9. Hukuk Dairesi 2025/6333 E. , 2025/7799 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/13 E., 2025/1324 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/412 E., 2024/555 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin 20.12.2019 tarihinde feshedilmesi üzerine müvekkili tarafından açılan işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine işe iade edilmeyerek kendisine ödemeler yapıldığını ancak işe başlatılmadığı tarih olan 2023 yılı Ocak ayındaki emsal işçi ücretinin belirlenmesi gerektiğini ayrıca bu tarihteki kıdem tazminatı tavan miktarının dikkate alınması gerektiğini iddia ederek fark kıdem tazminatı ile fark yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya işe başlatılmayacağının 23.01.2023 tarihli ihtarname ile bildirildiğini ve müvekkili tarafından kesinleşen işe iade kararında tespit edilen miktarlar doğrultusunda ödemelerin eksiksiz yapıldığını, davacının kıdem tazminatının 2023 yılındaki tavan üzerinden ödenmesi gerektiği iddiasının kabul edilemeyeceğini zira davacının anılan sürelerde fiilî çalışmasının bulunmadığını, davacının boşta geçen sürede yıllık ücretli izin alacağına hak kazanacağı kabul edilse dahi iş sözleşmesi 20.12.2019 tarihinde feshedilen işçinin iş sözleşmesinin 23.01.2023 tarihinde feshedilmiş sayıldığından bahisle zam oranı dikkate alınmaksızın eksik ödeme yapıldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ve faiz oranınında yasal faiz oranı olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kesinleşen işe iade davası sonrasında işe başlatılmadığının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, davacının işe başlatmama tarihindeki emsal ücret dikkate alınarak kıdem tazminatının hesaplandığı ve yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye kıdem tazminatına hak kazandığı, son ücret bordrosunda 47 günlük izin tahakkuku bulunduğu, buna göre bakiye yıllık ücretli izin alacağının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kesinleşen işe iade kararında hükmedilen miktarların davacıya ödendiğini, 2. İşe iade davası neticesinde tespit edilen giydirilmiş brüt ücretin işbu davada da, davayı ve alacak kalemlerini kabul anlamına gelmemek üzere, dikkate alınması gerektiğini, 3. Davacının işe başlatmama tarihindeki emsal ücret üzerinden kıdem tazminatına hak kazandığı ve müvekkili tarafından yapılan fesih tarihinde zaten ödenmiş bulunan yıllık ücretli izin alacağının da işe başlatmama tarihindeki emsal ücret üzerinden ödenmesi gerektiği ve bu sebeple davacının fark kıdem tazminatı ile fark yılık ücretli izin alacağına hak kazandığı yönündeki kararın açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının talep ettiği alacaklarının zaten peşin olarak ödendiğini, 4. İşe başlatmama tarihindeki kıdem tazminat tavanının dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi devam ettirmeme iradesinin gerçek anlamda yeni bir fesih olmadığını, 5. Yıllık ücretli izin alacağının da işe başlatılmadığı tarihteki ücretten hesaplanmasının hakkaniyete ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işe iade kararı sonrasında işe başlatılmayan davacının fark kıdem tazminatı ile fark yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanamadığı ile söz konusu alacakların hesabında dikkate alınması gereken ücret seviyesine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 566adb66d817943a 81a50e12e10ce0ea