9. Hukuk Dairesi 2025/7460 E. , 2025/8555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/150 E., 2025/1022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/335 E., 2022/436 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde Kasım 2009 tarihinden 10.02.2021 tarihine kadar ziraat mühendisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın sonlandırıldığını iddia ederek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili Şirket bünyesinde yarı zamanlı ziraat mühendisi olarak çalıştığını, mevsimlik işçi statüsünde olmasına rağmen tam zamanlı çalışan gibi sigortasının yatırıldığını, ancak davacının hiçbir zaman yılın tamamında çalışmadığını, davacının eylemli olarak iş sözleşmesini feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinin davalıya 23.11.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı, davacının sonradan ileri sürülen tanık dinletme talebine muvafakat etmediği gibi davalının da dinletmek istediği tanığını duruşmada hazır etmediği hususları birlikte değerlendirilerek davalı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafça iş sözleşmesinin davacının istifası suretiyle sona erdiği belirtilmişse de dosya kapsamında iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiğini gösterir nitelikte davacının imzasını taşıyan istifa dilekçesi bulunmadığı, ayrıca davacının özürsüz ve izinsiz olarak işe gelmediği ve bu suretle işten kendi isteği ile ayrıldığını gösterir devamsızlık tutanağı vb herhangi bir somut delilin de sunulmadığı, geçimini sağlamak ve hayatını idame ettirebilmek için çalışmak zorunda olan işçinin, feshe bağlı hak ve alacaklarını bertaraf edecek şekilde işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu bakımdan sözleşmenin davalı işverence feshedildiği, davalı tarafça haklı fesih hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle davalı tarafından istifa dilekçesi sunulmadığı, tanık dinletilmediği, devamsızlık tutanağı sunulmadığı, iş sözleşmesinin kıdem tazminatının ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini davalının ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Cevap dilekçesinin süresi içerisinde verilmesine rağmen, delillerinin değerlendirilmediğini ve tanıklarının dinlenmediğini, 2. Yargıtay kararları gereğince cevap dilekçesi sunulmamış olsa bile, iddiaların aksini kanıtlamak için ve iddiaları çürütmek için delil sunulabileceğinin, tanık dinletilebileceğinin açık olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak kıdem tazminatı talep etme hakkı olup olmadığı, cevap dilekçesinin süresine ve delillerin değerlendirilmesine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.