Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/10947 E., 2025/698 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10947 E., 2025/698 K. (15.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10947
Karar No
2025/698
Karar Tarihi
15.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/10947 E. , 2025/698 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/239 E., 2024/397 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 02.06.1992-12.01.1996 tarihleri arası ödediği primler dikkate alınarak bu dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılması ve 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a maddesi kapsamındaki sigortalılık üzerinden 01.04.2016 tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarih, 2018/356-2019/114 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulu ile ... T.C. kimlik no.lu ...’ın vergi mükellefiyeti ve ... Bağ-Kur no.su ile yapmış olduğu prim ödemeleri nazara alınarak 02.06.1992 – 23.08.1994 ve 26.08.1994 – 12.01.1996 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının yargılama sürecinde vergi kaydına dayalı olarak ödediği primlerin karşıladığı sürenin 30.05.1995 tarihine kadar olduğu anlaşılmakla ve 01.06.1995 – 12.01.1996 tarihleri arası dönemin primlerinin ferileri ile birlikte Mahkemece tayin edilen tevdi mahalline ödendiği gözetilerek 02.06.1992 – 23.08.1994 ve 26.08.1994 – 12.01.1996 tarihleri arasındaki 3 yıl, 7 ay, 7 gün (1297 gün) 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı ve temin edilen en son hizmet döküm cetveline göre sigortalılık başlangıcının 506 sayılı Kanun'un 60/G bendine göre 18 yaşını doldurduğu 07.06.1985 tarihi olduğu, 18 yaşından önceki çalışmaların prim gün sayısına eklenmek suretiyle 01.10.1982 – 15.09.2018 tarihleri arası dönemde 4029 günlük SSK sigortalılığı olmak üzere toplam 5326 günlük hizmeti üzerinden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-f bendine göre primin ödendiği tarihi takip eden 01.04.2019 tarihinden itibaren 4/a kapsamında emekli aylığına hak kazandığının tespitine, davacının tahsis talep tarihinde tahsis koşulları oluşmadığından, tahsis talep tarihi itibarıyla aylığa hak kazandığının tespitine yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2019 tarih, 2019/972 E., 2022/1828 K. sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; 02.06.1992-23.08.1994 ve 26.08.1994-12.01.1996 tarihleri arası dönemde fırıncılık faaliyeti nedeniyle vergi kaydı bulunan davacının, 506 sayılı Kanun kapsamındaki tescilinin 01.10.1982 tarihi itibariyle gerçekleşmiş olmasına karşın, Kurum kayıtlarında 1479 sayılı Kanun kapsamında tescil kaydının bulunmadığı; ancak 05** *** ** ** sicil numarasıyla 31.08.1992-01.05.1995 tarihleri arası dönemde yapılan prim ödemeleri dikkate alınarak 02.06.1992-12.01.1996 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti talep edildiği davalı Kurumdan ... Bağ-Kur numarasının kime ait olduğu ve ödenen primlerin herhangi bir sigortalıya maledilip maledilmediğinin sorulduğu, dosyaya gelen cevaplarda, ... numaralı giriş bildirgesinin Bağ-Kur İl Müdürlüğüne teslimi yapılmadığı için sistemde kayıtlı olmadığı ve kime ait olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı, bahse konu numaraya yapılan ödemelerin bankadan yapıldığı, ödeme yapan kişi ya da makbuz bilgisi bulunmadığı ve ödemelerin sistemde görüldüğü, ... Bağ-Kur numarasına ödenen primlerin herhangi bir sigortalıya mal edilmediğinin bildirilmiş olduğu görülmektedir. Şu halde yapılması gereken iş; ... Bağ-Kur no.sunun ve bu Bağ-Kur sicil numarası üzerinden yapılan prim ödemelerinin davacıya ait olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, bu araştırma yapılırken Kurumdan davacı ile aynı isim soy isimli başkaca sigortalı olmadığı sorularak varsa sicil dosyaları istenmeli, ilgili Esnaf Ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasından davacının kaydının olup olmadığı araştırılmalı, prim ödemelerinin yapıldığı ilgili bankalardan da prim ödemelerinin kimin adına yapıldığı araştırılmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle Bağ-Kur sicil no.su ile bu sicil numarası üzerinden tapılan prim ödemelerinin kimin adına yapıldığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının tahsis koşulları da irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektirdiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... T.C. Kimlik no.lu ...’ın vergi mükellefiyeti ve ... Bağ-Kur no.su ile yapmış olduğu prim ödemeleri nazara alınarak 02.06.1992–23.08.1994 ve 26.08.1994–12.01.1996 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacı ... T.C. Kimlik no.lu ...’ın yargılama sürecinde vergi kaydına dayalı olarak ödediği primlerin karşıladığı sürenin 30.05.1995 tarihine kadar olduğu anlaşılmakla ve 01.06.1995–12.01.1996 tarihleri arası dönemin primlerinin ferileri ile birlikte Mahkemece tayin edilen tevdi mahalline ödendiği gözetilerek 02.06.1992–23.08.1994 ve 26.08.1994–12.01.1996 tarihleri arasındaki 3 yıl, 7 ay, 7 gün (1297 gün) 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı ve temin edilen en son hizmet döküm cetveline göre sigortalılık başlangıcının 506 sayılı Kanun'un 60/G bendine göre 18 yaşını doldurduğu 07.06.1985 tarihi olduğu, 18 yaşından önceki çalışmaların prim gün sayısına eklenmek suretiyle 01.10.1982–15.09.2018 tarihleri arası dönemde 4029 günlük SSK sigortalılığı olmak üzere toplam 5326 günlük hizmeti üzerinden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-f bendine göre primin ödendiği tarihi takip eden 01.04.2019 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında emekli aylığına hak kazandığının tespitine, davacının tahsis talep tarihinde tahsis koşulları oluşmadığından tahsis talep tarihi itibarıyla aylığa hak kazandığının tespitine yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 1479 sayılı Kanun hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı