Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6508 E., 2025/7765 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6508 E., 2025/7765 K. (13.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6508
Karar No
2025/7765
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/6508 E. , 2025/7765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/823 E., 2025/1088 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 54. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/291 E., 2024/454 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.08.2014-16.06.2021 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi ve sigorta primleirnin eksik yatırılması nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, işverenin "muhasebe birimine uğra paranı al" dediğini, muhasebe biriminde önüne konulan evrakı imzaladığını, telekonferans yoluyla arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştirilmediğini, arabulucu tarafından bilgilendirme yapılmadığını, hile yoluyla tutanağın imzalatıldığını, usulüne uygun arabuluculuk sürecinin gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin imzaladığı evrakların arabuluculuk tutanağı olduğunu bilmediğini, müvekkilinin davalı Şirkete sigortalılığın tespiti için açtığı ... İş Mahkemesinin 2021/242 Esas sayılı dosyasının hâlen devam ettiğini ileri sürerek ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, arabuluculuk anlaşma belgesi kapsamında 13.07.2021 tarihinde ödemelerin yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, davacının kendi istek ve rızası ile anlaşma belgesini imzaladıktan ve alacağını tahsil ettikten yaklaşık 2 yıl sonra bu davayı açmasının kötüniyetli olduğunu, müvekkili Şirket ve davacı ile birlikte yürütülen arabuluculuk sürecinde toplantıların telekonferans yöntemiyle yapıldığını ve akabinde tutanakların imzalandığını, tutanakların tarafların serbest iradelerine uygun olarak düzenlendiğini ve imzalandığını, davacının ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde davacıya tazminat ödemelerinin yapıldığının belirtildiğini ve bu ödemelere ilişkin dekontun da sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı asılın duruşmadaki, "fesih ihbarnamesinden sonra davalı taraf beni anlaşmak için iş yerine çağırdı anlaşma sağlanamadı aradan bi 15 gün geçince tekrar çağrıldım ben de o dönem çalışmıyordum paraya ihtiyacım vardı bende hem para alayım geri kalanını da dava ederim dedim sonrasında belgeleri imzaladım sonrasında bana parayı gereği gibi ödemediler parça parça ödediler sonrasında bende dava açtım uzlaşma tutanağında yazan meblağı bana parça parça da olsa ödediler." şeklindeki beyanı ile davalı ile arabuluculuk tutanağı imzaladığını ikrar ettiği, dosyada bulunan arabuluculuk süreci bilgilendirme tutanağı ve ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesine imza attığı, imza itirazının bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf hile yolu ile imzalatıldığını iddia etmiş ise de davacının irade fesadına yönelik iddialarıyla ilgili ispata yönelik somut tanık anlatımları olmadığı gibi başkaca delil sunulmadığı, hukuken geçerliliği bulunan arabuluculuk anlaşma belgesine değer verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler, tanık anlatımları ve davacı tarafın duruşmada alınan beyanı bir arada değerlendirildiğinde, davacıya arabuluculuk sürecine ilişkin bilgilendirme yapıldığına ilişkin tutanağın bulunduğu, bunun aksi durumunun da somut olarak ortaya konulmadığı, dosyada bulunan arabuluculuk süreci bilgilendirme tutanağı ve ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin davacı tarafından imzalanmış olduğu, imza itirazının da bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf hile yolu ile imzalatıldığını iddia etmiş ise de davacının irade fesadına yönelik iddialarıyla ilgili ispata yönelik somut tanık anlatımları olmadığı gibi bu yönde başkaca delil de sunulmadığı, davacının duruşmada alınan beyanında da, o dönem çalışmadığını, paraya ihtiyacı olduğunu, hem para almayı hem de geri kalanını dava etmeyi düşündüğünü, sonrasında belgeleri imzaladığını, paranın parça parça ödendiğini, ancak hakkını tam alamadığını beyan ettiği, davacının baskı altında arabuluculuk tutanağını imzaladığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Usulüne uygun bir şekilde arabuluculuk başvurusu ve görüşmesinin yapılmadığını, 2. Müvekkiline tutanağın hile yoluyla imzalatıldığını, 3.Telekonferans yoluyla arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştirilmediğini, müvekkiline bilgilendirme yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 317c4a460c676915 98dfcf861c669409

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı