Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/3415 E., 2025/5452 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3415 E., 2025/5452 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3415
Karar No
2025/5452
Karar Tarihi
09.09.2025

8. Hukuk Dairesi 2025/3415 E. , 2025/5452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/727 E., 2025/318 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/173 E., 2023/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ile müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı ve 46.536,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müvekkilleri olan davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve diğerleri müdahale dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün ayrı ayrı adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; taşınmazın mera vasfında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...10.09.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın toprak tevzi haritalarında mera olarak sınırlandırıldığı; her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından taşınmazın davacı ve müdahiller tarafından tarım arazi olarak kullanıldığı ifade edilse de, jeodezi bilirkişi raporuna göre 1955 yılına ait hava fotoğrafında tarımsal faaliyet ve imar-ihyanın bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar, davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; a. Jeodezi bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, bu rapora dayalı karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, b. Dava konusu taşınmazın mera olmadığını, toprak tevzi çalışmaları ve sonrasında tarım arazisi olarak kullanıldığını, kadim mera ile ilgisinin bulunmadığını ve toprak tevzi çalışmalarının hükme esas alınamayacağını, c. Eksik inceleme ile yanlış karar verildiğini, taşınmazın davacılar tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığının sabit olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının davacı ve müdahiller lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fb6c716d9e89d557 e28d21805bb928e9 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/3415 E. , 2025/5452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/727 E., 2025/318 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/173 E., 2023/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ile müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı ve 46.536,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müvekkilleri olan davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve diğerleri müdahale dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün ayrı ayrı adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; taşınmazın mera vasfında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...10.09.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın toprak tevzi haritalarında mera olarak sınırlandırıldığı; her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından taşınmazın davacı ve müdahiller tarafından tarım arazi olarak kullanıldığı ifade edilse de, jeodezi bilirkişi raporuna göre 1955 yılına ait hava fotoğrafında tarımsal faaliyet ve imar-ihyanın bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar, davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; a. Jeodezi bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, bu rapora dayalı karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, b. Dava konusu taşınmazın mera olmadığını, toprak tevzi çalışmaları ve sonrasında tarım arazisi olarak kullanıldığını, kadim mera ile ilgisinin bulunmadığını ve toprak tevzi çalışmalarının hükme esas alınamayacağını, c. Eksik inceleme ile yanlış karar verildiğini, taşınmazın davacılar tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığının sabit olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının davacı ve müdahiller lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve müdahil ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fb6c716d9e89d557 e28d21805bb928e9 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı