Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6078 E., 2025/7911 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6078 E., 2025/7911 K. (15.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6078
Karar No
2025/7911
Karar Tarihi
15.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6078 E. , 2025/7911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/136 E., 2025/817 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/499 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hizmet alım ihalesiyle iş alan alt işveren şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (696 sayılı KHK) ilgili hükümleri gereğince ... Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurum bünyesinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, kadroya geçtikten sonra aynı işi yapmaya devam ettiğini, kadroya geçmeden önceki ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olduğunu, davalı İdare ile davacı arasında belisiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiğini, davalı işverenin 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik ödeyerek kazanılmış hak ilkesine de aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def''inde bulunduklarını, müvekkili İdarede toplu iş sözleşmesi uygulandığını, ihale şartnamesi kapsamında davacının başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası ücret aldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra davacının asgari ücret ile bağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya geçirildiği 01.04.2018 tarihine kadar ücretinin her ay asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiği ve ödendiği, davalı Kuruma geçişle birlikte bu ödemenin devam ettiği, 2019 yılından itibaren ise söz konusu oran dikkate alınmaksızın toplu iş sözleşmesi ile belirlenen sözleşme oranında zam yapıldığı, oysa 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya her ay 30 günlük asgari ücretin %22 fazlasıyla ödeme yapılacağına ilişkin hüküm bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde davacıya her ay için ileriye etkili şekilde temel ücret olarak asgari ücretin %22 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırılmasının söz konusu olmadığını, 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 3. Hükmedilen faiz tür ve miktarları ile harcın yerinde olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması, faiz tür ve başlangıç tarihleri ile harca ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 23cb3d52b3ed7bd0 4bd49ea454682d99

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı