Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/4281 E., 2025/4332 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4281 E., 2025/4332 K. (02.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4281
Karar No
2025/4332
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/4281 E. , 2025/4332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/25 E., 2022/96 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Sivas ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 3 parsel sayılı 3.322,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalıların murisleri ... ve ... adlarına eşit payla tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı ...; dava konusu taşınmazın babası ... ve amcası ... adına kayıtlı olan tapu kaydının kapsamında kaldığını, taşınmazın kadimden beri zilyetliklerinde bulunduğunu ve davacının taşınmazda hiçbir hakkının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2010/1 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.10.2018 tarihli ve 2016/2584 Esas, 2018/6204 Karar sayılı kararıyla; "davaya konu taşınmazın tespit maliklerinden ... mirasçılarından ...'in yargılama devam ederken 19.05.2010 tarihinde, ...'in 21.01.2010 tarihinde ve ...'in ise 02.10.2013 tarihinde vefat ettikleri, geriye ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ...; ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ile ... mirasçıları ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... kaldığı halde; sözü edilen kişilerin mirasçıları yargılama sırasında davaya dahil edilmeden ve taraf koşulu yerine getirilmeksizin işin esası hakkında karar verildiği belirtilerek; mahkemece tespit maliklerinden olan ... mirasçılarından ..., ... ve ...'in adı geçen mirasçıları davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmek suretiyle, taraf koşulu sağlandıktan sonra, tüm tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili deliller toplanıp, birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "tespite esas ve davalıların dayandıkları tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı ve tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğu, tapu kaydının taşınmazı kapsamadığının kabulü halinde dahi, taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazı 20.10.1973 tarihinde ... ...'tan satın aldığını ve 1995 yılına kadar zilyetliğinde olduğunu, terör olayları nedeniyle terk ederek İstanbul'a göç ettiğini, taşınmaz üzerinde davalıların haklarının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydı ile davacının dayandığı satış senedinden hangisinin taşınmaza uyduğu, taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının kimin lehine oluştuğu hususuna ilişkindir. 1. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu kaydının taşınmazı kapsadığına yönelik değerlendirmesi yerinde ise de, sözü edilen tapu kaydının hukuki kıymetini koruduğuna yönelik değerlendirmesi isabetli olmadığı gibi dosya kapsamına da uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, gerek Yargıtay bozma ilamı öncesi ve gerekse sonrasında yapılan keşiflerde beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler, çekişmeli taşınmazın öncesinde ... ...'ın zilyetliğinde olduğunu, bu kişiye murisinden intikal ettiğini, ...'nin 1970'li yıllarda taşınmazı davacı ...'a sattığını, ...'nın satın aldığı tarihten İstanbul'a göç ettiği 1995 yılına kadar taşınmaz üzerinde yonca ekmek suretiyle malik sıfatıyla zilyetliğini sürdürdüğünü, tespit maliklerinin ve mirasçılarının taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığını beyan etmişler; taşınmazın tespit maliklerinden ... mirasçısı davalı ... keşifteki beyanında; taşınmazın ilk sahibinin babası ... ile amcası ... olduğunu, babasının sağlığında kendisine taşınmazı ... sattıklarını ancak tapuda devrini yapmadıklarını söylediğini, taşınmaz üzerinde kendilerinin zilyetliğinin bulunmadığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile çekişmeli taşınmazı kapsadığı anlaşılan davacının dayandığı ve satıcısı ... ... olan 20.10.1973 tarihli satış senedi de mahalli bilirkişiler ile davalı ...'in beyanlarını doğrulamaktadır. Şu halde, çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılından önce davacının İstanbul'a göç ettiği 1995 tarihine kadar davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen iktisap koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. 2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a008375d4a94778c 0d6d9df65f1c0a03

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı