Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2759 E., 2025/5964 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2759 E., 2025/5964 K. (24.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2759
Karar No
2025/5964
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/2759 E. , 2025/5964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/9 E., 2024/14 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyünde bununan 1 24... parsel sayılı 9.907,36 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 1 24... parsel sayılı 9.972,34 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarihli ve ... nolu tahrir kaydı, 1 24... parsel sayılı 15.674,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1936 tarihli ve ... nolu tahrir kaydı kapsamında kaldığı ve genel mahkemede dava konusu oldukları belirtilerek, malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tarla vasfıyla tespit edilmiştir. Davacı ... Tic. Ltd. Şti. vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinde asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain, doğusu ... ve ..., batısı yol, güneyi ..., kuzeyi ..., ..., ... ile çevrili tahminen 21.000 m²lik alanın köy ihtiyar heyetince düzenlenen 25.01.1995 tarihli gayrimenkul köy satış senedi ile maliki ...'dan harici olarak satın alındığını, taşınmazın ...'a atalarından kaldığını ve en az 50-60 yıl zilyetlikte bulunduğunu, satış ile taşınmazın davacıya geçtiğini belirterek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... Tic. Ltd. Şti. vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinde birleşen 2005/152 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain, doğusu ... ve ..., batısı yol ve ..., güneyi yol, kuzeyi ... ile çevrili tahminen 10.000 m²lik alanın köy ihtiyar heyetince düzenlenen 25.01.1995 tarihli gayrimenkul köy satış senedi ile maliki ...'den harici olarak satın alındığını, taşınmazın ...'e atalarından kaldığını ve en az 50-60 yıl zilyetlikte bulunduğunu, satış ile taşınmazın davacıya geçtiğini belirterek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... Tic. Ltd. Şti. vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinde birleşen 2005/153 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain, doğusu ..., batısı ..., güneyi yol, kuzeyi ... ile çevrili tahminen 10.000 m²lik alanın köy ihtiyar heyetince düzenlenen 25.01.1995 tarihli gayrimenkul köy satış senedi ile maliki ...'den harici olarak satın alındığını, taşınmazın ...'ye atalarından kaldığını ve en az 50-60 yıl zilyetlikte bulunduğunu, satış ile taşınmazın davacıya geçtiğini belirterek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevabında; Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının Orman Bakanlığından ayrı bir kişilik olduğunu, Orman Bakanlığı aleyhine dava açılması gerektiğini, taşınmazın orman olması durumunda zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davaya konu parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 14.04.2009 tarihli ve 2005/151 Esas, 2009/9 Karar sayılı kararla verilen, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine; dava konusu 1 24... , 10... parsellerin bilirkişiler orman mühendisi ..., ziraat bilirkişisi ... ve harita mühendisi ... ...'ın sundukları 04.12.2008 havale tarihli rapor ve krokiye göre 11 nolu parselin 14.920 m² olarak tarla vasfı ile, 10 nolu parselin 7.697 m² olarak tarla vasfı ile, 9 nolu parselin 8.501 m² olarak tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; bilirkişi raporunda ve krokide 11 parsel içinde (G) harfi ile gösterilen 754,37 m² yer ile 10 parsel içinde gösterilen 1.128,56 m²lik (E) harfli alan ile 1.147,85 m² gösterilen (F) harfli alanının ve 9 parsel içinde 1.407,15 m² gösterilen (D) harfli alanının köyün son parsel numaraları verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine dair ilk karar, davalı ... İdaresi ve davalı ... vekilinin temyiz üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2010 tarihli ve 2010/6950 Esas, 2010/7578 Karar sayılı ilamıyla; "... 1) Hazine ve Orman Yönetiminin 9 ve 10 parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, meşelik niteliğinde olan 9 parselin (D) harfli bölümü, 10 parselin (E) ve (F) harfli bölümleri ayrılmak suretiyle hüküm kurulmuşsa da davacı adına tescile karar verilen (A) ve (B) harfli bölümleri yönünden delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; çekişmeli 9 ve 10 parselle birlikte, dava dışı 6, 7, 8 ve 12 parsellere revizyon gören ... numaralı vergi kaydı 27000 m² yüzölçümlü olup, sınırları; D: ..., B: Orman, K: Saliha, G:Yol okumakta, batı yönde 6 ve 7 parsellerin sınırında 673 parsel numaralı 2/B parseli ile onun da batısında geniş orman parseli bulunmaktadır. Kaydın revizyonu olan 6 parsel 10650 m² yüzölçümüyle ...; 7 parsel 10572 m² yüzölçümüyle..., 8 parsel 6982 m² yüzölçümüyle ...,12 parsel ise 11911 m² yüzölçümüyle ... adına tespit edilmiş ve tespitlerin itirazsız kesinleşmesiyle tapuya da tescil edilmişlerdir. Sınırları itibarıyla değişir ve genişlemeye elverişli nitelikteki ... numaralı vergi kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve miktarından çok daha fazla yüzölçümlü taşınmazlara revizyon görerek kesinleştiği dikkate alındığında, kayıt miktar fazlasının ormandan açıldığının, süresi ve şekli ne olursa olsun zilyetlik yolu ile kazanılamayacağının kabulü gerekir. Bu nedenle; 9 parselin (A) harfli bölümü (9907 m²) ve 10 parselin (B) harfli bölümü (9972 m²) hakkındaki davanın da reddi ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, kısmen kabul kısmen ret yönünde karar verilmesi doğru değildir. 2) Çekişmeli 11 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın (G) harfli bölümünün meşelik olduğu belirlenerek Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 11 parselde temyize konu olan (C) harfli bölümü (15675 m²) hakkında yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. .... O halde; dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tutanağın düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile (üç) yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, ... koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir rapor alınmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından ve tutanak bilirkişilerinden sorulmalı ve sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, somut olayın özelliği gözönünde bulundurularak ayrıca; taşınmazı değişik yönlerden gösteren renkli fotoğrafları çekilerek dosyaya konulmalı, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde yazılı 40... dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma kanunu ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulduktan sonra, Yargıtay ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.02.2012 tarihli ve 2011/15676 Esas, 2012/1773 Karar sayılı ilamıyla; "... Dosyanın incelenmesinden; dava çekişmeli taşınmazlardan 1 24... ve 10 parsel sayılı taşınmazların ... nolu vergi kaydına dayanılarak, 1 24... parsel sayılı taşınmazın ise ... nolu vergi kaydına dayanılarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazların yörede yapılan ve kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Ancak 1 24... ve 10 parsellere uygulanan ... nolu vergi kaydının batı sınırının orman okuduğu, 20700 m² yüzölçümünde bulunduğu ve bu kaydın dava dışı 1 24... , 7 ve 12 nolu parsellere de revizyon gördüğü ve vergi kayıt miktarının çok üzerinde yerin gerçek kişiler adına tespit görerek kesinleştiği de anlaşılmaktadır. 1 24... parsele revizyon gören ... nolu vergi kaydı ise 9000 m² yüzölçümünde olup, bu parsel dışında başka bir parsele revizyon görmemiştir. Vergi kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil eder. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri gösterir 19 80... 'lı yıllara ait hava fotağrafları ve memleket haritaları ilgili yerlerden getirtilip, .... bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; .... öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; çekişmeli taşınmazların fiili durumun tam olarak belirleyen Mahkeme gözlemi keşif zaptına geçirilmeli, kesinleşmiş orman tahdit haritası ve yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, orman tahdit haritası ile irtibatlı olarak her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda taşınmazların öncesinin orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde; çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanarak vergi kayıtlarının kapsamı belirlenmeli, vergi kayıtlarının miktar fazlası yönünden zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı, zilyetlik yolu ile kazanma koşulları araştırılmalıdır. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, çekişmeli yerlerin öncesinin ne olduğu, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların ve yerel bilirkişinin imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli yerin zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, hüküm Hazine ve Orman Yönetimince temyiz edildiğinden usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır." denilerek, hüküm değişik gerekçeyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 10.01.2018 tarihli ve 2013/192 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararla verilen, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddine; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 24... , 10... parsellerin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi Mahmut Tanyıldız'ın sunduğu 29.11.2017 havale tarihli rapor ve krokiye göre 11 nolu parselin (C) harfli kısmının 14.920,01 m² olarak tarla vasfı ile, 10 nolu parselin (B) harfli kısmının 7.965,93 m² olarak tarla vasfı ile, 9 nolu parselin (A) harfli kısmının 8.501,21 m² olarak tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; bilirkişi raporunda ve krokide 11 parsel içinde (G) harfi ile gösterilen 754,37 m²lik yer ile 10 parsel içinde gösterilen 1.128,56 m²lik (E) harfli alan ile 1.147,85 m²lik gösterilen (F) harfli alanının ve 9 parsel içinde 1.407,15 m²lik gösterilen (D) harfli alanının köyün son parsel numaraları verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilip kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair ikinci karar, davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 16.01.2023 tarihli ve 2021/11861 Esas, 2023/119 Karar sayılı ilamıyla; "... 1) Davalılardan Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin, dava konusu taşınmazların orman olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına oluşmadığı itirazları yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporları ve taşınmaz başında dinlenen bilirkişi tanık beyanlarının değerlendirilmesi neticesinde yerinde olmayan temyiz itirazların reddine karar verilmiştir. 2) Davalı ... ve Orman İdaresi vekillerinin taşınmazların miktarına yönelik itirazlarının incelenmesinden; 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olduğuna göre; dava konusu 11 parsel içinde (G) harfi ile gösterilen 754.37 m²lik, 10 parsel içinde gösterilen 1.128.56 m²lik (E) harfli alanı ile 1.147.85 m² gösterilen (F) harfli alanının ve 9 parsel içinde 1.407.15 m²lik gösterilen (D) harfli alanının tapuya tescil edilip edilmediği hususu kesin olarak belirlenmeden bu kısımlar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların miktarı bakımından tespit tutanakları ile çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Buna göre; İlk Derece Mahkemesince bu kısımlar hakkında oluşturulan tapu kaydı bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve ancak ondan sonra kalan kısımlar için taşınmazların tespit tutanakları ile aralarında çelişki oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması için hükmün bozulması gerekmiştir. 3) Davalılardan Hazine, Orman İdaresi ve ... vekillerinin yargılama giderine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise aktarılan dava 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca kazandırıcı zilyetlik sebebine dayalı açılan tescil davası olduğuna göre, yargılama giderinin davacı üzerine bırakılması yerine yasal hasım durumunda olan davalılar Hazine ve Orman İdaresi ile dava ile ilgisi bulunmayan ve süresinde verdiği cevap dilekçesi ile davanın husumetten reddini savunan davalı ... üzerine bırakılması doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 24... , 10... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi Mahmut Tanyıldızı'nın 29.11.2017 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki kroki uyarınca 1 24... parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 14.920,01 m² yüzölçümlü alanın tarla vasfı ile, 1 24... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 7.695,93 m² yüzölçümlü alanın tarla vasfı ile, 1 24... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 8.500,21 m² yüzölçümlü alanın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; fen bilirkişi Mahmut Tanyıldızı'nın raporu ekindeki krokide gösterilen 1 24... parselde (G) harfi ile gösterilen 754,37 m² yüzölçümlü, 1 24... parselde (E) harfi ile gösterilen 1.128,56 m², (F) harfi ile gösterilen 1.147,85 m² yüzölçümlü, 1 24... parselde (D) harfi ile gösterilen 1.407,15 m² yüzölçümlü alanların aynı adada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edilmesine dair ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 14.04.2009 tarihli ve 2005/151 Esas, 2009/9 Karar sayılı ilamı davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden dava konusu taşınmazların bu kısımları yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; davanın davalılar Tarım Bakanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş olup kadastro hakiminin de doğru, infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurması gerekir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların tamamı hakkında infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, taşınmazların bir kısmı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına şekline hüküm oluşturulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan ".... dair (Kapatılan) ... Kadastro Mahkemesinin 14.04.2009 tarihli ve 2005/1 51... /9 Karar sayılı ilamı davacı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden dava konusu taşınmazların bu kısımları yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına" ifadesinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e01630b678b137ff 1e771801f34f0e95

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı