10. Hukuk Dairesi 2023/12628 E. , 2025/2321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/393 E., 2023/2133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/555 E., 2021/355 K. Taraflar arasındaki iptal edilen çalışmalarının geçerli olduğunun, Kuruma borçlu olmadığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığı tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali ve aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun İzmir İl Müdürlüğünce yapılan denetime istinaden, davacının fiilen çalıştığı .... ve ... sicil sayılı iş yerlerindeki çalışmalarının ve iş yerlerinin sahte olduğu tespit edilerek, bu tespit iddiasıyla davacının anılan iş yerlerindeki çalışmalarının yok sayılarak kendisine Kurumca ödenmiş olan yaşlılık aylıklarının topluca yasal artışı ile iadesi ile aylığının kesilme yoluna gidildiği, davalı Kurumca iddia edilen bu tespitle ilgili olarak davacıya herhangi bir rapor tebliğ edilmeyip, sadece yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle bu miktarın iadesini içeren ödeme talebinin kendisine gönderildiği, bu konuda davacının itirazının da Kurumca kabul edilmeyip, anılan iş yerlerinin sahte olduğunun ileri sürüldüğü, oysa davacının çalıştığı iş yerlerinin fiilen aktif olan iş yerleri olup, davacının bu iş yerlerinde fiilen çalışmış olup bu konuda tanıklarının da mevcut olduğu, kaldı ki davacının çalıştığı iş yerlerinin iddia edildiği gibi bir sahteliği ile bağlantısının söz konusu olmayıp, böyle bir illiyet bağı kurulmadıkça çalışanın hak ettiği yasal haklarından mahrum bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, öte yandan davacının anılan iş yerlerince çalıştığı dönemlerde primlerinin eksiksiz yatırılmış olup, Kurum zararından da söz etmenin mümkün olmadığı iddiasıyla davalı Kurumca davacıya gönderilen ödeme emrinin iptaline ve çalışmalarının tespitine, yaşlılık aylığının yeniden bağlanarak, aylıklarının da topluca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 04.08.1981 tarihinden itibaren... numarasıyla sigortalı olarak tescil kaydının yapıldığı, 01.05.2013 tarihinden geçerli olmak üzere 2/5784540 tahsis numarasıyla kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak yapılan denetim sonucu maaşının durdurulduğu ve kendisine yersiz ödenen tutarlarında adına borç kaydedildiğinin tespit edildiği, bu bağlamda, dava dışı ....sicil numarasında tescilli ve .... Mah. 454/1 Sk. .../İzmir adresinde kurulu işveren ....’a ait “Orman Ürünleri İnşaat Elektrik Toptan Satışı” iş yerinin, 29.04.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, SGK Denetmeni tarafından düzenlenen 26.12.2013 tarihli, AKD-88 sayılı raporda davacı adına çalışma bildirilen ve yukarıda nitelikleri açıklanan 1411750.35 sicil numaralı iş yeri dosyasının tescil tarihi itibariyle sahte sigortalılık bildiriminde bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine, iş yerinin Kanun kapsamına alındığı tarih itibariyle kapsamdan çıkarıldığı ve bu iş yerindeki tüm sigortalı hizmetlerinin iptal edildiği, yine Kurum kayıtlarının tetkikinden dava dışı .... sicil numarasında tescilli ve 1310 Sk. No:32 .../İzmir adresinde kurulu işveren ... Konf. Tur. Gıda San. Ltd. Şti.'ne ait “.... Eşyaları İmalatı” iş yerinin 01.04.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve 31.05.2010 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığı, bu iş yeri ile ilgili olarak Kurum Kontrol Memurluğunca düzenlenen 04.02.2011 tarihli, HE/027 sayılı araştırma/soruşturma ve inceleme raporunda adı geçen şirketin devir edildiği 02.10.2007 tarihinden sonra saptanan hususlardaki tabloda isimleri bulunan kişilerin iş yerinde fiilen çalışmadıkları halde, sigortalılık haklarından yararlanmaları amacıyla bildirimlerinin yapıldığı tespit edildiğinden, davacı da dahil bu kişilerin 02.10.2007 tarihinden sonra adlarına yapılan bildirimlerin iptal edilmesi, sağlık yardımlarının durdurulması ve bu dosyadan yapılan bildirimlerle gelir ve aylık almaya hak kazananların aylık/gelir alma şartlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği, anılan raporlarda tespit edilen hususlara göre, davacının aylık şartlarının yeniden değerlendirilerek, şartları oluşmadığından kendisine yersiz bağlanan yaşlılık aylığının ve bu dönemde Kurumca kendisine yapılan sağlık giderlerinin 5510 sayılı Kanunun 96 . maddesi gereğince tahsili için işlem tesis edildiği, buna göre davacıya 01.05.2013 – 24.03.2015 süresinde 25395,59 TL yersiz aylık ödemesi, ayrıca 794,41 TL yersiz sağlık yardımı yapıldığının anlaşıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinde açıkça belirlendiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olup, eylemli veya gerçek biçimde bir çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi bir sigortalılıktan söz edilemeyeceği, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinde belirtilen şartları taşımayan davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle iptal edilmesinde ve iptal neticesinde oluşan duruma göre işlem tesis edilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gibi, davacı adına prim ödenmiş olmasının da fiili çalışmaya dayanmayan ve sahte bildirimden kaynaklanan sürelerin hizmet olarak kabul edilemeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen raporun aksinin kanıtlanamadığı, davacının iptal edilen sürelerde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının kabulüne olanak bulunmadığı, davacının denetmen raporlarında belirtilen hizmetlerinin iptali sonucunda 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde en fazla çalışmasının SSK’ya tabi olmadığından, yaşlılık aylığının 24.03.2015 tarihi itibariyle kesilmesinde ve yersiz ödemeler nedeni ile borçlandırılmasında hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Akbank ...Sandığı Vakfı, mülga 506 sayılı Kanun'un halen yürürlükte bulunan Geçici 20 nci maddesi hükmü kapsamında ve Türk Medeni Kanun hükümlerine göre kurulmuş zorunlu sosyal yardım sandığı olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 106. maddesinin 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 64. maddesiyle değişik son fıkrasında 506 sayılı Kanun'unun Geçici 20 nci maddesinin 5510 sayılı Kanun'a 5754 sayılı Kanun'la ekli Geçici 20. maddesinde belirtilen devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra yürürlükten kalkacağı hüküm altına alındığı, 506 sayılı Kanunun Ek 36. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 20. maddesine göre, devir için Cumhurbaşkanı yetkili kılınmış ise de halen devir işlemine ilişkin bir karar oluşturulmadığı, 506 sayılı Kanun'un Geçici madde 20/2 hükmünde ise sandıkların personelinin 506 sayılı Kanun uygulamasında sigortalı sayılmayacakları düzenlendiği, 506 sayılı Kanun’un Geçici madde 20/1-b hükmüne göre, sandığa tabi personelin, iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda (506 sayılı Kanun) belirtilen yardımlar sağlanacağı, uyuşmazlığa konu davalı Kurum tarafından davacının iptal edilen sigortalılıklarının aksinin, davacının, iş yerlerinde gerçek ve fiili çalıştığının her türlü şüpheden uzak, tereddüte mahal bırakmaksızın ispat edilemediği, ancak, 506 sayılı Kanun’un Geçici 20. madde hükümleri dikkate alınmaksızın, davalı SGK Başkanlığı tarafından, davacının, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a (506 sayılı Kanun) kapsamında son prim ödeme gün sayısının 1.260 günün altında olduğu gerekçesi ile davacının yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin yerinde olmadığı, davacının, 1981 yılında 121 gün, 1982 yılında 360 gün, 1983 yılında 300 gün, 1984 yılında 360 gün, 1987 yılında 137 gün, 1988 yılında 85 gün, 1991 yılında 20 gün, 2006 yılında 66 gün, 2008 yılında 229 gün, 2009 yılında 15 gün, 2012 yılında 240 gün, 2013 yılında 112 gün, olmak üzere 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi (506 sayılı Kanun) kapsamında toplam 2.045 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, davacının 1991/3 dönem 20 gün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi (506 sayılı Kanun) kapsamında sigortalılık bildiriminin, 3.824 gün Akbank ....Sandığı Vakıf hizmeti ile çakıştığından değerlendirilmediğinde, 01.11.1983 tarihinde sigortalılığı başlayan ve 22.04.2013 tahsis talep tarihine göre 47 yaşını ikmal eden davacının, 23.05.2002 tarihi itibariyle 18 yıl 6 ay 22 gün sigortalılık süresine istinaden, 506 sayılı Kanun’un Geçici 81. maddesinin B-d bendinde düzenlenen, sigortalılık süresi 18 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 20 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları ve en az 5150 gün şartlarını yerine getirdiği, 01.02.2023 ve 07.07.2023 tarihli bilirkişi ek ve kök raporlarına göre ise, iptal edilen sigortalılıklarına göre bağlanması gereken yaşlılık aylığı tutarının, kesilen yaşlılık aylığı tutarından yüksek olduğu anlaşıldığından, davacının, Kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesi ve kesilen aylıklar nedeniyle borç tahakkuku işlemi yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İzmir 1. İş Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli, 2015/555 Esas 2021/355 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında 2025 gün ve Akbank.... Sandığı Vakfında 3.824 vakıf hizmeti olmak üzere toplam 5.849 prim ödeme gün sayısı üzerinden davacıya 01.05.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve Kurum tarafından kesilen yaşlılık aylığı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bir kısım hizmetlerinin gerçek ve fiili olmadığının tespit edildiği ve yaşlılık aylığının kesildiği, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iptal edilen çalışmalarının geçerli olduğunun, Kuruma borçlu olmadığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığı tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali ve aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fc64cf9b263fcc52 0efcbe91f44fe39a