.1992 - 31.12.2011 tarihleri arasında davalılar nezdinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işverenler nezdinde 01.01.1992 - 31.12.2011 tarihleri arasında ev hizmetlerinde çalışma iddiası hakkında mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup davanın 01.06.2015 tarihinde açıldığı, davacı adına davalı işyerinden herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, 1994 yılında çalışmanın kesintiye uğradığının davacının kabulünde olduğu gözetildiğinde, hak düşürücü süre nedeniyle 1994 yılından önceki dönem yönünden verilen red kararı yerinde ise de 1994 - 31.12.2011 tarihleri arasındaki istem yönünden davanın reddine dair mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının ..., ... ve ... yanında ev hizmetlerini yaptığını iddia etmesi karşısında öncelikle davasını somutlaştırması kapsamında hangi tarihlerde kime hizmet verdiği hususunda açıklama yapması istenmeli, özel hayat ile çalışma hayatının içe içe olduğu gözetilerek re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda davacının kısmi zamanlı çalışma hususu irdelenmeli; bu doğrultuda Mahkemece davanın aydınlatılması yükümlülüğü kapsamında davacıdan davalı işverenler nezdinde hangi işleri yaptığı, ihtilaf konusu dönem içerisinde davalılar nezdinde çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, varsa görevi kapsamında alışveriş yaptığı komşu işyeri çalışanları sorularak taleplerini açıklaması istenmeli, bildirdiği deliller toplanmalı, ayrıca açıklama doğrultusunda davalıların hangi tarihlerde hangi ikamet adresinde yaşadıkları nüfus müdürlüğünden tespit edilmeli, o tarihte komşu olan diğer ev sahipleri yahut ikamet edilen yerde çalışan kapıcılar, yöneticiler tespit edilmeli, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan ve davacıdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yapılan işlere göre davacının davalılar nezdinde yaptığı ev hizmetleri faaliyetini periyodik olarak hangi işler için hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yaptığı ve bunun için ne kadar zaman harcadığı araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak uyuşmazlık konusu dönem yönünden hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.