Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1177 E., 2025/4894 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1177 E., 2025/4894 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1177
Karar No
2025/4894
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/1177 E. , 2025/4894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1244 E., 2024/2580 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/65 E., 2024/178 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .. ... duruşmaya geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 13.11.2007-28.02.2019 tarihleri arasında pilot olarak çalıştığını, davacı ile davalı işyeri arasında 01.04.2014 tarihinden başlamak üzere 5 yıl süreli iş sözleşmesi imzalandığını, önceki sözleşmelerin süresi dolduğunda yeni sözleşmelerin yapıldığını, dolayısıyla iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüştüğünü, davacı sözleşme gereğince 01.04.2019 tarihine kadar çalışması gerekirken iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmede yazılı aylık ücretinin 2.575,00 USD uçuş ücreti ve net 5.925,00 USD uçuş tazminatı olmak üzere aylık net 8.500,00 USD olduğunu, daha sonra maaşa zam yapılarak aylık ücretin 9.000 USD'ye yükseldiğini, iş sözleşmesinin ihbar süresi tanınmadan feshedilmesinin haklı olmadığını, davalı işverenin fesih nedenini davacı müvekkilinin apron kartının iptal edilmesi nedenine dayandırdığını, ancak apron kartının iptal edilme nedeninin davalı işverenin iyiniyete dayanmayan uygulamaları olduğunu, müvekkilinin işyerinde pilot olarak görev yaptığını, davalı işveren tarafından davacıya görev tanımıyla bağdaşmayan başka birtakım işler de verildiğini, bunlardan birisinin de işyerine ait bir takım kargo ve paketlerin taşınması işi olduğunu, davacının pilot değil adeta bir kargo görevlisi olarak kullanıldığını, davacı istememesine rağmen işyeri baskısı nedeniyle görev tanımına girmeyen bu taşıma işini yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin eksik ödenen aylık ücretlerinden kaynaklanan 2.799,39 USD alacağının bulunduğunu, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kısmi dava açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davacının sözleşmesinin haksız yere feshedildiği düşünülse bile zaten söz konusu sözleşmenin belirli süreli sözleşme olduğundan 31.03.2019 tarihinde sona ereceğini, davacının 31.10.2018 tarihinde e-posta gönderip 31.03.2019 tarihinde çalışmasını sonlandıracağını bildirdiğini, davalı işverence de 03.01.2019 tarihli ihtarname ile davacının talep ettiği doğrultuda sözleşmenin sona ereceğinin teyit edildiğini, sonuç olarak davacının feshe konu olan eylemi olmasa bile davacının sözleşmesinin 3 aylık ücret ödemesini gerçekleştirmeyecek şekilde sona ereceğini, davacının kazanmış olup da haksız eylemi nedeni ile kaybetmiş olduğu bir hakkının mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aylık ücretinin net 9.000,00 USD olduğu, davacının apron kartına el konulması ve apron kartı iade edilene kadar uçuş yapma imkânı bulunmadığından işveren tarafından fesih yapıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı firmanın yetkin bir kargo firması ile taşıma operasyonunu yürütmesi veya kendi yetkisi var ise profesyonel operasyon elemanı ile bu taşımayı gerçekleştirmesi, pilot veya uçuş ekibinin bu taşımaya dâhil olmaması gerektiği, kusurun ağırlığının prosedürlere uymayan davalı firmada olduğu, davacının tabloyu prosedüre aykırı olarak teslim etmesine karşın, olayın başından itibaren davacıya kendi görevi dışında ve önceden herhangi bir yazılı talimat ve bilgilendirme olmaksızın taşıma işi yaptıran işverenin kendi kusur ve ihmali olduğu, davacı hakkında da yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiği, dolayısı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 13/f maddesi uyarınca davalı işverenin haklı fesih hakkı olmadan ve 90 gün önceden bildirimde bulunmadan sözleşmeyi feshetmesi sebebi ile davacıya aylık ücret ve uçuş tazminatı tutarının 3 katı kadar tazminatı ihbar tazminatı olarak ödemesi gerektiği, işveren tarafından yazılı belge ile ispat edilemeyen 63 gün bakiye yıllık izin alacağı bulunduğu, davacının, davalı işveren tarafından ödendiği yazılı belge ile ispat edilemeyen aylık ücret alacağı bulunduğu hususu banka kayıtları ve ücret bordroları üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 13.11.2007-28.02.2019 tarihleri arasında davaya konu işyerinde pilot olarak çalıştığı, işverenin sözleşmenin tazminatı gerektirmeyecek şekilde haklı nedenle feshedildiği yönündeki ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin 13/f maddesi uyarınca 90 gün önceden bildirimde bulunmadan sözleşmeyi feshettiğinden ihbar tazminatı ödenmesi kabulünün yerinde olduğu, garanti ücret yanında sefer ücretinin ücretin bir parçası olarak kabulü ile temel ücretin ve yıllık izin alacağının kabulünde hata bulunmadığı, alacakların yabancı para ile tahsili talep edildiğinden kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, 2. Davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 3. Ücret alacağı hesabına dâhil edilen asgari geçim indirimi ödemelerinin çıkartılması talebinin yok sayıldığını, 4. Davacının ücretinin TL olarak ödendiğinin dikkate alınmadığını, 5. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının görevi dışında iş yaptırıldığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacının gerçekleştirdiği eylemde yüzde yüz kusurlu olduğunu, 6. Davacının yıllık izin alacağının bulunmadığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, davacının ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile ücret alacağı hesabında talep aşımı yapılıp yapılmadığı noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." 3. Dava dilekçesinde, davacının eksik ödenen aylık ücretlerinden kaynaklanan 2.799,39 USD alacağı bulunduğu belirtilmiş olup bu beyanın davacı tarafı bağlayacağı gözetilmeden hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan net 4.591,57 USD ücret alacağının hüküm altına alınması hatalıdır. 4. Ayrıca ücret alacağı hesaplamasında ücret bordrolarında asgari geçim indirimi tahakkuk edip ödenmesine rağmen mükerrer hesaplamaya neden olacak şekilde asgari geçim indirimi tutarının hesaplamada dikkate alınması da hatalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı