Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/3634 E., 2025/6286 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3634 E., 2025/6286 K. (13.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3634
Karar No
2025/6286
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/3634 E. , 2025/6286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1496 E., 2025/276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Tunceli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/7 E., 2021/9 K. Taraflar arasındaki 2/B uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde; Tunceli ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan 187 ada 29 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilli olduğunu, söz konusu taşınmazın dedesinden kendisine intikal eden ve yüz yıldan bu yana fiili tasarruflarında olan, üzerinde halen eski evlerinin kalıntılarının bulunduğu tarla vasfındaki taşınmaz olduğunu belirterek, taşınmazın adına tescilini istemiş, davacı vekili 18.09.2020 tarihli duruşmada ve 17.12.2020 tarihli dilekçelerindeki beyanlarında; taleplerinin 2/B tutanağındaki şerhe ilişkin olduğunu belirtmiştir. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazın miras yolu ile müvekkilinin babasından müvekkiline intikal ettiğini ve zilyetliği altında bulunduğunu öne sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini istemiş; talep açıklanmasına ilişkin dilekçede ise talebinin 2/B tutanağının iptali ile müvekkilinin kullanımında olduğu şerhi verilmesine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...davacı ve müdahil davacının dava konusu taşınmazın fiili kullanıcısı olduklarını somut bir şekilde ispatlayamadıkları..." gerekçesi ile davacı ve müdahil davacının davalarının reddi ile 187 ada 29 parsel hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere parselin tespit gibi tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup, henüz kullanım kadastrosu çalışmalarına başlanmayan 2/B parselleri hakkında fiili kullanım durumuna göre tapu kaydına kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açılmasının mümkün olmadığı, öte yandan 2/B çalışma tutanaklarında yer alan kullanıcı isimlerinin düzeltilmesi istemine yönelik açılan davalarda da bu şerhin hukuken bir sonucu olmadığından hukuki yararın bulunmadığı, somut olayda, dosyaya kazandırılan belgelerden dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kullanım kadastrosu yapılmadığı belirlendiğine göre, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0127346613948352 73b32121128e77c3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı