9. Hukuk Dairesi 2025/7454 E. , 2025/8475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1108 E., 2025/1262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/1044 E., 2020/669 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 06.06.2011-15.08.2019 tarihleri arasında taşlama operatörü olarak çalıştığını, aylık net 3.600,00 TL ücret aldığını, ücretin bir kısmını bankadan bir kısmının elden ödendiğinin, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından, davacının başka bir mahkemede tanıklık yapması nedeniyle haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatillerinde çalıştığını ancak karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili işveren nezdinde 06.06.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, kaynakçı olduğunu, sağlık nedenleriyle başka bir bölümde çalışmak istediğinin müvekkili tarafından kabul edildiğini, bu nedenle taşlama operatörü olarak çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, başka bir çalışan tarafından açılan davada gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu için kendisinden savunma istediğini, savunma vermeyince de iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, ücretinin bordrolarda tahakkuk ettirilen tutar kadar olduğunu, fazla çalışma yapmadığını, tatil günlerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya celbedilen Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından davacının davalı Şirkete ait işyerinde 06.06.2011-15.08.2019 tarihleri arasında, yaptığı iş ve kıdemi, tanık anlatımları ile emsal ücret araştırma verileri dikkate alındığında aylık net 3.500,00 TL ücretle çalıştığının kabul edildiği, davalının cevap dilekçesinde iş sözleşmesinin fesih sebebi olarak davacının başka bir davada gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını neden olarak açıkladığı, davacı hakkında yalan tanıklık suçundan kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı müddetçe bu yönde bir gerekçeyle haklı fesih yapılmasının olanaklı olmadığı, iş sözleşmesinin tazminatsız ve bildirimsiz şekilde feshedilmesinin gerekliliğine yönelik başkaca bir delilin de sunulmadığı dikkate alındığında, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yasal koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği, yıllık ücretli iznin kullandırıldığı davalı tarafça ispat edilemediğinden bakiye 87 gün karşılığı yıllık izin ücreti alacağına hak kazandığı, davacının çalışma şekline ilişkin puantaj kaydı ve benzeri yazılı bir belge sunulmadığı, dinlenen tanık anlatımlarından davacının çalışmasının haftalık 45 saati aşmadığı, davalı işyerinde haftada en az bir tam gün izin kullanıldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin cevap dilekçesi ile çelişen savunmalarına ve cevap dilekçesinde davacının başka bir mahkemede işveren aleyhine tanıklık yaptığına dair iddiasının ise iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine gerekçe olarak ileri sürülemeyecek olmasına, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, davalının istinaf itirazlarının reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan inceleme neticesinde; tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığının anlaşıldığı, fazla çalışmanın ödendiği iddiasının ise tanık beyanı ile değil sadece yazılı belge ile ispatlanabileceğinden, tanık beyanlarına göre ödendiği yönündeki gerekçe ile fazla çalışma ücreti talebinin reddinin hatalı olduğu, buna göre denetime uygun bilirkişi raporunda hesaplanan fazla çalışma ücretinin %30 oranında indirim yapılarak hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının müvekkil Şirkette taşlama operatörü olarak çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, kaynak ustası olarak çalışmaya başlayan davacının sonrasında sağlık nedenleri ile vasıfsız işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının soyut iddiasını tanık beyanı ile ispatlamaya çalıştığını, ancak tanıkların müvekkili Şirket ile hukuki husumet hâlinde olduğunu, davacının ne iş yaptığının kendi yazılı beyanı ile sabit olduğunu, 2. Yargılama aşamasındaki beyanlarında da eğer davacı CNC taşlama operatörü olduğu iddiasında ise, bunu bilirkişi heyeti önünde ispatlamaya davet edildiğini, ancak Mahkemece bu hususta araştırma yapılmaksızın davacının soyut beyanının yazılı delillere üstün tutularak hatalı karar verildiğini, 3. Davacının başka bir dava dosyasındaki tanıklığı nedeniyle kendisinden noter kanalı ile savunması istenilmiş iken cevap vermemesi ve yasal süreyi de aşacak şekilde bildirimsiz olarak çalıştığı işi terk etmesi haklı fesih nedeni iken bu hususun gözden kaçırılarak hüküm tesisin bozma nedeni olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde fiilen yaptığı işin tespiti ile görev ve pozisyonu, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve davacının kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb319b417c6e2c32 6913c5a96737544e