Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/10657 E., 2025/695 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10657 E., 2025/695 K. (15.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10657
Karar No
2025/695
Karar Tarihi
15.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/10657 E. , 2025/695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/111 E., 2021/25 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; ... 15.08.2002 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, hak sahiplerinden eşine 53.177,69 TL peşin değerli gelir bağlandığını ve 480,26 TL sosyal yardım zammı ödendiğini, kızına 18.435,23 TL peşin değerli gelir bağlandığını ve 341,38 TL sosyal yardım zammı ödendiğini ve bu nedenle davacı Kurumun şimdiden 73.434,56 TL zarara uğradığını, olayın davalıların kusurlu eylem neticesinde meydana geldiğini, ehliyeti bulunmayan bir çalışana iş yerine ait motorsikleti kullandırmasından dolayı işveren birliğin kusurlu olduğunu ve Kurum zararlarından sorumlu olduğunu, Ceza Mahkemesinin 2004/25 Karar sayılı dosyasına esas teşkil eden bilirkişi raporunda davalı ...'in 8/8 oranında kusurlu bulunduğunu, bu nedenlerle kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 3.755,84 TL'nin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı Kurum 17.05.2016 günlü ıslah dilekçesiyle istemini, gelirin tamamı olan 72.434,56 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada ... ve ... herhangi bir kusuru olmadığını, Kurum şöförünün ehliyetinin olduğunu, diğer sürücü ...'in ehliyeti olmadan ve şerit ihlali yaparak kazaya neden olduğunu bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2016 tarih, 2008/25 E., 2016/84 K. sayılı kararıyla; davalı sürücü ... kusursuz, karşı sürücü ... %75, davalı işveren Sulama Birliği %25 kusurlu bulunmak suretiyle, 17.05.2016 günlü ıslah dikkate alınarak tüm davalılar yönünden istemin ıslah gibi davanın kabulü ile 72.434,56 TL'nin tahsis tarihi olan 16.04.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; 15.08.2002 tarihli trafik iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan 16.04.2003 tahsis onay tarihli 72.434,56 TL peşin değerli gelirlerden şimdilik 3.755,84 TL'nin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26. maddesidir. Davacı Kurum 17.05.2016 günlü ıslah dilekçesiyle istemini, gelirin tamamı olan 72.434,56 TL’ye yükseltmiş olan eldeki davada, yapılması gereken iş; davalı işveren nezdinde mühendis ve genel sekreter olarak çalıştığı anlaşılan sigortalının, olay tarihinde davalı sürücü ...’in kullandığı davalı işverene ait motosikletin arka kısmında oturur halde seyrederken, davalı ...’in sevk ve idaresindeki karşı yönden şerit tecavüzü yaparak gelen kamyonla çarpışması ve yolda sürüklenmesi şeklinde meydana geldiği anlaşılan trafik iş kazasında, kask kullanmadığı anlaşılan sigortalıya bir kusur izafesi gerekeceğinden, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş yeniden kusur raporu alınması, Mahkemece, 17.05.2016 havale tarihli dilekçe ile davacı tarafından ıslah yoluyla artırılan talepler yönünden, bağlanan gelirlerin onay tarihi (16.04.2003) dikkate alındığında zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçtiğinin anlaşılması karşısında ıslaha konu tutar yönünden istemin reddine karar verilmesi, Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumunun gözetilmesi gerektiği ve Hükme esas kusur bilirkişisi raporuyla davalı sürücü ...’e kusur atfedilmediği halde, sorumluluğu yönüne gidilmesinin ayrıca yerinde görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda kusur raporu alınmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, ...'in %60 kusurlu olduğu, ...'nin %30 kusurlu olduğu, ...'nin %10 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup söz konusu kusur raporunun denetime elverişli gerekçeli olduğu usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı ... Birliğinin zamanaşımı itirazının kabulü ile ıslaha konu tutar yönünden söz konusu davalı yönünden zamanaşımına uğrayan alacak tutarı göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne, kusur izafe edilmeyen ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden hükmü temyiz etmediği için davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalı ... yönünden davanın reddine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile diğer davalı ... yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile 72.434,56 TL'nin tahsis tarihi olan 16.04.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı Kuruma verilmesine, (davalılardan ... yönünden 3.755,84 TL maddi tazminatın tahsis tarihi olan 16.04.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine) karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının süresinde zamanaşımı defiinde bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; %10 kusuru kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslaha yönelik talebin kendisi açısından da zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılar ... ile ...'ten sorumlulukları oranınında alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı