Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1237 E., 2025/4896 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1237 E., 2025/4896 K. (27.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1237
Karar No
2025/4896
Karar Tarihi
27.05.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/1237 E. , 2025/4896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1933 E., 2024/3717 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/738 E., 2024/363 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat .. .. .. ile davalı vekili Avukat . . ve ... .. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.02.2007 tarihinden itibaren davalı işyerinde tesisat ustası olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin 2.000,00 Euro olduğunu, fazla çalışmalara ve pazar mesailerine gelmediğinde baskı uygulandığını, resmî tatillerde çalıştırıldığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, gerçek ücretinin sigorta primlerine yansıtılmadığını, davacıya işe girerken, çıkarken ve çalıştığı sırada birçok evrak imzalatıldığını, imzaladığı evrakların gerçeği yansıtmadığını belirterek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde 18.11.2014-16.07.2021 arası işçi olarak çalıştığını, 2021 yılı son aylık ücretinin brüt 4.125,30 TL olduğunu, davalı işyerinde işçilerin haftada 6 gün 8 saatlik vardiyalarda 1 saat ara dinlenme ile çalıştıklarını, kural olarak hafta tatili ve resmî tatillerde çalışma olmadığını, davacının çalışmış olduğu günlerin ücretlerinin eksiksiz olarak banka kanalıyla ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirket yetkili ilgilisi N. B'nin yemin etmek üzere hazır bulunmadığı, bu nedenle yemin metninde dile getirilen hususları ikrar ettiği kanaatine varıldığı, buna göre davacının son aylık ücretinin net 2.000,00 Euro olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davacı tarafından bildirilen ve dinlenen tanıkların davalıya karşı açılmış davalarının bulunması nedeniyle davacı ile menfaat birliği içinde olsalar da birbiri ile benzer ve uyumlu beyanlarda bulundukları, beyanlarının samimi ve somut nitelikte olduğu, bu nedenle beyanlarına itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından, beyanlarına itibar edilen davacı tanıklarının, davacının açmış olduğu işe iade davasında da tanık oldukları ve beyanlarında samimi oldukları gerekçesi ile beyanları hükme esas alınmış ise de yazılı gerekçenin davalı işveren aleyhine davaları bulunan ve davacı ile menfaat birliği içinde oldukları anlaşılan tanıkların beyanlarına itibar edilmesine gerekçe olamayacağı, Mahkemenin 12.10.2023 tarihli celsede davacı tanığı R.E'nin davalı işveren aleyhine açmış olduğu davası olması nedeniyle beyanlarının dosyanın esasına katkı sağlamayacağına yönelik tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesine dair ara karar gerekçesi ile de çelişki oluşturacağı, davacı tanıklarının, davacı ile aynı mahiyette davalarının bulunması sebebiyle salt bu tanıkların beyanına itibarla davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının kabulünün isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Şirket yetkilisi yemin teklifini yerine getirmediğinden yemin konusu vakıaları ikrar ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, 2. Bordrolarda belirtilen ücretin gerçek ücreti yansıtmadığını, 3. Tanıkların davalıya karşı davaları olmasının tek başına beyanlarına itibar edilmemesi için yeterli olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28,000.00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı