9. Hukuk Dairesi 2025/4099 E. , 2025/5639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/370 E., 2024/105 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.07.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.06.2011 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 05.04.2016 tarihine kadar davalı işveren bünyesinde teknik ofis sorumlusu olarak çalıştığını, işçi sözleşmesi tarihi olan 29.11.2011 tarihine kadar davalı ... Teknoloji ve Dış Ticaret AŞ (... Şirketi) bünyesinde sonrasında aralarında organik bağ olan ... İnş. Taah. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) bünyesinde çalıştığını, aldığı en son ücretin net 3.750,00 USD olduğunu, Türkiye'deki çalışmasında ilk ücretinin 3.500,00 USD olduğunu, ücretin 950,00 USD olan kısmının davacıya Türkmenistan'da avans şeklinde ödendiğini, bakiye kısmının ise eşi ve abisinin ortak banka hesabına yatırıldığını, davacının 21 gün davalının Türkiye ofisinde hizmet verdiğini ve çalışma saatlerinin 09.00-18.00 arası olduğunu, 04.07.2011 tarihinden itibaren işverenin Türkmenistan'da bulunan TV Kule Projesinde çalıştığını, davacının Türkmenistan'da bulunduğu dönemde çalışma saatlerinin 07.00-19.00 arası olduğunu, işlerin yoğun olmasından kaynaklı zaman zaman en az ayda 15 gün 06.00-00.00 saatleri arasında çalıştığını, çalıştığı tüm dönemlerde Temmuz 2012- Eylül 2013 tarihlerinde iki haftada 1 gün izin kullandığını, resmî ve genel bayramlarda çalıştığı, Türkmenistan'daki resmî ve genel tatillerde çalıştığını ve bu günlere ait çalışma bedellerinin ödenmediğini, Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günleri hariç çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 13.06.2011-28.02.2014 tarihleri arasında davalı ... Şirketi nezdinde, 01.03.2014-05.04.2016 tarihleri arasında davalı ... Şirketinde çalıştığını, davacının davalı bünyesinde teknik ofis sorumlusu olarak çalıştığını, davacının son ücretinin 2.083,00 USD olduğunu, davacının iş sözleşmesinin işe alındığı projenin tamamlanmış olması nedeniyle ve yerleştirilebileceği başka bir proje olmaması nedeniyle feshedildiğini, tüm hak ve alacaklarının banka aracılığıyla eksiksiz ödendiğini, ileri sürülen çalışma saatlerinin ve şeklinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli tarihli kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre her iki Şirketin aynı adreste bulunduğu, ortaklarının aynı kişiler olduğu ve tanık beyanları nazara alındığında davalıların ekonomik ve yönetsel bütünlük içerisinde oldukları, bu nedenle her iki davalının talep konusu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının 27.02.2011-05.04.2016 tarihleri arasında çalıştığı, davacının banka dekontlarında ödemelerin "ücret+fazla mesai" açıklaması ile yapıldığı, banka hesap özetinden Kasım 2013'ten itibaren her ay sabit 3.750,00 USD'nin "ücret+fazla mesai" açıklaması ile davacının hesabına havale edildiği, bu durumun davacının iddiası ile uyumlu olduğu, davalının ücret bordrolarını sunmadığı, bu nedenle tanık beyanı da dikkate alınarak davacının aylık net 3.750,00 USD ücret aldığı, davacı ile çalışan tanık beyanı esas alınarak fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının hesaplandığı, bilirkişi raporunda davacının Türkiye'de izinli olduğu sürelerin dışlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 05.04.2023 tarihli kararı ile ücretinin net 3.750,00 USD olarak kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ettikleri, davanın kısmi dava olarak açıldığı, Mahkemece zamanaşımı def'i dikkate alınarak yapılan yeni hesaplamadan indirim yapıldığı, mükerrer indirim bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, yapılan işin niteliği ve özellikle davacı tanığı İ.G'nin “Standart sabah 08.00 akşam 19.00 idi." şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; işyerinde çalışmanın 08.00-19.00 saatleri arasında olduğunun ispatlandığı, davacının; ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme sürelerine göre haftada 15 saat saat fazla çalıştığının kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucu bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Davacının ücret miktarının hatalı tespit edildiğini, c. Davacı tanıklarının davacı ile aynı görevde çalışmamaları ve beyanlarının duyuma dayalı olması nedeniyle davacı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, d. İndirim oranının yetersiz olduğunu, e. Hükmedilen faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın ıslah kapsamında tam kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma alacağı ve hükmedilen faiz noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a hükmünde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Dava konusu fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının yabancı parayla(USD) tahsili talep edildiğinden, bu alacaklara 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükmü uyarınca, ''Devlet Bankalarınca Amerikan Doları üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize'' hükmedilmesi gerekir. Buna göre İlk Derece Mahkemesince, belirtilen alacak kalemleri bakımından hükmedilen faizin, Devlet bankalarınca Amerikan Doları üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz olarak anlaşılması gerektiği açıktır. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, yukarıda yapılan açıklama da dikkate alındığında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılara müştereken yükletilmesine, Davalılar yararına müştereken takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8961a76755c4d4a3 b428aff9a5ad5cef