Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/515 E., 2025/4335 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/515 E., 2025/4335 K. (02.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/515
Karar No
2025/4335
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/515 E. , 2025/4335 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/392 E., 2024/43 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucunda, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 221 ada 36 parsel sayılı 16.040,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1980 yılından beri 1/2 payları oranında ... ve ... ...'nin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkili tarafından imar ve ihya edilip fındık bahçesi haline getirildiğini ve 30 yılı aşkın süredir müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu, öte yandan davalı ...'un (...) taşınmazda her hangi bir fiili kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıma ilişkin şerhin terkini ile tamamının müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğuna ilişkin olarak şerh verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; çekişmeli taşınmazın büyük bir bölümünün evveliyatında tarafların dedeleri ...'den kaldığını ve ölümü üzerine yapılan taksim neticesinde tarafların babaları ... ...'ye isabet ettiğini, diğer bir kısmının ise ... ... tarafından ... ve ... isimli kişilerden satın alındığını, ölüm tarihine kadar da ... ... tarafından tasarruf edildiğini, daha sonra ise miras yoluyla intikal eden tüm taşınmazlar gibi bu taşınmazın da ... tarafından zilyet edildiğini, ancak elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda mirasçılardan bir tanesinin sürdürdüğü zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürüldüğünün kabulü gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını ve kadastro tespitinin mevzuata uygun olarak yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli ve 2021/677 Esas, 2022/690 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz incelemesi neticesinde, Dairenin 21.02.2024 tarihli ve 2023/4537 Esas, 2024/1019 Karar sayılı ilamıyla; "varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı belirtilerek; kullanım kadastrosunun, taşınmazların fiili kullanım durumlarını belirlemeye ve bu fiili durumun hukuki zemine kavuşturulmasını sağlamaya yönelik bir çalışma olduğu gözetildiğinde, muristen kalan ve mirasçılardan bir ya da bir kısmının fiili kullanımında bulunan taşınmazlara yönelik davalarda, bir ya da bir kısım mirasçının uzun süreli kullanımına diğer mirasçılar tarafından karşı çıkıldığı ve bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu ispatlanamıyorsa, bir diğer ifade ile taşınmaz üzerindeki fiili kullanımın tereke adına sürdürüldüğü ortaya konulamıyorsa, fiili kullanıma değer verilmesi gerektiğinin şüphesiz olduğu; somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek murisi ... ...'den kaldığı doğru olarak belirlenmiş olmakla birlikte, çekişmeli taşınmaz, murisin ölüm tarihi olan 18.12.1997 tarihinden itibaren tespit (03.02.2020) tarihine kadar uzun süre ile müstakilen davacı ...'nin fiili kullanımında olup, bu kullanıma diğer mirasçının/mirasçıların karşı çıktığına ya da taraflar arasında bu hususta ihtilaf yaşandığına veya davacının taşınmazdaki fiili kullanımını tereke adına sürdürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığına göre, davacının fiili kullanımına değer verilmesi ve İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; "dava konusu taşınmazın, tarafların babaları ... ...'den kaldığı ve uzun yıllar ... tarafından kullanıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, taşınmazın murisin ölüm tarihi olan 18.12.1997 tarihinden itibaren tespit (03.02.2020) tarihine kadar uzun süre ile müstakilen davacı ...'nin fiili kullanımında olup, bu kullanıma diğer mirasçının/mirasçıların karşı çıktığına ya da taraflar arasında bu hususta ihtilaf yaşandığına veya davacının taşınmazdaki fiili kullanımını tereke adına sürdürdüğüne dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenlerle davacının fiili kullanımına değer verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine, ... tarafından kullanıldığına dair zilyetlik şerhinin dercedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hakim, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde bir karar vermek zorunda olup, kullanım kadastrosuna ilişkin eldeki davada yasal hasım durumunda bulunan davalı Hazine açıkça davaya karşı çıktığından dolayı yargılama giderlerinden sorumlu ise de, harçtan muaf olduğu halde, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde Hazine aleyhine harca hükmedildiği gibi maktu harç yerine nispi harca hükmedilmesi ve çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptaline karar verilmeden, infazda tereddüt oluşacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle; diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine, "Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain dava konusu 221 ada 36 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan, kullanıcı şerhinin iptali ile beyanlar hanesine ... T.C. kimlik numaralı ... oğlu ...'nin kullanımında olduğuna dair şerh yazılmasına" ibaresinin eklenmesine; hüküm fıkrasının (3) ve (4) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılarak yerlerine, "3- Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 1.229,29 TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 891,69 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,"; "4- Davacı tarafından yatırılan 1.871,90 TL keşif gideri ve 655,60 TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.527,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacı tarafça yatırılan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının Hazine dışındaki davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb6dd7c25771daea d4151d1af9cc04c1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı