9. Hukuk Dairesi 2025/2395 E. , 2025/4889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2067 E., 2024/2319 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/83 E., 2023/188 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının asıl işveren olduğu ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde değişen alt işverenler nezdinde Haziran 2002 tarihinden itibaren garson olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin aylık net 2.020,00 TL olduğunu, yol ve yemeğin davalı işverence karşılandığını, işyerinde haftada 5 gün 06.00-15.00, hafta sonları ise 06.00-19.00 saatleri arasında çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin yarısında çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, davacıya teknik ve idari şartnameye göre ödenmesi gereken ücretleri ve sosyal hakları ile diğer ücret ve haklarının eksik ödendiğini ileri sürerek ücret alacağı, sosyal yardım, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı Bakanlık arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, tüm sorumluluğun davacının nezdinde çalıştığı yüklenici firmalarda olduğunu, çalışma çizelgelerinden görüleceği üzere fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, ücret bordrolarının davacı tarafından imzalandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fark ücretlerinin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının fark ücret alacağına hak kazandığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda 2015-2019 yılları arasındaki ücret farkı alacağının net 9.344,92 TL olduğu hesaplanmışsa da; davacı vekilinin talebi doğrultusunda taleple bağlı kalınarak davacının net 4.533,53 TL fark ücret alacağının olduğu kanaatine varıldığı, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu ancak karşılığı ücretlerin ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, 07.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamaların denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının Dairece de benimsenmiş maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığının anlaşıldığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre kararın yerinde olduğu ancak davalı Bakanlık harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu, bu yönden davalı istinafının yerinde görüldüğü gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Bakanlık ile yüklenici şirketler arasında imzalanan yemek hizmeti alım ihalesinin personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımı olması nedeniyle davacının ihale alan şirketlerin personeli olduğunu, bu nedenle her türlü işçilik alacaklarından imzalanan ihale sözleşmeleri gereğince ihale alan firmaların sorumlu olduğunu, 2. Dava konusu taleplerle ilgili müvekkili Bakanlığın sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, 3. Davacının fark ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacakları bulunmaması nedeniyle haksız davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücretinin tespiti, buna bağlı olarak fark ücret alacağı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında işçinin ücretinin düşürülüp düşürülmediği ve davacının fark ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 01.01.2015-31.12.2015 dönemini kapsayan hizmet alım sözleşmesinde garsonların asgari ücretin %14 fazlası ücretle çalışacağının belirlendiği, 01.01.2016-31.12.2017 dönemini kapsayan hizmet alım sözleşmesinde garsonların asgari ücretle çalışacağının belirlendiği, 2018-2019 dönemine ilişkin hizmet alım sözleşmesinde ise garsonların asgari ücretin %15 fazlası ücretle çalışacağının belirlendiği; 01.01.2015-31.12.2015 dönemi için davacıya asgari ücretin %14 fazlasının ödeneceği kararlaştırıldığından 2015 dönemindeki bu düzenlemenin davacı bakımından iş şartı hâline geldiği, 01.01.2016-31.12.2017 döneminde davacının ücretinin asgari ücretin artmış olması nedeniyle bir miktar arttığı ancak bu artışın % fazla olarak yapılmadığı gerekçesiyle 01.01.2016-31.12.2017 dönemi için de asgari ücretin %14 fazlası üzerinden hesaplama yapılarak, davalı tarafından ödenen tutarların mahsubuyla davacının fark ücret alacağı hesaplanmıştır. İhalelerde işçilere ödenecek ücret belirlenmiş ise ihale kapsamında çalışan işçinin ihalede yazılı ücretin kendisine ödenmesini talep etmesi mümkündür. Bazı ihalelerde ise işçilere ödenecek ücret asgari ücretle irtibatlandırılarak asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak kararlaştırılmaktadır. Bu tür ihalelerde ihalenin bitimi ile ücretin asgari ücretle bağlantısının kesileceği açıktır. İhale şartname veya sözleşmesinde belirlenen ücretin etkisi ile ilgili olarak Dairemizce, işçinin ihale ile belirlenen ücreti talep edebileceği, ancak bu ücretin asgari ücretle irtibatlandırılması durumunda, sonraki ihalede asgari ücretle bağlantı kurulmadığı takdirde ihalenin bitimi ile bu bağlantının kesileceği kabul edilmiştir. Diğer yandan, yeni ihalede asgari ücretle bağlantıda daha düşük bir katsayının belirlenmesi durumunda ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22. maddesi uyarınca bu ücretin altına düşmemek kaydıyla, asgari ücretle bağlantısı kesilen önceki ücretin uygulanmasına devam edilmelidir. Bir diğer ifade ile 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca işçinin önceki ihalede asgari ücret ile irtibatlandırılan ücreti, miktar olarak korunur. İşçiye bu ücretten daha az miktarda ödeme yapılması mümkün değildir. Taraflar arasında davacının 01.01.2016-31.12.2017 dönemindeki çalışmasına ilişkin ücret miktarını düzenleyen herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı da dikkate alındığında; davacıya 01.01.2016-31.12.2017 dönemi için ödenmesi gereken ücretin tespitinde yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapılmalıdır. Buna göre 01.01.2016-31.12.2017 ihale dönemi bakımından, ücretin asgari ücret üzerinden ödeneceği düzenlenmiş olmakla birlikte; önceki ücret miktarının sabit tutulması ve rakamsal olarak korunması gerektiği açıktır. Başka bir anlatımla; 01.01.2016-31.12.2017 ihale dönemi için davacıya ödenmesi gereken ücret, önceki ücret düşürülmeksizin (sabit tutularak) belirlenmelidir. Ne var ki önceki sabit ücretin (31.12.2015 tarihindeki asgari ücretin %14 fazlası olan miktarın), 2016 ve 2017 yıllarına ait asgari ücretin altında kaldığı dikkate alındığında, davacıya 01.01.2016-31.12.2017 döneminde ödenmesi gereken ücret miktarının asgari ücret olduğu kabul edilmelidir. Buna göre davacının fark ücret alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da yeniden hesaplanması gerekmektedir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a4ff553fbd2310e1 699f45ae234cdff7