Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6257 E., 2025/7714 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6257 E., 2025/7714 K. (13.10.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6257
Karar No
2025/7714
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Miras

9. Hukuk Dairesi 2025/6257 E. , 2025/7714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/173 E., 2025/685 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/123 E., 2024/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işveren nezdinde uzun yıllar çalışması sonrasında emekliliğe hak kazandığını, davalı işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan emeklilik aylığı dışında Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil etmek üzere emeklilik aylığı bağlandığını, 01.07.1974 tarihli ... Hizmetleri İştiraksiz Emeklilik ve Ölüm ve Tam ve Daimi Malüliyeti Yardımları Talimatnamesi (01.07.1974 tarihli Talimatname) ile 28.03.1983 tarihli ... Emeklilik Ölüm ve Tam Daimi Malüliyeti ile İlgili Karşılıksız Yardım Talimatnamesi'nden (28.03.1983 tarihli Talimatname) anlaşılacağı üzere emekliliğe hak kazanan işçilere "emeklilik tahsisatı" adı altında bir emeklilik aylığı ödenmesi hükmü getirildiğini, 28.03.1983 tarihli Talimatname ile emeklilik aylığının hesaplama usul ve esaslarında iyileştirmeye gidildiğini, aynı durumun işçiye verilen muvafakatnamede de yer aldığını, davacıyla aynı konumda olan ..., ..., ..., ... ve ... gibi işçilere bu taahhüdün verildiğini, bu durumun işyeri şartı hâline geldiğini ve Şirket politikası olduğunu, davalı işverenin işyeri şartı hâline geldiği üzere her yıl enflasyon oranında zam yapması gerektiğini, davacının emekli aylığına çok cüzi oranlarda zam yapıldığını, Emekliliğe Yönelik Taahhütte Bulunan Kuruluşların Aktüeryal Denetimi Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinde hizmet sunucusunun temel yükümlülükleri, ekonomik varsayımların kapsamı ve enflasyon oranının diğer değişkenlerinin bir sonucu olduğunu, aktüerin bu veriyi seçebileceğinin yer aldığını, ...'nin emeklilik programında da enflasyon oranının esas alınması gerektiğinin yer aldığını, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin benzer bir uyuşmazlığa ait 11.01.2005 tarihli ve 2004/33577 Esas, 2005/470 Karar sayılı kararının olduğunu, Mersin 2. İş Mahkemesinin 31.03.2017 tarihli ve 2014/637 Esas, 2017/214 Karar sayılı kararına davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/1776 Esas, 2017/2086 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiğini iddia ederek davacının emekliliğe hak kazanmasından sonra almaya başladığı emekli aylığına yıllık bazda zam yapılması gereken tarihten başlanarak aylara göre tespit edilecek enflasyon rakamları üzerinden hesaplama yapılması ile ödenmesi lazım gelen emekli aylıklarının ilgili rapor tarihini de kapsayacak şekilde ve her ay için ayrı ayrı gösterilmek üzere tespitine, davacıya eksik ödenen emeklilik aylık tutarlarının da tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, davacının tüm emeklilik hakları ödenerek emekliye ayrıldığını, ihtirazı kaydının olmadığı bordrolarla emekli aylığını aldığını, aylıkların enflasyona göre artırılacağına dair düzenleme olmadığını, özel emeklilik programının tek taraflı jest niteliğinde olduğunu, 28.03.1983 tarihli Talimatname'nin 7. maddesindeki hükmün sözleşme mahiyetinde olmadığını ve benzer davaların işveren lehine sonuçlandığını; ... aleyhine aynı emeklilik sistemi nedeniyle açılan davaların reddedilerek kesinleştiğini, ... İş Mahkemesinin 2013/862 Esas, 2014/35 Karar; 2013/879 Esas, 2014/39 Karar; 2013/863 Esas, 2014/36 Karar ve 2013/140 Esas, 2013/139 Karar sayılı kararları ile ... İş Mahkemesinin 2013/131 Esas, 2014/204 Karar sayılı kararlarının sunulduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararlarının sunulduğunu, uyuşmazlık konusunun aynı olduğunu, davacı tarafça sunulmuş olan ve davaya dayanak alınmış olan emsal mahiyetteki Mersin mahkemelerinde yapılan tüm yargılamaların hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı ve emsal alınması gerek hukuken gerek hakkaniyet anlamında mümkün olmayan kararlar olduğunu, talebin dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığını, davacının tüm alacaklarını alarak davalıyı ibra ettiğini, artık hiçbir ad altında talep hakkı olmadığını, ek emekliliğin yasal bir zorunluluktan doğmadığını, davacıya bugüne kadar gerekli artışların yapıldığını, aylıkların herkes için aynı oranda artırıldığını, davacının yıllardır emekli aylığı aldığını ve itiraz etmediğini, mevzuata aykırı talepte bulunulduğunu, bu durumun hakkın kötüye kullanması olduğunu, Şirkette üretim faaliyetinin olmaması ve uzun yıllar enflasyonun altında ücret zammının kabul edilmiş olmasının zımni irade olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, Şirket çalışanı olan dava dışı emsal işçilerle davacının aynı konumda emekli oldukları, davacı ve dava dışı diğer Şirket çalışanlarının aylıklarına aynı oranda yıllık artışlar yapıldığı, sadece ...'ya da davacı gibi mahkeme kararı uygulandığı için enflasyon oranında zam yapıldığı; üstelik 28.03.1983 tarihli Talimatname'de de enflasyon oranında zam yapılması yönünde bir hüküm bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/3295 Esas, 2024/4807 Karar sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu, buna göre davacının eksik ödenen emekli ücreti tespiti ve ödenmesi talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirket politikası gereği erken emeklilik uygulaması kapsamına alındığı, taraflar arasında belirlenen ilave emeklilik aylık miktarının Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil edeceğinin ifade edildiği, taraflar arasında erken emeklilik sebebiyle düzenlenen ilgili belge içeriğinde işverence emeklilik aylığına enflasyon oranında zam yapılacağına ilişkin bağlayıcı bir taahhüdün yer almadığı, ayrıca dosya kapsamında yer alan 01.07.19 74... .03.1983 tarihli Talimatname'lerde de bu yönde bir taahhüdün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; 1. Taraflarınca davalı Şirketten emekli aylığı alan işçiler arasında ayrım yapıldığının ve eşitlik ilkesine aykırı davranıldığının ileri sürülmediğini, aksinin kabulü hâlinde dahi Şirketçe mahkeme kararı olmaksızın resen enflasyon oranında zam yapılan işçilerin durumlarının yeterince araştırılmadığını, 2. Benzer konulardaki davalarda verilen kabul kararlarının onanarak kesinleştiğini, bütün yurtta hukuku aynı şekilde uygulamakla görevli Yargıtay dairelerinin kendi kararları arasında ve kendi kararları ile diğer dairelerin kararları arasında uyum gerektiğini, kararlar arasındaki çelişkinin adalet duygusunu zedeleyeceğini, 3. ...'den farklı olarak davalı ... tarafından her bir müvekkile enflasyon oranında zam yapılacağına ilişkin taahhüt verildiğini, 4. 01.07.1974 tarihli Talimatname ile işveren nezdinde çalışıp da emekliliğe hak kazanan işçilere "emeklilik tahsisatı" adı altında bir emeklilik ücreti ödenmesi hükmü getirildiğini, 28.03.1983 tarihli Talimatname ile de bu emeklilik ücretinin hesaplanma usul ve esaslarında iyileştirmeye gidildiğini, ayrıca davalı Şirketçe davacıya verilen 01.03.2001 tarihli Talimatname'nin değerlendirmeye alınmamasının hatalı olduğunu, 5. Şirket içi talimatnamelerin varlık sebebinin, SGK tarafından bağlanan emeklilik ücretleri ile emeklilerin hayatlarını idame ettirmelerinin hayli zor olması ve ülkenin daimi sorunu olan enflasyon gerçeğinden kaynaklandığını, davalının emeklilerine ahde vefa gereği, ilave emeklilik aylığı ile enflasyon altında ezilmelerinin önüne geçme isteği ile geliştirilen sistemin ve açık açık enflasyon oranında zam yapacağını taahhüt etmesinin başka bir sebebi bulunmadığını, işveren davalının müvekkiline verdiği taahhüdü yerine getirmeyip kendi iç düzenlemelerine aykırı davrandığını, işyeri şartı hâline gelen uygulamayı usul ve kanuna aykırı biçimde uygulamadığını, ayrıca ve açıkça enflasyon kelimesine yer verilmesinden, başka türlü bir anlam çıkarılamayacağı, 6. Talimatname'nin hâlen yürürlükte olduğunu, işverenin baştaki taahhüdüne aykırı yeni bir taahhüdü olmadığını veya ileri sürüldüğü üzere Taahhütname'de bu konuda bir değişiklik olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince davacıya ödediği emekli aylığına her yıl enflasyon oranında zam yapmasının gerekip gerekmediği, bu bağlamda davacının fark alacağının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, davacının yargılama sırasında (08.06.2022 tarihinde) vefatı üzerine davaya mirasçılar tarafından devam edilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında müteveffa davacının mirasçıların adlarının yazılmaması, her zaman mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata mahiyetindedir. Diğer yandan Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın dayanağının 01.07.19 74... .03.1983 tarihli Talimatnameler olduğu belirtilmiş ise de ilgili Talimatname'lerin yanı sıra dosya kapsamında davacı müteveffaya verilen 01.03.2001 tarihli belgenin de yer aldığı; söz konusu belge içeriğinde müteveffa işçinin erken emeklilik uygulaması kapsamına alındığının, 2001 yılı Ocak ayından itibaren kendisine brüt 336.754,360 TL emeklilik aylığı bağlanacağının, bu aylığın Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil edeceğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. 01.03.2001 tarihli belge içeriğinin değerlendirmesi sonucunda da işverence emeklilik aylığına enflasyon oranında zam yapılacağına ilişkin bağlayıcı bir taahhüdün yer almadığı ve buna göre Bölge Adliye Mahkemesince varılan sonucun bu gerekçe ile de yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda belirtilen ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b1983e079dd4c5df cd548f32cd8e6b53

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı