9. Hukuk Dairesi 2025/7415 E. , 2025/8671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/75 E., 2025/1050 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/352 E., 2023/442 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının işçilik alacaklarını ödememesi nedeniyle açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, iş sözleşmesinin 13.05.2016 tarihinde feshedildiğini, yargılamalar sonucunda davalı tarafça ödemenin 08.05.2023 tarihinde yapıldığını, ödemenin geç yapılması sebebiyle enflasyon ve dolar kuru karşısında müvekkilinin zararının bulunduğunu ileri sürerek munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yargılama süreci doğrultusunda hareket etmesi nedeniyle asıl borcun geç ödenmesinin kendisine yükletilebilecek bir kusur olmadığını ve buna bağlı ortaya çıkacak munzam zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay içtihatlarına göre munzam zararın talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmiş, ölçülebilir ve somut (gerçek) bir zarar olması gerekmekte olup davacının ispatlamak zorunda olduğu husus, enflasyon ve yüksek faizler değil kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı gördüğü zarar olgusu olduğu hâlde davacının talebinin uğranılan somut bir zarara ilişkin değil dolaylı yönden ekonomik nedenlere dayandığı, davacının uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin faiz ile karşılanmayacak derecede zararının bulunduğunu, 2. Anayasa Mahkemesince munzam zararın hesabı konusunda enflasyon kriterlerinin yeterli olduğunu ayrıca somut delillerle gerçek zararın hesaplanmasına gerek bulunmadığının kabul edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davada varlığı iddia olunan munzam zarar olgusunun ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f358af69517f4791 eab98632cae677f5