8. Hukuk Dairesi 2025/2026 E. , 2025/4340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/590 E., 2025/115 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/580 E., 2023/629 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Giresun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 180 ada 2 ve 195 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 8.728,04 ve 3.399,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 2005 ve 2003 tarihlerinden beri ...'ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak, fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 180 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 22.06.2022 tarihinde davalı ... adına; 195 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ise 17.06.2022 tarihinde davalı ... adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkillerinin murisinden intikal ettiğini, ölümünden önce muris tarafından ölümünden sonra ise müvekkilleri tarafından kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı Milli Emlak'tan satın aldığını, taşınmazın davacılar ile ilgisinin olmadığını ve davanın dinlenme olanağının bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle usulden aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların atalarından geldiğini, uzun yıllar davacılar ile birlikte kullandıklarını, davacıların taşınmazlarda hiç bir zaman hak iddialarının olmadığını, taşınmazı beyanlar hanesindeki lehine yapılan kullanıcı şerhine istinaden 6292 sayılı Kanun gereğince satın aldığını, yapılan işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacıların haksız ve kötü niyetli olarak davayı açtıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra, tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı; davacı eldeki bu davayı, davalıya yapılan satış işleminden sonra açtığına ve dosya kapsamından da idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre, eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince, davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekirken işin esası yönünden değerlendirme yapılarak yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacı aleyhine nispi vekâlet ücretine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, usulüne uygun yargılama yapılmadığını, ilgili evrakların getirilmediğini, keşifte İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen bedeller ile Hazine tarafından belirlenen bedeller arasında fark bulunduğunu, tanık deliline dayanmış olmalarına, keşif günü ve saatinde keşif yerinde tanıkları hazır etmelerine rağmen dinlenmediğini, davalı taş ocağı sahibi ...'nun hak sahibi olamayacağını, davalı ...'ın davacı müvekkillerinin kardeşi olduğunu, baba ...'tan 1/7 hisse alması gerekirken tamamını aldığını, araziye kız kardeşin baktığını, davalılardan sadece ... kendini vekil ile temsil ettirdiğini, davaya konu olan taşınmazların toplam bedeli üzerinden vekalet ücreti hesaplanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalılar adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa66ce04749d75f6 561c5a96711da3e7