Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1840 E., 2025/5451 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1840 E., 2025/5451 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1840
Karar No
2025/5451
Karar Tarihi
09.09.2025

8. Hukuk Dairesi 2025/1840 E. , 2025/5451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/197 E., 2024/502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/152 E., 2021/101 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı ve 207.225,06 metrekare yüzölçümüne sahip taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müvekkili olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve diğerleri müdahale dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevabında; taşınmazın mera vasfında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... keşif, alınan ziraat ve jeodezi bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın mera vasfında bulunmadığı, imar ihyasının 1988 yılından önce yapıldığı, taşınmazın davacılar ve murisleri tarafından 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı, bu haliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesinde düzenlenen koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... 23.01.2021 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın 1963 tarihli toprak tevzi çalışmalarında mera olarak sınırlandırıldığı; ayrıca jeodezi bilirkişi raporuna göre de 1955 tarihli hava fotoğraflarında imar-ihyanın bulunmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarının hava fotoğrafları ile desteklenmediği, bu haliyle davacı ve müdahiller yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 46/1. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, iş bu karar, davacı ... ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; a. Toprak Tevzi Komisyonunun 76 no.lu parselindeki mera kaydının hukuki dayanağının bulunmadığını, idari nitelikte olup hükme esas alınamayacağını, b. 1955 tarihli hava fotoğraflarının koordinat bazlı yerellik taşımadığını ve mevsim koşullarına bağlı olarak imar-ihyayı saptamada yetersiz ve yoruma dayalı delil niteliğinde olduğunu, c. Zilyetliğin 1963 tarihli toprak tevzi çalışmalarına bağlanarak geçmişe dönük ispatının istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetliğin bu tarihle sınırlandırılamayacağını, d. Bölge Adliye Mahkemesinin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak davayı reddetmesinin isabetsiz olduğunu, eksikliklerin giderilmesi için yeniden yargılama, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar ve müdahiller lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 50d1409ed2cfcc00 594a8792f02dcd14 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/1840 E. , 2025/5451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/197 E., 2024/502 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/152 E., 2021/101 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı ve 207.225,06 metrekare yüzölçümüne sahip taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müvekkili olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve diğerleri müdahale dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevabında; taşınmazın mera vasfında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... keşif, alınan ziraat ve jeodezi bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın mera vasfında bulunmadığı, imar ihyasının 1988 yılından önce yapıldığı, taşınmazın davacılar ve murisleri tarafından 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı, bu haliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesinde düzenlenen koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... 23.01.2021 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın 1963 tarihli toprak tevzi çalışmalarında mera olarak sınırlandırıldığı; ayrıca jeodezi bilirkişi raporuna göre de 1955 tarihli hava fotoğraflarında imar-ihyanın bulunmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarının hava fotoğrafları ile desteklenmediği, bu haliyle davacı ve müdahiller yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 46/1. maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı ..." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, iş bu karar, davacı ... ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; a. Toprak Tevzi Komisyonunun 76 no.lu parselindeki mera kaydının hukuki dayanağının bulunmadığını, idari nitelikte olup hükme esas alınamayacağını, b. 1955 tarihli hava fotoğraflarının koordinat bazlı yerellik taşımadığını ve mevsim koşullarına bağlı olarak imar-ihyayı saptamada yetersiz ve yoruma dayalı delil niteliğinde olduğunu, c. Zilyetliğin 1963 tarihli toprak tevzi çalışmalarına bağlanarak geçmişe dönük ispatının istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetliğin bu tarihle sınırlandırılamayacağını, d. Bölge Adliye Mahkemesinin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak davayı reddetmesinin isabetsiz olduğunu, eksikliklerin giderilmesi için yeniden yargılama, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 maddesinde düzenlenen zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar ve müdahiller lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ... ve müşterekleri ile asli müdahil ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 50d1409ed2cfcc00 594a8792f02dcd14 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı