Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1386 E., 2025/4891 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1386 E., 2025/4891 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1386
Karar No
2025/4891
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/1386 E. , 2025/4891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/766 E., 2024/573 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat .. ... ... ile davacı vekili Avukat .. .. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerinde 2006-2015 yılları arasında elektrik formeni olarak net 2.250,00 USD ücretle çalıştığını, ücretten bağımsız olarak 200,00 USD prim ödemesi yapıldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, çalışmalarının haftada 7 gün 07.00 ile 19.00-20.00 saatlerine kadar devam ettiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davalı Şirkette 06.09.2007 - 25.02.2008, 22.04.2008 - 25.02.2010, 27.06.2011 - 12.01.2014 ve 28.02.2014 - 14.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin brüt 2.250,00 USD olduğunu, davacının aralıklı çalışması nedeni ile bu dönemlerde kıdem tazminatına hak kazandığını kanıtlaması gerektiğini, her bir dönem çalışmanın bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ibraname verdiğini, iş bitimi nedeni ile iş sözleşmesinin sona ermesinde tazminata hak kazanmadığının Yargıtay kararları gereği olduğunu, davacının hesabına her ay fazla çalışma ile hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli tarihli kararı ile; emsal dava dosyaları da değerlendirildiğinde davacının ücretinin net 2.250,00 USD olduğu, davacının iş sözleşmesinin 20.04.2015 tarihinde iş bitimi nedeni ile sonlandırıldığı, 12.01.2014, 25.02.2010 ve 25.02.2008 tarihlerindeki fesihlerin de iş bitimi nedeni ile yapıldığı, iş bitiminin tazminatsız bir fesih nedeni olmadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, davacı tanığı A.K'nın çalışma saatlerinin başlangıç ve bitişlerine dair beyanda bulunmadığı, bu tanığın beyanlarına bu nedenle itibar edilmediği, dinlenen davacı tanık beyanlarından davacının 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı, buna göre haftalık 24 saat fazla çalışma yaptığı, ayrıca iki haftada bir hafta tatili kullanabildiği gözetildiğinde hafta tatilinin 7,5 saati aşan 4 saatlik çalışmasının eklenmesi gerektiği, davacının ayda iki hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramların 1. günü dışında diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasında düzenlenen yurt dışı iş sözleşmesinde ücretin brüt ücret olduğuna yönelik açık bir düzenlemenin bulunmaması, davalı tarafın yurt dışı şantiyelerinde çalışan davacının topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı veya isteğe bağlı sigortalı olup olmadığı noktasında elinde bulunan belgeleri ibraz etmediği, ücret ödemelerinin Türkiye'deki kanunlara göre ücret ve kesintiler hesaplanıp Türkiye'deki bankalar aracılığıyla yapıldığı anlaşıldığından davacının ücretinin net 2.250,00 USD olduğu, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada davalı vekilinin dava konusu alacaklar için belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki istinaf itirazlarının yerinde olmad��ğı, tüm çalışmalarının davalıya ait işyerlerinde geçmesi yanında her dönem için haklı davalı feshinin ispat edilememesi ve de bu çalışmalar arasındaki kesintinin 10 yıldan az olması nedeniyle sürelerin birleştirilerek değerlendirilmesi gerekeceği, davalı Şirkete karşı davası olduğu beyan edilen davacı tanığı hakkında gerçek dışı beyanda bulunduğu yönünde ciddi ve inandırıcı deliller ileriye sürülüp ispatlanmadığı, kaldı ki bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının gerçeği yansıtmamakla birlikte davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığının işverence kabul edildiği anlamına geldiği, bu şekilde bordrolarda fazla çalışma tahakkukları bulunmasının davacı tanığı K.U'nun beyanlarını destekleyen başka delil mahiyetinde olduğu, ücret bordrolarında gösterilen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının davacının asıl ücretinin bir bölümünü oluşturduğu, tahakkuk bulunan aylar dışlanmadan ve mahsup yapılmadan hesap yapılması gerektiği, tanık K.U'nun davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ettiği 2011-2013 Mayıs ayı arasındaki süreler dikkate alınarak bilirkişice fazla çalışma ücreti alacağının belirlendiği, bu tanığın çalışma süreleri sonrasında 13.05.2013-13.01.2014 tarihlerine ilişkin dinlenen tanık A.K'nın çalışma saatlerine ilişkin beyanda bulunmadığı, her dosyanın kendi mevcut delil durumu ile değerlendirileceği dikkate alındığında tanık A.K'nın fazla çalışma saatlerine ilişkin beyanda bulunmaması nedeniyle bu tanık beyanlarına göre fazla çalışma alacağı hesaplanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davalı vekiline ek raporun 22.05.2018 tarihli celsede elden tebliğ edildiği, davalı tarafın da bu rapora karşı süresi içerisinde 01.06.2018 tarihinde UYAP üzerinden itirazlarını sunduğu dikkate alındığında davacı vekilinin fazla çalışma alacağına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, vekâlet ücretinde hata bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, yapılan işin niteliği ve dava dilekçesinde davacının çalışma saatleri olarak "hafta içi 7 gün sabah saat 07.00- akşam 19.00-20.00 e kadar hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırılmış. ..." şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; davacının işyerindeki çalışmasının 07.00-19.00 saatleri arasında olduğunun ispatlandığı, davacının; ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme sürelerine göre haftada 6 gün çalıştığında haftalık 18 saat, haftada 7 gün çalıştığında ise hafta tatili normal çalışma süresinin mahsubu ile haftalık 21 saat fazla çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının fazla çalışma alacağının eksik hesaplandığını, b. Tanık beyanı bulunmayan dönem bakımından bordrolara göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu tazminat ve alacakların zamanaşımına uğradığını, b. Davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediğini, c. Davacının ücretinin ücret bordrosunda belirtilen tutar olduğunu, d. Tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 62971f5da30459b8 f310ffe6f57b7f17

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı