8. Hukuk Dairesi 2025/4093 E. , 2025/6307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2819 E., 2025/1264 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/768 E., 2023/324 K. Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) mülga 11. maddesinin onuncu bendi uyarınca yapılan tespite itiraz ve tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı gerçek şahıs ve davalı Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 6002 ada 4 parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin 1971 yılında satın aldığını ve o tarihten beri de ruhsatlı taşınmazında ikamet ettiğini, Orman Genel Müdürlüğünün davacıya yönelik orman içerisinde yerleşim suçlaması nedeniyle Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/189 Esas, 2009/541 Karar sayılı dosyasından beraat ettiğini ileri sürerek açılan davanın kabulü ile 6002 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... adına olan tespitine itirazın kabulü ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konu taşınmazın bir kısmının eski 890 parselden geldiğini, mülkiyet hanesinin boş iken Tuzla Kadastro Mahkemesi kararı ile bir takım şahıslar adına tescil edildiğini ve belediye tarafından bazı hak sahiplerinden satın alındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/60 Esas, 2017/54 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazın 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidinde ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, 1961 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise 831 ve 818 parseller içerisinde kaldığı, bu parsellerin bir kısmının imar uygulaması sonucunda da 6002 ada 4 nolu imar parseli olarak oluştuğu; ancak gerek arazi kadastrosunda gerekse imar uygulamasında orman sınırlarının dikkate alınmadığı, dava konusu yerin orman vasfının daha sonra 1744 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2/B çalışmasında değişmediği ve taşınmazın orman sınırlarında kaldığı, 5831 say��lı Kanun uyarınca yapılan çalışmada ve itiraz edilen son çalışma olan 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığı anlaşılmakla, Davacının tespite itirazının reddine, Taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin talebinin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/2514 Esas, 2017/2536 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. 1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/2514 Esas, 2017/2536 Karar sayılı kararı davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Dairenin 17.11.2021 tarihli ve 2021/8260 Esas, 2021/11380 Karar sayılı ilamı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddi kararının onanması üzerine karar, 17.11.2021 tarihinde kesinleşmiştir. 3. Davacının tescil talebi nedeniyle verilen görevsizlik kararı üzerine, İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2021/768 Esas, 2023/324 Karar sayılı kararında, " evveliyatı orman olan bir taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün olmayıp, ... Belediyesinin 1997 yılında imar uygulamasında, 2/B alanı içinde ve dışında kalan bu yörede orman harita ve tutanaklarının dikkate alınmadığı, o tarihte geçerli, 2/B kullanım kadastrosu mevzuatı ve orman kadastro uygulamalarının dikkate alınmadığı ve imar parseli oluşturulduğu, taşınmazın davacı elindeki tapusuna dayanak olan arazi kadastrosunun 1956 tarihli toprak tevzi kaydına dayandığının da belirtildiği, oysa ki o tarihlerdeki hava fotoğrafları ve tüm orman haritalarında bu yerin orman içinde kaldığı bu nedenle davacının tapusunun hükümsüz olduğu " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı gerçek kişi vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2025 tarihli ve 2023/2819 Esas, 2025/1264 sayılı kararı ile " dava konusu 6002 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 930/2400 payının ... adına, 454/2400 payının Hazine adına, 127/300 payının ise ... Belediyesi adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline yönelik herhangi bir kadastro çalışması yapılmadığı, bu nedenle davacının taşınmazın müvekkili adına tesciline yönelik dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı ve davacı adına kayıtlı olan tapu kaydının geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu davalılar yönünden maktu vekalet ücretinin takdir olunması gerektiği " gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b.2 maddesi hükmü uyarınca İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/768 Esas, 2023/324 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esasıyla ilgili olarak; 6100 sayılı Kanun'un 114/1-h bendi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararı ile davanın reddedilmesi ve red gerekçenin haklı ve hukuka uygun olduğu istinaf kararı ile gerekçenin değiştirilmesinin ise haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun çalışmaları kapsamında taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığına ilişkin kadastro tespitine itiraz ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Evveliyatı ... Mahallesi 831 parsel sayılı ve 14.400 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki taşınmaz “31 nolu toprak tevzi Komisyonunca 04.07.1956 tarih ve 72 nolu tapu kaydıyla ... oğlu ... verildiği gerekçesi ile 07.03.1961 tarihinde ... adına kesinleşerek tescil edilmiştir. Daha sonra 1990 yılında ... tarafından satın alınan taşınmaz, 08.12.1989 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde 3443 ada 3 parsel sayılı ve 1371 m² yüzölçümlü olarak ... adına, kalan 831 parsel sayılı 13.029 m² yüzölçümü ile Hazine adına tarla vasfıyla trampa yoluyla tescil edilmiştir. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3443 ada 3 parsel sayılı 1371 m² yüzölçümlü taşınmazın, 202 m²'si ...’den davacı ...’a 10.09.1993 tarihinde satış yoluyla kayden intikal etmiştir. 01.04.1997 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde dava konusu taşınmaz olan İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 6002 ada 4 parsel sayılı taşınmaz imar uygulaması ile 367 m² arsa vasfıyla davacı ..., ... Belediyesi ve Hazine adına tescil edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f1fae96a0a8d056d 0e0b3513f15e3478