10. Hukuk Dairesi 2023/13854 E. , 2025/2323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3028 E., 2023/2970 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/591 E., 2023/294 K. Taraflar arasındaki asıl davada Bağ-Kur sigortalılık tespiti birleşen davada fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.07.1985 tarihinden itibaren ....Bağ-Kur numarası ile kadın terzisi olarak Kuruma kaydının yapıldığı, davalı Kurumun 01.08.1996 tarihli yazısı ile 11 yıl 1 ay 29 günlük ödenmeyen prim borçlarının faizi ile birlikte ödenmesinin istendiği, daha sonra davacının Kuruma müracaat ederek borcunu taksitler halinde ödediği, davacının 19.12.2008 tarihinde yaptığı emeklilik müracaatı sırasında Kurumun 01.07.1985 – 26.06.1997 tarihleri arasındaki oda kaydını geçersiz sayarak emekliliğe yeterli gün sayısının olmadığı gerekçesi ile tahsis talebini reddettiği, davalı Kurum davacının iptal ettiği 11 yıllık hizmetine karşılık olarak ödediği 2.989,23 TL’lik prim tutarını 27.03.2009 – 27.01.2010 arası için isteğe bağlı sigorta olarak mahsup ettiği, geriye kalan 132 aylık prim tutarı olan 2.989,23 TL’nin de güncellemesi yapılmadan davacıya iade edildiği iddiasıyla 01.07.1985 – 01.08.1996 tarihleri arasındaki Bağ-Kur hizmetinin tespitine ve iptal edilen 11 yıllık hizmete karşılık olarak ödenen 2.989,23 TL’lik prim tutarının ay be ay güncellenerek bu günkü 6. basamaktan hesaplanarak yaşlılık aylığı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1479 sayılı Kanuna tabi olarak 01.07.1985 tarihinden itibaren .... Bağ-Kur tahsis numarası ile Bağ-Kur sigortalısı ve kadın tersizi olarak Kurum kaydının yapıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumundan 01.08.1996 tarihli yazı doğrultusunda Kurum kayıtlarına giriş tarihi 01.07.1985 ve son basamağı da 6 olarak saptanarak davacının 11 yıl 01 ay 29 günlük ödenmeyen Bağ-Kur prim borçlarını ödenmesi konusunda 31.08.1996 tarihi itibari ile prim borcunun 47.188.166 ETL, gecikme zammı 45.957,268 ETL toplam borç miktarının da 93.145,434 ETL olduğu ve borcun en kısa zamanda ödenmesi konusunda yazı gönderildiği, bu olay karşısında davacı tarafından Bağ-Kur'a başvuruda bulunduğu ve geriye dönük olarak 14 yıl 9 aylık dönem için (01.07.1986 - 27.03.2001) 5.082,34 TL'lik 18 ay vade ile aylık %3 gecikme faizi ile birlikte 5.190,34 TL olarak taksitler halinde Kuruma ödendiği, ancak davacı tarafından 19.12.2008 tarihli emeklilik tahsis talebine 27.03.2009 tarihinde Maltepe SGM tarafından "Kayıtlı bulunduğunuz .... ve.... Terziler Esnaf Sanatkarlar Oda kaydının geçirsiz olduğu tespit edilmiş olduğundan, Bağ-Kur giriş çıkışlarında değişiklik mevcut olduğunu, talep tarihi itibari ile 3195 gün Bağ-Kur 44 gün SSK olmak üzere 3239 gün hizmetleriniz bulunduğundan 7200 günlük süresinin dolmadığı tespit edildiğinden talebiniz red edilmiştir" şeklinde cevap verildiği, iş bu durum karşısında davalı Kuruma İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2013/146 Esas ve 2017/200 Karar sayılı ilamı ile davacının 02.07.1986 - 27.03.2001 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, verilen karar davalı Kurum tarafında istinaf kanun yoluna başvurulmak sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinde halen derdest olarak incelemede olduğu, ancak verilen karar ile davacının sadece anılan tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğu tespit edildiği ve fakat davacının Kuruma başvuru tarihi olan ve emekli aylığına hak kazandığı 19.12.2008 tarihinden itibaren birikmiş olan aylıklarının ve faizlerinin ödemesi yapılmadığından iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğu iddiasıyla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 19.12.2008 emeklilik tahsis talep tarihinden itibaren ay be ay faizi ile birlikte hesaplama yapılarak birikmiş emeklilik aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ile dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiği, davacının Bağ-Kur kaydının .... Kadın ve Erkek Terziler Esnaf Sanatkârlar Odasının kaydına istinaden yapıldığı, oda kaydının sahte olduğunun anlaşılması ile de bu hizmetin iptal edildiği, davacının hem 01.07.1985 – 01.08.1996 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, hem de 11 yıllık hizmete karşılık olarak ödenen 2.989,23 TL’lik prim tutarının ay be ay güncellenerek bu günkü 6. basamaktan hesaplanarak ödenmesine karar verilmesini istediği, bu iki talebin birlikte ileri sürülmesinin mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 507 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan esnaf ve sanatkarlar odalarında kullanılan üye kayıt defterleri Bağ-Kur sigortalılığına esas teşkil etmekte olup, anılan yasal hükümlere göre İstanbul Bağ-Kur İl Müdürlüğü, ...’ın .... . Kadın ve Erkek Terziler Odasının ..... sicil numaralı üyesi olduğunun belirtilmesi nedeni ile 01.07.1986 tarihi itibariyle Bağ-Kur kapsamına aldığı ve kanun kapsamına alınma tarihi ile 29.03.2001 arasını Bağ-Kur hizmeti olarak kayıtlarına işlediği, Kurum kayıtlarında da bu hususun görüldüğü, ancak daha sonra davalı Kurum yetkilileri tarafından oda kayıtları üzerinde yapılan inceleme sırasında düzenlenen 24.02.2009 tarihli tutanakta, ... ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Karar Defterinin 05.05.1986 tarihli, 170 nolu karar metni ile ... numaralı oda kaydının yukarıda belirtilen nedenlerle (asıl kaydın üzerinin daksille kapatılarak davacının adının yazılması) uygun bir kayıt olmadığı gerekçesi ile belirtilen dönemdeki hizmetin 01.07.1985 - 01.07.1986 dönemi dışında kalana sigortalılığı iptal edildiği, davacının belirtilen dönemdeki sigortalılığına esas yönetim kurulu karar defteri kaydı ile üye kayıt defteri kaydının 507 sayılı Kanun hükümlerine, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlikleri Muamelat Personel Muhasebe ve İşlemler Yönetmeliğinin defterlerle ilgili düzenlemelere uygun bir kayıt olmadığı, daksil kullanılarak karar defterinde ve üye kayıt defterinde üyelik isim ve bilgilerine ilişkin bir düzeltmenin kabul edilemeyeceği anlaşılmakta olduğuundan davacının silinen 02.07.1986 - 27.03.2001 tarihleri arası dönem Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, davacı her ne kadar 01.07.1985 - 27.03.2001 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitini talep etmiş ise de Kurum tarafından dosyamıza gönderilen yazı cevabında davacının 01.07.1985 - 01.07.1986 tarihleri arasındaki vergi mükellefiyetine dayalı Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilmediği anlaşıldığından bu döneme ilişkin tespit talebinde davacının hukuki yararı bulunmadığı, davacının prim fazlası olarak kendilerine iade edilen tutarın güncellenerek iade edilmesi gerektiğinin tespiti talebi ise yukarıdaki gerekçede açıklandığı şekilde mahkememizce davacının 02.07.1986 - 27.03.2001 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği yönündeki tespitler karşısında artık davacıya iade edilmesi gereken değil Kurumca tahsil edilmesi gereken primler bulunması karşısında iade edilen kısmın faizi ile birlikte güncellenmesi talepleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile davacının 01.07.1985 - 27.03.2001 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının hizmet cetvelinde bulunmayan; 02.07.1986 - 16.04.1988 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 14 gün, 01.06.1988 - 30.08.1992 tarihleri arasında 4 yıl 2 ay 29 gün, 01.11.1992 - 30.08.1997 tarihleri arasında 4 yıl 9 ay 29 gün süre ile Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin hizmetine eklenmesine, davacı tarafın prim fazlası bulunduğu gerekçesiyle iade edilen tutarın güncellenerek iade edilmesi ile ilgili talebin geri alındığından bu taleple ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın hukuki yarar yokuğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının oda kaydının geçersiz olduğu ve kararın eksik incelemeye dayalı olduğu, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada Bağ-Kur sigortalılık tespiti. birleşen davada fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Somut olayda; 17.04.1988 - 31.05.1988 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı bildirimleri bulunana davacının, 30.06.1986 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile 01.07.1985 tarihinden başlayan fason konfeksiyon vergi kaydına istinaden anılan tarihten itibaren talebi üzerine 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur kayıt ve tescili yapılmıştır. Davacının vergi kaydı 01.07.1986 tarihinden sona ermiş ve sonraki vergi kaydı 15.09.1997 tarihinden başlamış ise de 24.04.1986 - 27.03.2001 tarihleri arasında kesintisiz Terziler Odası ve 30.09.1997 - 29.03.2001 tarihleri arasında Esnaf Sicil Kaydı bulunduğunun anlaşılması üzerine 29.03.2001 tarihine kadar sigortalılığı devam ettirilmiştir. 21.07.2004 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydı bulunduğundan sonraki sigortalılığı uyuşmazlık konusu değil ise de 24.02.2009 tarihli denetimle Terziler Odası kaydında kazıntı ve silinti olduğu gerekçesiyle kayıt geçersiz sayılarak sigortalılığı vergi kaydı bulunan tarihlere hasredilmiştir. Davacı asıl dava ile Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin tespitini talep etmiş; birleşen davada ise 19.12.2008 tarihli tahsis talebine göre kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesi , asıl ve birleşen davaların kabulüne karar vermiştir. Davacının kayıt ve tescil durumu, prim ödemeleri ve sigortalılığa esas kaydı dikkate alındığında, asıl davanın kabulüne ilişkin verilen karar isabetlidir. Ancak, 1479 sayılı Kanun’un 35. maddesinde yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlar düzenlenmiş olup, sigortalının bu aylıktan yararlanabilmesi için kanunda (ve 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesinde) belirtilen yaşa ulaşması, belirli bir süre prim ödemiş olması, talepte bulunması ve talep tarihinde prim ve diğer borçlarını ödemiş bulunması gerekmektedir. 02.07.1986 - 27.03.2001 tarihleri arasındaki bir kısım primlerin sigortalılık iptal işleminin ardından davacıya iade edildiğinin ve yeniden tahsil edilmediğinin anlaşılması ve söz konusu sürelerde davacının sigortalı sayılması nedeniyle davacıya prim borcunu ödemesi için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.