Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6718 E., 2025/8282 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6718 E., 2025/8282 K. (23.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6718
Karar No
2025/8282
Karar Tarihi
23.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6718 E. , 2025/8282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1115 E., 2025/893 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/217 E., 2020/254 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... (...) vekili ile ... Genel Müdürlüğü (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...'nin Harbiye şubesinde, değişen diğer davalılar nezdinde 11.03.2011-28.02.2018 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, tüm ulusal bayram ve genel günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, kullanmadığı yıllık ücretli izin sürelerinin olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurumun davacının işvereni konumunda olmadığını, sadece ihale makamı olduğunu, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun işveren konumundaki firmalara ait olduğunu, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (...) ve ...vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı ...nezdinde 01.06.2014-31.05.2017, davalı 06 Antika nezdinde 01.06.2017-28.02.2018 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkili Şirketlerdeki çalışmasının 3,5 yıl olduğunu, tüm sorumluluğun asıl işveren davalı ...'de olduğunu, davacının Kurum bünyesindeki kadın çalışma arkadaşına whatsapp üzerinden video gönderdiğinin tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, yıllık ücretli izin talep hakkının bulunmadığını, fazla çalışma yapılması hâlinde bordrolara yansıtılarak karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... (...) cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ve ... tüm hizmet dönemi olan 11.03.2011-28.02.2018 tarihleri arasındaki çalışmalardan, ...nin 11.03.2011-31.05.2014 tarihleri arasındaki çalışmalardan, ...nin ise 11.03.2011-31.05.2017 tarihleri arasındaki çalışmalardan sorumlu olduğunun kabul edildiği, davacı ile davalı işverenler arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğu ve bu nedenle davanın adli yargı mahkemelerince çözümlenmesi gerektiği, davacının çalıştığı yerin İstanbul olduğu İlk Derece Mahkemesinin davaya bakmakta yetkili olduğu, davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi anlamında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının disiplinsiz davrandığı ileri sürülen olaya ilişkin tutanak mümzilerinin tanık olarak dinletilmediği, olaydan dolayı mağdur olduğu bildirilen çalışanın beyanları alınarak somut olarak hangi usul ve esaslara aykırı davrandığının ortaya konulamadığı, işleme konu olayın 22.01.2018 tarihinde meydana geldiği, davalı tarafından verilen işten ayrılış bildirgesinde, davacının çıkışının 21.02.2018 tarihinde çıkış kodu olarak Kod (5) bildirilmek suretiyle yapıldığı, daha sonra davacının tekrar 22.02.2018 tarihinde işe girişi yapılarak 28.02.2018 tarihinde Kod (...) ile işten çıkışının bildirildiği, dosya kapsamına göre iş sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedenle sona erdirildiği ispat edilemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma hesabının dosya kapsamına uygun olduğu, ancak hizmet süresine göre davacının 90 gün yıllık ücretli izin hakkı olduğu, kullandığı izinler mahsup edildiğinde bakiye 16 günlük yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu anlaşıldığı belirtilerek davalı ... ve davalı ...vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine; davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yıllık ücretli izin alacağı yönünden kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının iş sözleşmesinin, haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, b. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, c. Müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, d. Davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını, e. Kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar ...ve ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, b. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, kıdem ve ihbar tazminatından asıl işverenin sorumlu olduğunu, c. Davacının yıllık ücretli izin alacağı talep hakkının bulunmadığını, d. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti hesabının hatalı olduğunu, e. Davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların davacının alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekili ve ... vekilinin tüm, davalı ...vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda davacıya ait hizmet döküm cetveli ve işe giriş çıkış kayıtları incelendiğinde; davacının 15.03.2011-31.05.2014 tarihleri arasında davalı alt işveren ...de, 01.06.2014-31.05.2017 tarihleri arasında davalı alt işveren ...de, 01.06.2017-28.02.2018 tarihleri arasında ise son alt işveren davalı ...de çalıştığı görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının davlı ...de 11.03.2011-31.05.2017 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, Mahkemece bu rapor esas alınarak sorumluluğun belirlenmesi ve yapılan hesaplama esas alınarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde; davacının saat 17.00'da giriş 08.30'da çıkış olmak üzere 1 gün çalışma 1 gün paydos şeklinde ayda 15 gün gece çalışması yaptığını, çıkış saatlerinin sabah 10.00-11.00 saatlerini bulduğunu, gündüz vardiyasında ise sabah 08. 30... .30 olmakla beraber, ... çalışanlarının çalışma koşullarına göre sabah 07.00 ve akşam 20.00'a varan çalışmalarının olduğunu, örneğin her yıl gerçekleşen ... belgesel ödül töreninde gündüz çalışmasında dahi gece 23.30'a varan çalışmalarının olduğunu iddia etmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı A.Ş'nin “...Gece vardiyası 17.00-08.30 saatleri arasında idi. Ardından birgün izin olurdu. Gündüz vardiyası 08.30-17.00 saatleri arasında idi. Davacı hem gece hem gündüz çalışırdı. Ancak ayda 10-15 gün ortalama günlük 3-4 saat fazla çalışma olurdu..." şeklinde, davacı tanığı ...'nin ise “...Davacı ile birebir aynı işi yapıyorduk. Normalde haftada birgün izin olur. Bu durum gündüz çalışanlar içindir. Gece çalışanlar birgün çalışır birgün dinlenir. Çünkü 17.00-09.00 saatleri arasında çalışıyorlardı. Davacı gece de çalıştı gündüz de çalıştı. Ortalama davacı çalışmasının yarısını gece yarısını gündüz yaptı diyebiliriz. Normal mesai 08.30-17.30 idi. Ancak şoförlerin belli bir mesaiye çıkışı yoktu. Bu çok farklı olabilirdi. Binde bir ortalama vermek gerekirse 18.00-19.00 gibi çıkarlardı diyebilirim...” şeklinde beyanda bulundukları görülmektedir. Davacının talebi ve tanık beyanları dikkate alındığında davacının gündüz çalışmasının; 08.30-18.00 saatleri arasında olduğunun kabulü ile fazla çalışma hesabının yapılması yerine 08.30-22.00 saatleri arasında olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 571188ba83b6525e 5188ca8b01e4a6c2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı