9. Hukuk Dairesi 2025/2252 E. , 2025/5636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/332 E., 2024/1277 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.07.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.05.2005 tarihinden itibaren davalı Şirketin Kuzey Irak’taki beton santralinde mikser operatörü olarak çalıştığını, 31.08.2012 tarihine kadar çalışmasının sürdüğünü, aylık net 1.360,00 USD ücret aldığını, beton santralinin yabancılara devredilmesi nedeniyle işine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına karşılık 3.400,00 USD ödeme yapıldığını, bakiye tutarların parçalar hâlinde ödeneceğinin söylendiğini ancak ödeme yapılmadığını, 28.09.2015 tarihinde Şirket merkezine çağırıldığını, 2.000,00 USD daha ödemeyi teklif edip dava açmamasının istendiğini, davacının tazminatlarının tam ödenmesini talep ettiğini, haftanın 7 günü 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili iznini kullanmadığını, yasal yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 18.05.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 19.04.2006 tarihinde istifa ettiğini, 31.07.2007 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, bu kez iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, son olarak 28.02.2008 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, işin sona ermesi nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, tazminatlarının eksiksiz kendisine ödendiğini, tüm yıllık izinlerini kullandığını, fazla çalışma yapması hâlinde ücretlerinin ödendiğini, çalıştığı ülke resmî bayramlarında çalışma yapmadığını, hafta tatili ile dinî ve resmî bayramlarda çalışma yapması hâlinde ücretlerinin ödendiğini, davacının yıllık izinlerini Türkiye'de geçirdiğini, ücretinin iş sözleşmesinde brüt 600,00 USD olarak belirlendiğini, brüt ücret hesaplamasında davacının yurt dışında çalışıyor olmasının dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli tarihli kararı ile; yurt dışında çalışmakta olan ve kıdem ve ihbar tazminatlarına sebepsiz yere istifa etmesi hâlinde kavuşamayacak olan kıdemli bir işçinin bu haklarını bertaraf edecek şekilde sebepsiz yere işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tanığının beyanlarının da ispata elverişli olmadığı, bu nedenle davacının iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğinin mevcut delil durumuna göre davalı işverence ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, dava dosyasında yıllık izin formu bulunmadığı, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarından davacının işe son olarak başladığı 28.02.2008 tarihinden sonraki dönemde 107 gün yurt içinde kaldığının tespit edildiği, tanık beyanlarına göre davacının günlük 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı, buna göre haftalık 38,5 saat fazla çalışma yaptığı, tanık beyanlarına göre hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 30.03.2023 tarihli kararı ile; davacının ücretlerinin Türkiye'deki banka hesabına ödendiği, ücretin gelir vergisine tâbi olduğu, net ücretin brüte çevrilmesinde gelir vergisi ve damga vergisinin eklenmemesinin hatalı olduğu, hakkın özüne dokunmayacak şekilde takdiren %30 oranında indirim yapılmasının dosya kapsamına uygun olduğu, hesaplanan 6.100,86 USD'den takdiren %30 indirim yapılması ve taleple bağlılık kuralı gözetilmesi gerekirken davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktardan indirim yapılmasının hatalı olduğu, davacı tanık beyanları ve davalı işverence sunulan bir kısım bordrolarda dahi davacının ücretinin 1.320,00 USD olarak gösterildiği, buna göre davacının aylık ücret miktarına ilişkin iddiasını ispatladığı, ibranamenin geçerlilik koşulları bulunmadığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı miktarları yönünden bu belgenin makbuz niteliğinde olduğu değerlendirilerek ödenenin mahsubunun dosya kapsamına uygun olduğu, sadece İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı ekindeki listenin davacının 170 gün yıllık ücretli izin kullandığına dair belge olarak kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca davacıya ait banka hesap ekstresinde 2008 ila 2012 yılları arası dönemde "ücret" açıklaması ile yapılan ödemeler gerçek aylık ücrete göre yapılan ödemeler olmadığından, davacının Türkiye'de bulunduğu dönemlere denk gelen ödemelerin yıllık ücretli izin ödemesi olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenlerle davacının hak kazandığı ancak kullandırılmadığı ve ayrıca fesih sonrası da ödenmediği anlaşılan toplam 70 gün yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre, davacının 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği, buna göre davacının 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanması gerektiği, davacının Türkiye'de olduğu tarihlere ilişkin ücretlerinin ödenip ödenmediği araştırılarak ücretleri ödenmiş ise davacının yıllık ücretli izinlerini Türkiye'de bulunduğu tarihlerde kullandığının kabulü ile buna göre hesap yapılarak karar verilmesi, Türkiye'de bulunulan dönemlerin ücretleri ödenmemişse bu sürelerde yıllık ücretli izin kullanmadığının kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ücretinin yapılan sözleşmede 600,00 USD olarak belirlendiğini, işçi ücretinin netinin salt %5’lik bir kesinti yapılarak hesaplanması gerektiğini, b. Davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, davalı Şirketin şantiyelerinde sabah 08.00 akşam 17.00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalışma yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı Şirkete karşı açılmış seri dosyalardaki davacı ve davalı tanık beyanları emsal alındığında; 07.00-17.00 saatleri aralığı için 1 saat ara dinlenme düştükten sonraki kalan 9 saat için ve 08.00-17.00 saat aralığı için 1 saat ara dinlenme düştükten sonra kalan 3 saat için, davacının Türkiye’de bulunduğu süreler ile hafta tatili talebi olduğu için hafta tatili çalışmaları ile dinî ve resmî bayramlara denk gelen günler de dışlanarak seçenekli bir hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, c. Hafta tatili alacağını da kabul etmemekle birlikte bir hesaplama yapılacaksa 1 yevmiyeden arta kalan 0,5 katsayısı ile çarpılarak bir hesaplama yapılmasını talep ettiklerini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının aylık ücreti brüt ücrete çevrilirken %5 kesinti yapılması gerektiğini, b. Yıllık izinlerin kullandırıldığının davalı tarafından yıllık izin defteri veya eşdeğer belge ile ispatlaması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplamasına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9964859d4d4dfa7d 68ecda210891829c