10. Hukuk Dairesi 2023/12060 E. , 2025/936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1044 E., 2021/1880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/116 E., 2019/272 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ...Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Tem. Taş. İnş. Mad. Akar. Alışv. Merk. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Tem. Taş. İnş. Mad. Akar. Alışv. Merk. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili özetle; meydana gelen iş kazasından dolayı müvekkillerinin murisi olan sigortalının vefat ettiğini, kazanın davalıların kusurlarından kaynaklandığını ileri sürerek davacı eş için 100.983,37 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 10.155,06 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 30.935,64 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı eş lehine 35.000,00 TL, davacı çocuk ... lehine 20.000,00 TL, davacı çocuk ... lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Tem. Taş. İnş. Mad. Akar. Alışv. Merk. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ SEBEPLERİ ... Tem. Taş. İnş. Mad. Akar. Alışv. Merk. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin asıl işveren olan ... Belediye Başkanlığı’nın alt işvereni olduğunu, dolayısıyla kazadan doğan sorumluluğun asıl işverene ait bulunduğunu, müteveffanın kaza anında müvekkili şirketin bilgisi ve sözleşmesi dışında bir işi yerine getirirken vefat ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin işin yürütülmesinde kontrol ve gözetim yetkisinin bulunmadığını, kazada uygun illiyet bağının kesildiğini ve müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, maktulun yalnızca müvekkili şirkette çalışıyor olmasına dayanarak meydana gelen kazadan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosyada alınan ilk bilirkişi raporlarında müvekkiline kusur atfedilmediğini, buna karşın yalnızca son rapora dayanılarak verilen mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca SGK tarafından açılan rücu davasında ve ceza dosyasında alınan kusur raporlarında da müvekkili şirkete kusur yüklenmediğini, buna rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminata, dava ve ıslah tarihlerine uygun şekilde faiz işletilmesi gerekirken, 15.02.2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerinin destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, Medeni Hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği Ticaret Sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik Ticaret Sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Somut olayda, temyiz eden davalı ... Şirketinin İlk Derece Mahkemesi kararından sonra ve fakat Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce 26.06.2020 tarihinde Ticaret Sicilinden terkin edildiği ve keyfiyetin 03.07.2020 tarih ve 10111 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği açık olduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihi itibariyle Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olmasından dolayı tüzel kişiliği bulunmayan davalı şirketin ve diğer davalı Belediyenin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi ve sonrasında Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının adı geçen şirketin vekili Avukat ...’a tebliği de isabetsiz olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak iş, davacı tarafa davalı ... iş bu dava nedeniyle ihya etmesi için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde bu davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cdecf46d52d225c7 33dd800a9cb462d2