Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5864 E., 2025/7266 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5864 E., 2025/7266 K. (02.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5864
Karar No
2025/7266
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/5864 E. , 2025/7266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2956 E., 2025/1274 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 53. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/355 E., 2024/512 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... İl Sağlık Müdürlüğünde 27.05.2019 tarihinden itibaren sıhhi tesisat teknisyeni olarak çalıştığını dava tarihinde ... üyesi olduğunu, işyerinde son toplu iş sözleşmelerinin ise ... ile Bakanlığın üyesi olduğu ... arasında 01.01.2019 ile 31.12.2020 tarihleri arasında geçerli işletme toplu iş sözleşmesinin 10.08.2020 tarihinde, 01.01.2021- 31.12.2022 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin 08.09.2021 tarihinde imzalandığını, davacının her iki sözleşmenin imza tarihlerinde ... üyesi olduğundan işe giriş tarihinden itibaren ve daha sonra istifa etmiş olsa da dayanışma aidatı ödediği için hali hazırda toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini, toplu iş sözleşmelerinin 36/1 hükmünün“Bu Toplu İş Sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı net olarak ödenir.” şeklinde olduğunu, davacının fiilen teknik personel olarak çalıştığını; ancak hizmet zammının düz işçi gibi ücretinin %13'ü olarak ödendiğini ileri sürerek hizmet zammı farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadroya geçirilen davacının ücretinin usule uygun şekilde ödendiğini, ücretinin düşürülmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ile ... arasında imzalanan davaya konu dönemde işyerinde geçerli olan toplu iş sözleşmelerinin 36/1 ve 2 hükümlerinin “Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlara kariyerlerinin karşılığı emsali memur personele ödenen iş güçlüğü, iş riski, temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı tutarı, hizmet zammı olarak ödenir. Bu toplu iş sözleşmesinin kapsamında bulunan teknik elemanlar dışındaki işçilere; hiçbir ödemeyi etkilememek kaydı ile her ay aylık çıplak ücretlerinin %13'lük tutarı hizmet zammı olarak ödenir.” şeklinde olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (657 sayılı Kanun) 36. maddesinde ise; “Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerini fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidro-jeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatistikçi, yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatcı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezun olup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veya bölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 9/5/1969 tarih 1177 sayılı Kanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.” dendiğini, her ne kadar davacının işyerinde yaptığı işin toplu iş sözleşmesinde sayılan teknik işler kapsamında olduğu anlaşılmaktaysa da; sözleşmelerde emsal memura yapılan atıf sebebiyle 657 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul şeklinde gerekli mesleki eğitim koşulunun da arandığı dikkate alındığında davacının mesleki eğitim şartını taşımaması sebebiyle toplu iş sözleşmelerinin 36. maddesinde yer alan düzenlemeden yararlanamayacağının değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplu iş sözleşmesinin dava konusu hizmet zammı alacağının düzenlendiği maddesinde emsal memur personele atıf yapıldığı, davacının 657 sayılı Kanun uyarınca aranan en az orta derecede mesleki tahsil/teknik lise veya dengi okul şeklindeki mesleki eğitim şartını taşımadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi olarak çalışan işçilerin devlet memurları gibi sınıf ve derecelerinin olmadığını, işçilerin sınıf ayrımının yaptıkları işe göre belirlendiğini, eğitim aranmadığını, toplu iş sözleşmesinde de fiilen yapılan işe göre teknik personel ayrımı yapıldığını, aynı işi yapan memur var ise onlar ile aynı görev ve sorumlulukları olduğunu, 2. Yargıtayın toplu iş sözleşmesinin hizmet zammının ödenmesine ilişkin maddesini yanlış yorumladığını, işçi için de memur vasfı aradığını, oysa ki toplu iş sözleşmesinde teknik personellere ödenmesi öngörülen hizmet zammının hangi miktarda ödeneceğinin belirlenmesi hususunda emsal memurun örnek gösterildiğini, 3. Davacının işyerinde teknik personel olarak çalıştığını, davacı ve davacı gibi bu işi yapan diğer işçilerin fiilen teknik personel olarak çalışmalarının eğitim durumuna bakılmaksızın hizmet zammı alacağına hak kazanılması hususunda yeterli kabul edilmesi gerektiğini, aynı konuda açılan davaların büyük bir kısmında davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararların Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin ilâmları ile onanarak kesinleştiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava tarihi itibarıyla hizmet zammı farkına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı