9. Hukuk Dairesi 2025/2319 E. , 2025/7191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/757 E., 2024/2771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/664 E., 2024/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin seramikçi olarak davalıların ... ve ...'da bulunan yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işçilik alacakları ödenmeden feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... (Eski Ünvanı: ...) Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davada Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının ... hizmet sözleşmesi ile yurt dışında belirli süreli olarak istihdam edildiğini, işçilik alacaklarının ... Federasyonu kanunlarına tabî olduğunu, proje kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının iş sözleşmesinin proje sona ermesi ile kendiliğinden sona erdiğini, kıdem tazminatının söz konusu olamayacağını, ayrıca kıdem tazminatının Amerikan doları olarak da istenilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen ücretin fahiş olduğunu, davacıya ödenmemiş bir hak ve alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının Şirketin işçisi olmayıp Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, son ücretinin bilinmediğini ancak iddia edilen ücretin kabul edilemeyeceğini, davacının ancak çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan yararlanabileceğini, proje bazlı çalıştığı anlaşıldığından infisah eden sözleşme hükümlerine göre ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ücretinin brüte çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini İstemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Şirketin işçisi olmadığını, dolayısıyla Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının son ücretinin bilinmediğini, ancak iddia edilen ücretin kabul edilemeyeceğini, çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan yararlanabileceğini, proje bazlı çalıştığı anlaşıldığından infisah eden sözleşme hükümleri göre davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ücretinin brüte çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı işverence, davacının iş sözleşmesinin projenin bitimi nedeniyle son bulduğu iddia edilmiş ise de davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, proje bitiminin haklı ve geçerli bir sebep olmadığı, feshin geçerli veya haklı nedenle yapıldığına dair herhangi bir delil de sunulmadığından işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, celp edilen banka kayıtları incelenmekle davacının bakiye ücret alacağına ve bakiye yıllık izne hak kazandığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ise hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya ait ...'da bulunan işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin 10.06.2014 tarihinde sona erdiği, yine ...'daki çalışmasının ise 07.05.2017 tarihinde son bulduğu, davanın ise 26.06.2018 tarihinde açıldığı, dolayısıyla arabulucuk görüşmelerinde geçen süre eklense bile, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi ile Kazakistan İş Kanunu'nun 160. maddesine göre dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresi olan 1 yıllık süreler dolduğundan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi hâlinde davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... hukukuna göre dava konusu hak ve alacakların talep edilebilir nitelikte olduğunu, buradaki düzenlemenin hatalı yorumlandığını, 2. Davalının ... hukukunun uygulanmasına yönelik savunması ve itirazının bulunmadığını, 3. Davalı cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürdüğünü, usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğini, 4. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı ya da hak düşürücü süre kavramının bulunmadığını, 5. Eldeki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının gerektiğini, 6. Yargıtayın sürpriz karar yasağına aykırı olarak tarafları makul bir süre önceden bilgilendirmeden yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin içtihat değişikliğinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, 7. ... nezdinde imzalanan matbu sözleşme ile taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanması gereken ülke hukukunun tespiti ile talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre ... Federasyonu İş Kanunu'nun ve Kazakistan İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Kazakistan İş Kanunu'nun "Bireysel İş Uyuşmazlıklarının İncelenmesi için Başvuru Koşulları" başlıklı 160. maddesinde yer alan 1 yıllık süre, hak düşürücü süre değil zamanaşımı süresi niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı davalılara ait ... ve ... şantiyelerinde 30.08.2013- 06.09.2017 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve yıllık ücretli izin alacağı bakımından kısmi dava, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından ise belirsiz alacak davası ile talepte bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalıya ait ...'da bulunan işyerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin 10.06.2014 tarihinde sona erdiği, yine Kazakistan çalışmasının ise 07.05.2017 tarihinde son bulduğu, davanın ise 26.06.2018 tarihinde açıldığı tespiti ile ... ... İş Kanunu'nun 392. maddesi ile ... İş Kanunu'nun 160. maddesine göre dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma süresi olan 1 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin 06.09.2017 tarihinde sona erdiğini iddia etmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... kayıtlarından hareketle iş sözleşmesinin, davacının Türkiye'ye giriş tarihi olan 07.05.2017 tarihinde sona erdiği belirlenmiştir. Oysa dosyaya 2017 yılı Eylül ayı puantaj kaydı ve ücret bordrosu sunulmuştur. Ayrıca dosyada mevcut fesih bildiriminde, davacıya 05.09.2017 tarihi itibarıyla iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğinin bildirildiği görülmektedir. İbranamede de çalışma süresinin 05.09.2017 tarihinde sona erdiği tespitine yer verilmiştir. Davacının iş sözleşmesinin 07.05.2017 tarihinde son bulmadığı, işyerinde geçirdiği kaza dolayısıyla Türkiye'ye tedavi amaçlı gönderildiği yönündeki iddiası ile dosya kapsamındaki diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının ...'daki iş sözleşmesinin 05.09.2017 tarihinde sona erdiği kabul edilmelidir. Bu durumda eldeki davanın açıldığı tarih (26.06.2018) itibarıyla Kazakistan'daki çalışma yönünden bir yıllık dava açma süresi geçmemiştir. Mahkemece davacının Kazakistan hukukuna tâbi çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığın esası incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.