9. Hukuk Dairesi 2025/6738 E. , 2025/8289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1239 E., 2025/1668 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/80 E., 2025/139 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ...'de (... Şirketi) 1997 yılında işe başladığını, vardiya ustası olarak çalıştığını, Şirketçe maliyetler yüksek bulunarak kendisi ile bir kısım teknik kadrolu çalışanın diğer davalı ...Gıda Müh. Met. San. ve Tic. Ltd. Şti.nde (...) çalışıyor gösterilerek 09.02.2009 tarihinde sigorta geçişlerinin yapıldığını, ... Şirketinde çalışırken sendika üyesi olduğunu, işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinden faydalandığını, ancak ... Şirketine geçirildikten sonra uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığı gibi ücretinin tek taraflı olarak rızası alınmadan asgari ücrete düşürüldüğünü, toplu iş sözleşmesindeki tüm haklarının tek taraflı olarak ortadan kaldırıldığını, 28.02.2017 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalıların işyeri devri nedeniyle tüm işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, ücret farkı, sosyal haklar farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının işyerinde 12.09.1996 tarihinde makine bakım elemanı olarak çalışmaya başladığını, çalıştığı bakım bölümünün son derece maliyetli olması sebebiyle 2009 yılı itibarıyla kapatıldığını, bu bölümde çalışanların tamamının iş sözleşmesinin 09.02.2009 tarihinde sonlandırıldığını, davacıya işyerinde çalışması karşılığında 23.101,61 TL kıdem ve 2.950,22 TL ihbar tazminatı ödendiğini, davacının bunun üzerine Şirketlerini ibra ettiğini, bakım hizmetinin diğer davalı Şirketten alınmaya başlandığını, davacının diğer davalı Şirketin bordrolu çalışanı olduğunu, Şirketlerinin tamamen iş ve işletmenin gereği olarak işçi azaltılması yoluna gittiğini, buna bağlı olarak işten çıkarılan işçilerin yerine yeni işçi alınmadığını, sorumluluklarının devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, ... İş Mahkemesinin 2017/158 Esas sayılı işe iade davasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ... İş Mahkemesinin 2014/266 Esas sayılı davasının istinaf incelemesinde olduğunu ve kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 28.02.2017 tarihinde kendisine ödenen ücreti az bulması nedeniyle iş yerinde 2-3 aydan beri huzursuzluk yaratması, iş düzenini bozması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, davacının 15.11.2008-28.02.2017 tarihleri arasında Şirketlerinin çalışanı olduğunu, ücretlerinin ve tazminatlarının ödendiğini, davacının diğer davalı Şirketin işçilerine tanınan sendikaya bağlı mali ve sosyal haklardan faydalanamayacağını, davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine ... 10. İş Mahkemesinde 2017/158 Esas sayısında kayıtlı işe iade davası açtığını, davanın istinaf incelemesinde olduğunu, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının bahsettiği ... 3. İş Mahkemesinin 2014/266 Esas sayılı davasının da istinaf incelemesinde olduğunu ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı taleplerinin usulden reddine, ücret alacağı ve sosyal haklar yönünden taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından, davalı aleyhine 21.03.2017 tarihinde ... 10. İş Mahkemesinin 2017/158 Esas sayılı dava dosyası ile işe iade davası açıldığı, sözkonusu davada 09.04.2018 tarihinde işe iade kararı verildiği, davalı istinaf başvurusunun ret olunarak kararın kesinleştiği, henüz kesinleşmemiş işe iade davasından önce açılan kıdem ve ihbar tazminatı talepli davanın, dava tarihi itibarıyla dava şartları oluşmadığından usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, dosya kapsamına göre muvazaa iddiasına itibar olunamayacağı, dosya kapsamından davacının fesih tarihinde ... Sendikasına üye olduğu, davalı ... Şirketiyle ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 01.05.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacının iş sözleşmesinin bu tarihten önce 28.02.2017 tarihinde feshedildiği, davacının ücret farkı ile ikramiye alacağı talebinin işe iade davasının kabulü hâlinde talep edilebileceği, dava açıldığı tarihte işe iade kararı henüz kesinleşmediği ve işe iade başvurusunda bulunulmadığından bu tarih itibarıyla 4 aylık boşta geçen süre ücreti ve diğer sosyal haklar talebinin mümkün olmadığı, muvazaa iddiasına itibar olunmadığından davacının sendika ile davalı ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin ve işyeri devrinin muvazaalı olduğunu, 2. İşbu dosyada davaya konu edilen alacak kalemlerinin nitelikleri itibarıyla feshe bağlı alacaklar olmadığını, muvazaalı geçiş sebebiyle davacının kıdeme esas ücretinin düşmüş olması sebebiyle fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatına ilişkin alacaklar olduğunu, 3. Davacının, ... Şirketinden ... Şirketine hiç geçirilmemiş ve çalışmaya devam etmiş gibi kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, buna göre toplu iş sözleşmesinden faydalanıp faydalanamayacağı, fark ücret ve sosyal haklar alacaklarına hak kazanıp kazanamadığı ve fark kıdem ve ihbar tazminatı istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a1e186011fcca67d 0085eca02ed2e10b