Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6156 E., 2025/7416 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6156 E., 2025/7416 K. (06.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6156
Karar No
2025/7416
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/6156 E. , 2025/7416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/710 E., 2025/1235 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/342 E., 2024/485 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin müvekkili Şirkette 27.09.2001–04.03.2021 tarihleri arasında çalıştığını, 05.09.2006 tarihinde davalı işçinin %100 kusurlu olduğu bir trafik kazası gerçekleştiğini, bu kazadan zarar gören 3. kişilerin açmış oldukları maddi-manevi tazminat davasında müvekkili Şirket ile davalı işçinin meydana gelen tüm zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine yapılan icra takibi neticesinde 1.344.665,83 TL zararın müvekkili Şirket tarafından 3. kişilere ödendiğini, davalı işçinin görülen tazminat davasında %100 kusurlu bulunması nedeniyle söz konusu zararın davalıya rücu edilmesi amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/14057 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; ancak davalı işçinin 27.05.2021 tarihinde borca haksız yere itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçildikten sonra açıldığını, dava zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca davacı Şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/67 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan 23.09.2022 tarihli kesinleşme şerhine göre söz konusu kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 2. Görevli... İş Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirketin işçisi olan davalı işçinin 05.09.2006 tarihinde %100 kusurlu olacak şekilde 3. Kişilere zarar verdiği, zarara ilişkin kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/397 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararı gereğince davacı Şirketin icra dosyalarına işveren sıfatıyla ödemek zorunda kaldığı miktarı kusurlu davalı işçiye yönelterek ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davacı borçlu işçinin itirazı üzerine takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkin olduğu; Mahkemece kapsama alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelişinde işçi ve işveren arasındaki kusur durumunun belirlendiği, buna göre söz konusu rapora göre meydana gelen 3. kişileri zarara uğratan trafik kazası nedeniyle %80 oranında davalı işçinin, %20 oranında davacı işverenin kusurlu olduğunun anlaşıldığı; davalı işçinin kusur oranı dikkate alınarak hesaplamaların yapıldığı 03.09.2024 tarihli bilirkişi raporunun isabetli olduğu ve buna göre 1.074.139,07 TL asıl alacak, 24.268,00 TL karar harcı, 27.407,95 TL Yargıtay onama harcı olmak üzere toplam 1.125.815,02 TL asıl alacak yönünden ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dava dosyasındaki borçlu itirazının iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında görülen rücu davasında rücu edilecek zararın miktarının tespiti yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin yerinde olduğu; ancak 05.09.2006 tarihinde Mersin ili sınırları içerisinde meydana gelen trafik kazasında 3. kişilerin zarar görmesi nedeniyle davacı Şirket ve davalı işçi aleyhine açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/397 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli 2020/337 Esas, 2020/2784 Karar sayılı onama ilâmı ile kesinleştiği, söz konusu dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda davalı işçinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ve bu orana davalının itiraz etmediği, işbu dosyada İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın gerçekleşmesinde işverenin işçiye eğitim vermemesi, güvenli çalışmanın çalışanın inisiyatifine bırakılması sebebiyle %20 oranında kusur verildiği belirtilmiş ise de taraflar arasında kusur oranın daha önce kesinleştiği ve davacının ehliyet ile araç kullanmaya ehil olduğunu anlaşılması karşısında buna ilişkin eğitim verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla kusurun %100 oranında işçide olduğunun kabulü gerektiği, buna göre davalı işçinin %80 kusurlu olduğu gerekçesiyle kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve 1.342.673,84 TL asıl alacak, 30.335,00 TL karar harcı, 34.259,94 TL Yargıtay onama harcı olmak üzere toplam 1.407.268,78‬ TL asıl alacak yönünden Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/14057 Esas sayılı dava dosyasındaki borçlu itirazının kısmen iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı işçinin kusuru %100 olduğundan takip tutarı 1.419.443,39 TL'nin tamamından sorumlu tutulması gerekirken kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, 2. İcra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali davasında takibin devamına karar verilecek miktarın belirlenmesine ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacı Şirket tarafından... İcra Müdürlüğü 2021/14057 Esas sayılı dosyasında takibe konulan alacak kalemlerinin 1.342.673,84 TL asıl alacak, 3.642,35 TL işlemiş faizi; 30.335,00 TL karar harcı, 7.270,43 TL işlemiş faizi; 34.259,94 TL Yargıtay onama harcı ve 1.047,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.419.443,39 TL olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl alacak, karar harcı ve Yargıtay onama harcına işlemiş faiz alacaklarının takibin devamına karar verilecek alacak kalemleri arasında sayılmadığı; davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesi içeriğinde de takibe konusu söz konusu alacak kalemlerinin dikkate alınmamasına ilişkin bir istinaf talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 10.02.2025 havale tarihli istinaf dilekçesi içeriği dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince takibin kısmen kabulüne dair verdiği karar, bu gerekçe ile yerindedir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 264c5001a019c680 a6c7f56302ee0e2d This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/6156 E. , 2025/7416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/710 E., 2025/1235 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/342 E., 2024/485 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin müvekkili Şirkette 27.09.2001–04.03.2021 tarihleri arasında çalıştığını, 05.09.2006 tarihinde davalı işçinin %100 kusurlu olduğu bir trafik kazası gerçekleştiğini, bu kazadan zarar gören 3. kişilerin açmış oldukları maddi-manevi tazminat davasında müvekkili Şirket ile davalı işçinin meydana gelen tüm zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine yapılan icra takibi neticesinde 1.344.665,83 TL zararın müvekkili Şirket tarafından 3. kişilere ödendiğini, davalı işçinin görülen tazminat davasında %100 kusurlu bulunması nedeniyle söz konusu zararın davalıya rücu edilmesi amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/14057 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; ancak davalı işçinin 27.05.2021 tarihinde borca haksız yere itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçildikten sonra açıldığını, dava zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca davacı Şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/67 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan 23.09.2022 tarihli kesinleşme şerhine göre söz konusu kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 2. Görevli... İş Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirketin işçisi olan davalı işçinin 05.09.2006 tarihinde %100 kusurlu olacak şekilde 3. Kişilere zarar verdiği, zarara ilişkin kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/397 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararı gereğince davacı Şirketin icra dosyalarına işveren sıfatıyla ödemek zorunda kaldığı miktarı kusurlu davalı işçiye yönelterek ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davacı borçlu işçinin itirazı üzerine takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkin olduğu; Mahkemece kapsama alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelişinde işçi ve işveren arasındaki kusur durumunun belirlendiği, buna göre söz konusu rapora göre meydana gelen 3. kişileri zarara uğratan trafik kazası nedeniyle %80 oranında davalı işçinin, %20 oranında davacı işverenin kusurlu olduğunun anlaşıldığı; davalı işçinin kusur oranı dikkate alınarak hesaplamaların yapıldığı 03.09.2024 tarihli bilirkişi raporunun isabetli olduğu ve buna göre 1.074.139,07 TL asıl alacak, 24.268,00 TL karar harcı, 27.407,95 TL Yargıtay onama harcı olmak üzere toplam 1.125.815,02 TL asıl alacak yönünden ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dava dosyasındaki borçlu itirazının iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında görülen rücu davasında rücu edilecek zararın miktarının tespiti yargılama gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin yerinde olduğu; ancak 05.09.2006 tarihinde Mersin ili sınırları içerisinde meydana gelen trafik kazasında 3. kişilerin zarar görmesi nedeniyle davacı Şirket ve davalı işçi aleyhine açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/397 Esas, 2018/628 Karar sayılı kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli 2020/337 Esas, 2020/2784 Karar sayılı onama ilâmı ile kesinleştiği, söz konusu dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda davalı işçinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ve bu orana davalının itiraz etmediği, işbu dosyada İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda olayın gerçekleşmesinde işverenin işçiye eğitim vermemesi, güvenli çalışmanın çalışanın inisiyatifine bırakılması sebebiyle %20 oranında kusur verildiği belirtilmiş ise de taraflar arasında kusur oranın daha önce kesinleştiği ve davacının ehliyet ile araç kullanmaya ehil olduğunu anlaşılması karşısında buna ilişkin eğitim verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla kusurun %100 oranında işçide olduğunun kabulü gerektiği, buna göre davalı işçinin %80 kusurlu olduğu gerekçesiyle kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve 1.342.673,84 TL asıl alacak, 30.335,00 TL karar harcı, 34.259,94 TL Yargıtay onama harcı olmak üzere toplam 1.407.268,78‬ TL asıl alacak yönünden Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2021/14057 Esas sayılı dava dosyasındaki borçlu itirazının kısmen iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı işçinin kusuru %100 olduğundan takip tutarı 1.419.443,39 TL'nin tamamından sorumlu tutulması gerekirken kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, 2. İcra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali davasında takibin devamına karar verilecek miktarın belirlenmesine ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacı Şirket tarafından... İcra Müdürlüğü 2021/14057 Esas sayılı dosyasında takibe konulan alacak kalemlerinin 1.342.673,84 TL asıl alacak, 3.642,35 TL işlemiş faizi; 30.335,00 TL karar harcı, 7.270,43 TL işlemiş faizi; 34.259,94 TL Yargıtay onama harcı ve 1.047,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.419.443,39 TL olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl alacak, karar harcı ve Yargıtay onama harcına işlemiş faiz alacaklarının takibin devamına karar verilecek alacak kalemleri arasında sayılmadığı; davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesi içeriğinde de takibe konusu söz konusu alacak kalemlerinin dikkate alınmamasına ilişkin bir istinaf talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 10.02.2025 havale tarihli istinaf dilekçesi içeriği dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince takibin kısmen kabulüne dair verdiği karar, bu gerekçe ile yerindedir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 264c5001a019c680 a6c7f56302ee0e2d ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı