Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/14626 E., 2025/2324 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/14626 E., 2025/2324 K. (18.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14626
Karar No
2025/2324
Karar Tarihi
18.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/14626 E. , 2025/2324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/511 E., 2024/349 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.02.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Av.....ile davacı adına Av. ...... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kimya mühendisi olduğunu, davalı işyerinde 26.12.2007 tarihinde boyahane işletme müdürü olarak çalışmaya başladığını, kaza geçirdiğinde aylık ücretinin 5.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin 20.02.2008 tarihinde saat 23.00’e kadar işyerinde çalıştığını, işyerinden ayrılarak ikametine gittiğini, aynı gece üst amiri pozisyonundaki fabrika müdürü .... tarafından aranarak “20.02.2008 tarihinde çıkan malın hatasız olduğunun kontrol edilmesi ve onayının alınması için saat 03.00 – 03.30 sularında işletmede bulunması” talimatının kendisine verildiğini, müvekkilinin geç saatlere kadar çalıştığını ve eve geleli birkaç saat olduğunu, dinlenme ve uyuma fırsatı bulamadığını, uykusuz ve yorgun olarak kendi idaresindeki araçla çalıştığı fabrikaya doğru yola çıkan müvekkilinin 21.02.2008 tarihinde araç hakimiyetini kaybederek ağır yaralandığından bahisle 4.050,00 TL tedavi gideri, 2.428.366,18 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ve 120.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça belirtilen üretin davacının gerçek ücreti olmadığını, henüz deneme süresinde olan bir çalışan için fahiş bir ücret olduğunu, davacının deneme süresi boyunca ücretinin 2.585,00 TL olduğunu, deneme süresi içinde olan bir boyahane müdürünün 5.500,00 TL maaş almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazanın hemen sonrasında ve devamında müvekkili tarafından sergilenen iyi niyetli davranışlar, yardımlar ve tedavilerin dosyada yer aldığını, sigorta müfettişi tarafından sadece trafik kazası tutanağına dayanarak isnat edilen %60 işveren kusurunu kabul etmediklerini, olayın bir trafik kazası olduğunu, müvekkili şirketin kaza esnasında ve sonrasında davacıya ve ailesine her türlü destekte bulunduğunu, müvekkili işverenin söz konusu kazanın her türlü maddi yükünü taşımaktan çekinmediğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dosyanın yeniden kusur açısından değerlendirilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEMESİ KARARI A. Mahkemenin 21.05.2015 Tarih ve 2010/576 Esas, 2015/442 Karar Sayılı Kararı İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2015 tarih ve 2010/576 Esas, 2015/442 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat istemlerinin kabulüne davacı yararına 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 Tarih, 2015/17842 Esas, 2016/2687 Karar Sayılı Kararı Mahkemenin 21.05.2015 tarih ve 2010/576 Esas, 2015/442 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarih, 2015/17842 Esas, 2016/2687 Karar sayılı kararıyla davacı kazalının yaralanması neticesini doğuran zararlandırıcı olay bir trafik kazası olduğuna göre kusur raporunu oluşturan bilirkişi heyeti içerisinde trafik - iş güvenlik uzmanının da olması gerektiği, bu husus gözetilmeden düzenlenen kusur raporu dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı beyanı, tanık anlatımları ve .... Tekstil İşçileri Sendikası cevabına göre asgari ücretin yaklaşık 13 katı ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin hatalı olduğu, davacının sendikalı olduğuna dair bilgi olmadığı, eğer, dava sırasında sigortalının yaşlılık aylığının fiilen kendisine bağlandığı tarih anlaşılabiliyor ise artık varsayıma gidilerek sigortalı erkek ise 60, kadın ise 55 yaşına kadar aktif çalıştığı varsayımına göre hesap yapılamayacağı, aktif dönem zararının artık belli olan bu emeklilik tarihine kadar hesaplanması gerektiği, zira bilinen varken ihtimale göre hesap yapılmasının doğru olmadığı, sigortalının yaşlılık aylığı almakta iken destek primi ödeyerek çalıştığı sırada iş kazası geçirerek malul kalması durumunda sigortalının pasif dönem içindeyken çalıştığı, bu işinde muhtemel bakiye ömrüne kadar çalışamayacağından ötürü ancak belirli bir süre daha bu işte çalışacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, maddi zarar hesaplanmasında pasif dönemde esas alınması gereken ücretin ise muhakkak ki asgari geçim indirimsiz net asgari ücret olduğu, davacının durumuna en uygun ücret belirlenip davacının bilinen ve bilinmeyen aktif dönem zararının bu ücretten, pasif dönem zararını ise asgari geçim indirimsiz asgari ücretten olacak şekilde yeniden hesaplatılması, davacı tarafın temyize gelmediği dikkate alınarak usuli kazanılmış hakların dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemenin 08.05.2018 Tarih ve 2016/217 Esas, 2018/301 Karar Sayılı Kararı Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 1.003.020,89 TL ve tedavi gideri 4.050,00 TL olmak üzere toplam 1.007.070,89 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ç.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 Tarih, 2018/5692 Esas, 2019/3767 Karar Sayılı Kararı Mahkemenin 08.05.2018 Tarih ve 2016/217 Esas, 2018/301 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 Tarih, 2018/5692 Esas, 2019/3767 Karar sayılı kararı ile somut olayda, bozma ilamınının gereği yerine getirilmeden, aralarında ciddi farklılıklar olan ücret araştırma sonuçlarından asgari ücretin 10,13 katına denk gelen ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin isabetsiz olduğu, davacının pasif dönem zarar hesabının 60 yaşından itibaren yapılmasının yerinde olmadığı, davacının 2000 yılında emekli olduğu, kaza geçirdiği sırada sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığı sırada iş kazası geçirdiğini dikkate alarak davacının aktif döneminin 60 yaşına kadar değil ancak makul bir süre daha devam edeceğinin gözetilerek aktif dönem ücretinin davalı tarafından kabul edilen ücretin altında olan ücretler dikkate alınmadan ücret araştırması sonucu tespit edilen ücretlerin ortalamasının alınarak belirlenmesi, pasif dönem ücretinin de asgari geçim indirimsiz net asgari ücret olduğu kabul edilerek davacının maddi zararının hesaplanması, bu hesaplama yapılırken bilinen dönemin sona erme tarihinin bozulmasına karar verilen ilk hükme esas 10.04.2015 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tarihe göre belirlenmesi ve davacı tarafın hükmü temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemenin 05.10.2021 Tarih ve 2019/399 Esas, 2021/595 Karar Sayılı Kararı Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra resen yapılan hesaplama sonucuna göre sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 742.918,30 TL ve tedavi gideri 4.050,00 TL olmak üzere toplam 746.968,30 TL maddi tazminat ile 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen 05.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.06.2023 tarih ve 2023/1225 Esas, 2023/7100 Karar sayılı kararı ile özetle davacının maddi zararının asgari ücretin 10,137 katı düzeyindeki ücret üzerinden, davacının aktif döneminin 60 yaşına kadar değil ancak makul bir süre daha devam edeceğini ve bilinen dönemin sona erme tarihinin bozulmasına karar verilen ilk hükme esas 10.04.2015 tarihli bilirkişi hesap raporundaki tarihe göre belirlenmesi gerektiğini gözeterek hesaplatılması, usuli kazanılmış haklar da göz önünde buludurmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyiz İncelemesine Konu 04.10.2024 Tarih ve 2023/511 Esas, 2024/349 Karar Sayılı Karar Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yukarıda verilen temyiz incelemesine konu 04.10.2024 tarihli kararla davacı lehine 383.984,43 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi, 4.050,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 388.034,43 TL maddi tazminat ve 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin pasif döneme girdiği yaşın 55 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan ücretin gerçeği yansıtmadığını ve hatalı belirlendiğini, bilinen dönemin değiştirilmemesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece, Yargıtay bozma kararında belirtilen gerekçeleri karşılayacak şekilde bir inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, karara esas alınan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda ücret tespitinin hatalı olduğunu, bu yanlış tespit doğrultusunda yapılan tazminat hesaplamasının fahiş miktarda belirlendiğini, pasif dönem hesabı yapılırken davacının 55 yaşına kadar çalışacağı varsayımıyla hesaplama yapılmasının, Yargıtay bozma ilamına ve aktüerya ilkelerine aykırı olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının hatalı şekilde tespit edildiğini, tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hakkaniyet ilkesine açıkça aykırı olduğunu beyan ederek kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir. VII.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8. maddesi, bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçdan mahsup olunur.“ hükmünü içermektedir. Kanun'un açık hükmünden de anlaşılabileceği gibi bozulan hüküm gereğince daha önceden alınmış olan harcın mahsup edilebilmesi için “hesaplanmış” ya da “tahakkuk etmiş” olması yeterli değildir. Bu harcın “ödenmiş” olması gerekir. Madde metnindeki, “evvelce alınmış olan” ibaresi bunu gerektirmektedir. Mahsup işlemi için harcın fiilen ödenmiş olması şarttır. Dosya kapsamından, davalının ticaret ünvanının 2017 yılında değişmiş olmasına karşın karar başlığında davalının eski ticaret ünvanının yazıldığı, Mahkemece bozmadan önce yazılan harç tahsil müzekkeresinde belirtilen tutarın yatırılıp yatırılmadığı belli olmamasına karşın mahsup yapılmak suretiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8. maddesine aykırı ve ayrıca şarta bağlı hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Mahkeme kararının karar başlığında yer alan ".... Pamuklu Mens. San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere .... Kağıt San. ve Tic. A.Ş. (Eski Ünvanı ... Pamuklu ... San. Tic. ve Elk. Ür. A.Ş.) ibarelerinin yazılması, 2-Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-Alınması gereken 31.971,43 TL harçtan davacı tarafça peşinen ve ıslahla yatırılan toplam 8.735,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.236,28 TL karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan tahsiline" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Davacı avukatı yararına 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı tarafa yükletilmesine, davalı avukatı yararına 28.00,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c760a7c9b1b0f7e7 16ddbc7475e7bf31

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı